Ne benim, ne bu kızın, ne de @hululisko'nun meselesi Hatice Acar değil. Meselemiz, parlak imajın, liyâkat ve ehliyetin önüne geçtiği bir düzende, aynı yöntemle ortaya çıkacak nicelerinin önünü kesmek. Safdil insanların gözünü açıp kimsenin artık buna cesaret edememesini sağlamak!
katolik dünyanın sistematik pedofili sorununa parmak basan 3 netflix belgeselini izlemenizi öneriyorum:
- vicdan muhasebesi (ispanya)
- the keepers (abd)
- revelation (avustralya)
batının hakikate ulaşmaya daha epeyi yolu var.
🚨 SON DAKİKA:
UEFA tarafından cezalandırılmasına rağmen, Celtic taraftarları bir kez daha tribünleri Filistin bayraklarıyla kapladı.
Celtic taraftarları dünyanın en kaliteli taraftar grubudur; bu konuda tartışma yoktur!
Kafkas Vakfı Yayınları’ndan Kafkasya Maceraları eserinden bir alıntı:
“Bize gelince; bu insanların sahip oldukları yüksek derecedeki özgüven ve özgürlük dolu gururları bizi kendilerine bağlamıştı.”
📖 Kafkasya Maceraları
✍️ Alexander Dumas
🖋️ Çeviri: Sedat Özden
📚 Kafkas Vakfı Yayınları
📌 Sayfa 37
Sipariş için:
📌 WhatsApp: 0507 611 5680
71 yaşında, gece 1 lere kadar çöplerden artık toplayıp engelli kızına (5000 TL engelli maaşı aldığını öğrendiğim) bakmaya çalışan Kezban Hanım bir süre önce bizimle iletişime geçmişti. SGK Samsun İl Müdürlüğümüz'ün de destekleriyle var olan prim borçlarını araştırıp netleştirdik, ne kadar ödenirse emekli olabileceğini değerlendirdik. Zorlu bir hayat mücadelesi içerisinde olan bu iki kadınımıza en azından düzenli bir emekli maaşı bağlanabilmesi adına bugün Samsun'a geldik. SGK Prim ve GSS borçlarını sorgulayarak ödedik. Artık Allah Ömür versin Kezban Hanım'ın ve kızının bir geliri olmuş oldu. Çay içmek üzere davet ettikleri evlerine de kısa bir süre uğrama imkanım oldu. Allah kapısını bize açanlardan razı olsun.
Bu süreçte bütün personeliyle bize destek veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız'a ve SGK Samsun İl Müdürlüğümüz'e teşekkürler ederim. Allah vatanımıza, milletimize ve devletimize zeval vermesin.
Samsun'dan sevgiler,
ÇELİK
“Günün haberi nedir?” diye sorarsanız, hiç şüphesiz Suriye’den gelen bu görüntü derim…
Esad rejiminden kaçarken kitaplarını bir duvarın arkasına gizleyen Suriyeli alim, yıllar sonra geri döndü, ve duvarı kendi elleriyle kırarak kütüphanesine yeniden kavuştu.
Zalimler yalnız insanları değil, kitapları ve hafızayı da sürgüne mahkum eder.
Ama vakti geldiğinde duvarlar yıkılır … o irfan, o bilgi, ait olduğu yere geri döner.
📍Suriye
"Allah, bana küffara karşı cihad emretti. Ben bu ibadeti yerine getirdim. Zafer veya mağlubiyet beni alakadar etmez. O, Allah'ın bileceği bir iştir." Şehid Ömer Muhtar
Pfizer Polonya ve Romanya'yı 2,2 milyar $ tazminat ödemeye mahkum ettirdi. Pandemi döneminde bu ülkelerin teslim almadığı, hatta üretimi bile yapılmayan aşılar için tazminat ödeyecekler.
Kapitalizm için sağlık dediğin büyük şirketlerin kârından ibaret bir sektör.
