Ekrem İmamoğlu:
"Aziz milletim, bu bir işkence duyurusudur.
Benimle birlikte çalışmaktan ve İstanbul'a hizmet etmekten başka suçları olmayan, haklarında en ufak bir delil olmayan tutsaklara sistematik olarak işkence ve kötü muamele yapılıyor.
Özellikle kadınlara bu zulüm yapılıyor. Ailelerinden uzak cezaevlerine yollanıyor, 1 metre karelik kafeslerde kelepçeli aç susuz 7-8 saatlik yollara götürülüyor, yerlerde yatırılıyor, pislik içinde hücrelerde tutuluyorlar.
Bu işkencelerin neden yapıldığını çok iyi biliyoruz. Bu kumpası planlayanların elinde hiçbir delil yok, herkesi baskıyla, şantajla, tehditle, işkenceyle "iftiracı" yapmak istiyorlar. Kendi düştükleri çukurdan bu şekilde çıkabileceklerini düşünüyorlar.
Bu zulmü tüm milletimiz bilsin, duysun, paylaşsın. Bu kadınların, bu annelerin, bu çocukların ahı bu kötülüğü yapanların, ortak olanların, sesini çıkarmayan herkesin boynuna."
Hani hep derler ya; “Dürüstlük karın mı doyuruyor?” ; “Akarken kovanı dolduracaksın” ;”Devlet malı deniz”…
Bakın,bu bir devlet başkanı,onlarca yıllık kanaat önderi ya da tarikat ve cemaat liderinin cenazesi değil…
Bu 13 ay önce sadece kendi partililerinin tanıdığı ve gönül verdiği bir belediye başkanının; 13 ayda; dürüstlüğüyle,dik duruşuyla,ödün vermez kişiliğiyle,üç çocuğuyla ve kendisini ölesiye seven eşiyle birlikte iyi bir aile babası profiliyle uğurlanan bir siyasetçinin geride bıraktığı yıldız tozu kadar parlak bir iz…
Yolsuzluğa ve pisliğe boğazına kadar batmış,belediye başkanı olduğu kenti parsel parsel satanların; ya da; 3 bin konut,arsa ve tarla sahibi olanların geriye böyle bir miras bırakma şansı var mı Allahınızı severseniz…
Onuruyla,sevenleriyle,hemşerileriyle dimdik bir adam gidiyor ve bir kent gözyaşlarıyla arkasından yürüyor…
Güle güle Ferdi Zeyrek…Sen giderken bile bu ülkede yaşayan namuslu ve dürüst insanlara hem örnek oldun hem moral verdin…Yıldızlar yoldaşın olsun,ışığın hiç eksilmesin…
Grand Kartal Otel yangınında eşi Kübra ile kızı Alya'yı kaybeden Hilmi Altın isimli vatandaş yaşadığı faciayı anlattı:
"Bu bir talihsizlik değildi. Göz göre göre bir katliam yapıldı."
Bazılarının gözünde sevenlerimiz, sevdiklerimiz, acılarımız, mutluluklarımız yokmuş gibi. Düne ait anılarımız, yarın için kurduğumuz hayaller yokmuş gibi. Tanımımız insan, taşıdığımız can değilmiş gibi… Hiç yaşamamışız gibi… Birey birey toplum değiliz de, birer birer sayıymışız gibi. 6 değil, 66 kişi, 301 kişi bile az gelir… 50 binimiz de ölsek, üç beş kişinin itibarı canımızdan değerliymiş gibi. Yaşıyorsak oy, ölüyorsak şık takım elbiselere bulaşan leke gibiyiz. Ölmesek her şey yolunda aslında… Öldüğümüz için yetkililerden özür dileriz.
evet arkadaşlar elden ele paylaşalım yeterli favi alırsak tekrar içeri aldiririz. sonra da yenidoğan çetesini içeri aldiracagiz hadi bakalım bugün mesaimiz yoğun herkes telefon basina
@sakirartis1@ahmetesmer2121 Podoloji ile ilgili bir çalışma var mı ? Avrupa’da aşırı rağbet gören bir bölümken, ülkemizde daha yeni yeni duyulması ve atama sayısının çok az olmasını doğru bulmuyorum. Podologlar atama bekliyor.
@ahmetesmer2121 Podoloji ile ilgili bir çalışma var mı ? Avrupa’da aşırı rağbet gören bir bölümken, ülkemizde daha yeni yeni duyulması ve atama sayısının çok az olmasını doğru bulmuyorum. Podologlar atama bekliyor. @saglikbakanligi@drmemisoglu