Özgür Özel: "Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. Sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız. Basanlar utanmaz, bastıranlar utanmaz. Ama ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diliyorum milletimden bu rezillikler olduğu için. Maalesef bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim"
Gezi eylemlerinde biber gazı kapsülünün başına isabet etmesi nedeniyle hayatını kaybeden Berkin Elvan’ı aramızdan ayrılışının 12. yılında rahmetle anıyorum.
Bu ülkede yitirdiğimiz tüm çocuklar için aynı gözyaşını döküyoruz.
Çocukların ölmediği, adaletin gecikmediği bir ülke borcumuzdur.
Geçmiş dönem Belediye Başkan Yardımcımız ve Meclis Üyemiz Fahrettin Kayhan'ın vefatının üzüntüsünü yaşıyoruz.
Kadıköy'e ve partimize büyük emekler vermiş Fahrettin Kayhan'a Allah'tan rahmet diliyorum, hepimizin başı sağ olsun.
Helal olsun Galatasaray 💛♥️
UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Liverpool karşısında muhteşem bir mücadele sonucunda galip gelen Galatasarayımızı yürekten kutluyorum.
Bu yolun sonu çeyrek final olsun. Yolunuz açık olsun!
Kadınların emeği, mücadelesi ve umudu dünyayı değiştirmeye devam ediyor. Eşit, özgür ve adil bir gelecek için tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.
Sevgili dostum Pedro,
ABD ve İsrail’in saldırganlığına karşı gösterdiğiniz onurlu duruşu kutluyoruz.
Bu tutumunuz, Türkiye ve İspanya’yı daha da yakınlaştırdı.
Trump yönetiminin tüm tehditlerine karşı yanınızdayız!
Un abrazo fraternal. @sanchezcastejon 🇪🇸 🇹🇷
"Yazıklar olsun bunlara susanlara ve teslim olanlara!"
CHP Lideri Özgür Özel: Gazze'de 76 bin Müslüman'ın kanı olanlar, Netanyahu gibi bir savaş suçlusuna savaş kahramanı diyen küstah Trump ve Netanyahu, İran'a demokrasi getiremezler.
Memleketim Tunceli’de; Düzgün Baba’dan Pir Kureyş Baba’ya, Pir Kureyş Baba’dan Ana Fatma’ya mihman olduk. Ziyaretlerimiz inancımızın yapıtaşını oluşturan, gönüllerimizi paklayan, ikrarımızı tazeleyen ve bizi Hakk ile bir eyleyen yolun özüdür.
Nazik misafirperverlikleri dolayısıyla Tunceli Milletvekilimiz ve Parti Meclisi Üyemiz, kıymetli ağabeyim Polat Şaroğlu’na; İl Başkanımız Berkay Gündoğan’a, Nazımiye Belediye Başkanımız Ali Emrah Tekin’e, İl Gençlik Kolları Başkanımız Akın Demir’e ve Nazımiye İlçe Başkanımız Düzgün Açıkgöz’e teşekkür ediyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy İlçe Başkan Yardımcısı hemşehrimiz Zuğa Enis Bul ve Mert Timur belediyemizi ziyaret etti. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyoruz.
Darda kalanın yoldaşı Hızır hepimize yoldaş olsun.
Birliğimiz bozulmasın, dirliğimiz daim kalsın.
Lokmalarımız, niyazlarımız Hak katında kabul olsun.
#HızırOrucu
“07.02.2025’te Özgür Özel’den hakaret mesajları aldım”
diyor.
Ama herkes biliyor ki, o tarihte AKP’ye geçme kararı çoktan alınmıştı.
Özgür Özel’i bahane ederek kendini aklamaya çalışmasın.
Bu koltuğa kimin desteğiyle oturduğunu unutmuş.
Mansur Yavaş onun için kefalet koydu.
Arkasında durdu.
O ise ilk fırsatta sırtını döndü.
Bugün “dava”, “Allah yolu”, “mukaddes değerler” edebiyatı yapanlar,
daha dün emanet aldığı iradeyi pazarlık konusu yaptı.
Siyasette fikir değiştirmek mümkündür.
Ama bunu mağdur edebiyatıyla yapmak nankörlüktür.
Bu bir istifa değil,
önceden planlanmış bir saf değiştirmedir.
Adı da nettir: İhanet.
Aziz Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim.
Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir.
Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.
Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum.
Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum.
Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır.
Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bugün Silivri'de Genel Başkan Yardımcımız Güldem Atabay, PM Üyelerimiz Mahir Yüksel, Kübra Gökdemir, Kadıköy ve Beyoğlu ilçe örgütlerimizle beraber takip ettiğimiz celse ara kararında Zeydan Karalar Başkanımız ve diğer 8 kişinin tahliyesine ilişkin karar verildi.
