Var olabilmek adına kendimizi bayağılaştırmak,vasata öykünmek zorunda değiliz.Hayat dediğimiz,her şeye rağmen kendi ölçümüzü,kendi zarafetimizi ve kendi hakikatimizi koruyabilmekse kalabalığın içinde kaybolmadan,çağın gürültüsüne teslim olmadan kendimize yabancılaşmadan yaşamalı
@vampirkediko zihniniz gerçekten bilgiyle değil önyargı,dedikodu ve başkalarının hayatlarına dair hükümlerle dolu çöp kutusuna dönüşmüş.Üstelik bunu çoğu zaman fikir zannediyorsunuz.Fikir başka,cehaleti sergilemek başka.İnsan biraz da bilmedği yerde susmayı,anlamadığını yargılamamayı öğrenmeli
@vampirkediko size ne?İnsanların nasıl giyindiğinden nasıl konuştuğuna,ne söylediğinden nasıl yaşadığına kadar her şey hakkında bir hüküm verme ihtiyacı neden?Her davranışı eleştirmek,her tercihi yargılamak nasıl bir zihinsel uğraş haline geldi?
@bosunatiklama Toplamak sözcüğünün bürokratik bir fiil olarak seçilmesi,ortaya çıkan sonucu masumlaştırmıyor.Sadece ölümün bürokratik dildeki karşılığını görünmez kılar.Bir canlıyı yaşam alanından sistematik biçimde çekip nereye götürdüğünüz nasıl yaşattığınız sonrasında ne yaptınız anlatın
@olricsea@korkunctavsanr1 Frontal lobu gelişmiş,metabiliş ve bilişsel esneklik seviyesi yüksek insanlar zaten manipülasyonu değil,stratejiyi tercih ederdir ya
Gazâli’nin de muhabbet bahsinde altını çizdiği “zatından dolayı sevmek” ile menfaat/ihtiyaç gölgesinde sevmek arasındaki ince çizgi tam olarak bu..Bir şeyi yalnızca kendi varlığı için sevebilmek,insanın benliğinden (egosundan) sıyrılabildiği en yüksek olgunluk mertebesi..
"Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil." Irvin D. Yalom,keskin zekasıyla ne güzel ayrımlamıştı.Bazen insan yolda olmayı sever, varacağı yeri değil. Bazen âşıklık hâlini sever, âşık olduğu kişiyi değil. Övülme hâlini sever; ona en güzel şekilde iltifat eden kişiyi değil.
Yani "o kişi"yi değil, bir varlığı değil; ona halihazırda o hâli yaşatan yardımcı özneyi hatta özne bile olamayan ihtiyaç nesnesini sever.Bir şeyi zatından dolayı sevmek... "O" olduğu için sevmek.Sevmenin en asil,ikâmesiz, hakiki,estetik ve taltif olan hâli bu o yüzden.
Birçok şeyin gösterildiği için ve göründüğü kadarıyla var olduğu sergilendiği için ve seyredildiği kadarıyla değer kazandığı bir toplum çıktı ortaya.Hepimiz epeydir vitrinde yaşıyoruz.
@emrevalez Kabul etmek.İnsan kaybettiği şeyleri kazanmaya çalışırken çok yorulur..Küllerinden doğan insanlar bir sabah mucizevi şekilde değişmiyorlar sadece bir gün,bu yaşandı ve artık bunu değiştiremem o halde şimdinin içinde ne yapmalıyım derler.Ufak adımlarla yeni bir kendilik inşa etmek