Pierre Loti Fransız ordusunda yüzbaşı rütbesindeyken İstanbul'a gelip Haliç'teki Osmanlı donanması hakkında bilgi toplayan bir ajandı. Bugün ismiyle anılan tepedeki bir konakta yaşamasının sebebi de Haliç'i her an gözleyebilmekti. Kraliçe Pamore, bir çiçek ismi olan "Loti" lakabını takarken de aslında başka bir duruma gönderme yapmıştı. (Evet o) Tek Parti döneminde Batı hayranlığı öyle bir hal almıştı ki, casusların artık Müslüman ya da Türk kılığına girmesine bile gerek kalmıyordu. Eski adı İdrisi Bitlisi olan tepenin adı CHP tarafından Pierre Loti olarak değiştirildi. Bu aslında savaşı kazanmamıza rağmen Osmanlı ve Türk İslam kültürünün düşmana şartsız teslim edilmesinin üzücü bir örneğidir. Bugün artık bu esaretin bittiğine inanıyorsak tepenin adının yeniden İdrisi Bitlisi Tepesi olmasının da vakti gelmiş demektir. Şahsen ben o vaktin çoktan geldiğine inanıyorum.
Bir parti yeni.mi değil mi anlamak için liderliğine, öncü kadrolarına ve parti.görüşlerine-ideolojisine bakmak lazım. Bu yapıldığında YP yeni görünmüyor. YP yolsuzlukların üstünü örtmek ve yolsuzluk yapanları korumak amacıyla kurulmuş bir yeni CHP görüntüsü veriyor.
Bosna Hersek'te alış veriş konusunda uzak durmanız gereken bir yer daha: Crvena jabuka.
Neden mi?
Sahibi Sırp evet, ama bu çok da alışılmamış bir durum değil Bosna Hersek gibi bir ülkede. Fakat, bu marka için çok önceden aslında sahibinin Dodik olduğu iddiaları vardı.
Aynı zamanda, geçen dünya kupasında Bosna Hersek'te çok farklı bir heyecan ve atmosfer vardı. Takip edenler onu da paylaşımlarımdan biliyorlar. O dönemde tüm ülke milli takım formasıyla dolaşıyordu. Bu işletmede çalışan iki Boşnak da milli takım formasıyla işe geldiklerinde uyarıyla karşılaştılar. Medyanın o zaman yazdığı bilgilere göre ya formaları çıkartacaklardı ya da iş çıkışları verilecekti.
Bu işletme oldukça büyük, Saraybosna'da da varlar. Ha, nasıl olur derseniz, o da bizim eksikliğimiz. Çokça boykot çağrısı yapıldı aslında ama, insan aklı maalesef iki günde unutuyor.
Biz yine de yazalım.
Bosna Hersek'te nerde yenmemeli? Bu ismi aklınızda tutun.
Manja fırınlarını görürseniz kaçın. Kendileri bir Sırp fırması. Sahibi Srebrenitsa soykırımıyla da dalga geçmiş biri.
2024 yılında araştırmalarım sonucunda ürünlerinde domuz yağı kullandıklarını bulup, haberini yaptım. Dava açtılar, haberi çekmem yönünde baskı gördüm vs. Bir kaç ay sonra da devletin resmi makamları denetim yapıp, aynısını ortaya çıkardılar, ''kuzu'' diye satılan etli börekte domuz etini buldular.
Şükür, o günden sonra Saraybosna'daki fırınlarından çoğununu kapatmak zorunda kaldılar. Daha çok Sırp bölgede varlar ama turistler oralardan da geçiyorlar.
O yüzden bu isme dikkat edin.
Bu arada en sevdiğim haberlerimden biri oldu.
Türkiye, PISA 2025’te üç farklı alanda OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu.
Eğitime verdiğimiz önemin bir sonucu olan bu başarıda emeği geçen tüm öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, velilerimizi ve eğitim camiamızın tamamını tebrik ediyorum.
Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın daha nitelikli, daha öz güvenli, daha donanımlı yetişmeleri için çalışmaya devam edeceğiz.