İktidar, “Sadece CHP’li belediye başkanlarını tutuklamıyoruz” diye oynadığı hukuk oyununu 4 ay sürdürebildi.
İktidar partisinin Yahşihan Belediyesi’nin Başkanı Ahmet Sungur, 23 Eylül’de tutuklandı. 2 ay içerisinde iddianamesi hazırlandı, yargılama başladı ve 4 ay sonra kendisiyle tutuklanan 5 kişiyle birlikte ilk duruşmada adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Bizim Belediye Başkanlarımızdan, halen iddianamesi bile olmadan cezaevinde tutuklu olanlar var.
Büyükçekmece Belediye Başkanımız Hasan Akgün 8 aydır tutuklu ve halen iddianamesi yok.
Hakan Bahçetepe, 3 Haziran 2025 tarihinde tutuklandı. Bugün itibarıyla tam 8 aydır cezaevinde ve hakkında halen hazırlanmış bir iddianame yok.
Şile Belediye Başkanımız Özgür Kabadayı 6,5 aydır tutuklu ve halen iddianamesi yok.
‘Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ davasından, Avcılar Belediye Başkanımız Utku Caner Çaykara, 8 aydır tutuklu, 700 yılla yargılanan suç örgütü lideri elini kolunu sallayarak geziyor.
6 aydır, ‘suç örgütü üyesi’ olmakla suçlanarak tutuklu bulunan Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney, halen tam olarak ne ile suçlandığı belli olmadan iddianame bekliyor.
Tutukluluğu 4,5 aya ulaşan Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu’nun halen iddianamesi yok.
Tutukluluğu 11’nci ayına varan Cumhurbaşkanı adayımız İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na yönelik iddianame 7,5 ay sonra yazılabildi.
Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat’ın tutukluluğu 1 yılı geçti, iddianamesini görebilmek için ise 10 ay bekledik.
Şişli Belediye başkanımız 11 aydır tutuklu olarak yargılandığı “Kent Uzlaşısı” davasının iddianamesinde yok.
Ciddi sağlık sorunları olan Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık, 11 aydır tutuklu.
Yine Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek büyük sağlık sorunları yaşamasına rağmen 7 aydır tutuklu.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, Adana’dan yüzlerce kilometre uzakta Silivri Zindanı’nda tutulmaya devam ediyor.
Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanımız Kadir Aydar’ın tutuklulukları 9 ayı buldu.
Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler 6 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi ve 1 gün sonra tekrar tutuklandı, toplamda 11 aydır tutuklu.
Aylardır, halkımızın iradesine kurulan kumpasa karşı, adliyelerde, duruşma salonlarında mücadele ediyoruz.
Bir azınlık iktidarının muhalefetsiz Türkiye hevesine karşı, cumhuriyet ve demokrasi mücadelesi veriyoruz.
Yapılacak ilk seçimde halkımız, iradesine yönelik bu kumpasa en net cevabı sandıkta verecek.
Bu zulüm düzenini mutlaka değiştireceğiz, adalet ve hürriyet kazanacak.
Biz kazanacağız.
Yargılayan savunmalar yapacağız.
Gerçekleri ortaya koyacağız.
Yarın büyük bir kumpas davasında üzerimize atılan tüm iftiraları ve yalanları tek tek çürüteceğiz.
Halkın iradesinin nasıl çalındığını, insanların hangi baskılar altında ifade vermeye zorlandığını, tüm bunlara rağmen somut tek bir delilin bulunamadığını tüm detaylarıyla anlatacağız.
Tüm bu yaşananların tamamen siyasi olduğunu biliyoruz, hakikate gözünü ve gönlünü açanlar biliyor, er ya da geç tüm Türkiye öğrenecek.
Hakk'a güveniyorum, halka güveniyorum, hakikate güveniyorum.
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı
Sivasspor–Amedspor maçı oynanıyor ama atmosfer futbol değil, sanki meydan muharebesi. Rakip takım değil de düşman gelmiş gibi. Oysa bu sadece bir maç… Top yuvarlak, tribünlerin ruhu biraz fazla köşeli.
Aydınlık bir Türkiye için kalemini korkusuzca kullanan Uğur Mumcu’yu, barış ve adalet için görevi başında asla geri adım atmayan Gaffar Okkan’ı, siyasi tarihimizde duruşuyla hem örnek olmuş hem de derin izler bırakmış İsmail Cem’i vefatlarının yıl dönümünde minnet ve saygıyla anıyorum.