Bakalım ilk kim çıkıp;
“Kurtuluş Savaşını yaptığımız için Yunanistan’dan
Çanakkale Savaşı için İngilizler’den”
Özür dilemeliyiz diyecek?
Aslında biz yanlış yaptık Sevr’den sonra “pahalı” bu savaşları hiç yapmamalıydık diyecek?
Geldikleri gibi gitmeselerdi de yok olsaydık diyecek?
Git işine cahil çocuk…
Önce biraz öğren sonra Kemalistlere iftira at…
Koçkırı ayaklanmasını Kürtçü Teali Cemiyeti üyeleri çıkardı.
Ankara ordusu düşmanla savaşırken Alişan bey ve adamları arkadan vurmaya kalktı.
Padişahın ve İngilizlerin adamıydı.
Bu derebeyinin asla Alevilik derdi olmadı.
Dersim operasyonları da Alevilere karşı değil oradaki isyancı derebeylerine karşı yapıldı.
Seyit Rıza’nın asla Alevilik talebi olmadı, o Dersim’deki derebeyliğini sürdürmek için Kürtçülere piyon oldu.
İki operasyon da Alevilere karşı değil halkın başına bela olan gerici feodallara karşı yapıldı.
Kemalistler Alevi düşmanı değil Alevi dostu idiler.
Alevilere 400 sene kan ağlatan gerici Osmanlı düzenini Kemalistler yıktı, bu yüzden senin gibi gericiler onlara düşmandır ve böyle bayağı iftaralar atarlar.
Bana İslam düşmanı diye saldıran yobaz takımı; iyi bilin:
-Benim İslam'la bir derdim yok ama İslam görüntülü yobazlarla elbette sorunum var.
-Ayrıca Sünnilik (elbette Şiilik ve Alevilik de...) İslam demek değildir; bunlar İslam'ın yorumlanış biçimleridir.
-İslam varken Sünnilik yoktu. Sünniliğin siyasi ve ekonomik temellerini Emevi Padişahı Muaviye attı ve sonraki 200 sene içinde Sünnilik oluştu.
-Tarihe bakın: Sünni mezhebe bağlı olanlar kendilerini Müslüman; diğer İslam mezheplerini sapıklık olarak görürler. Ama öbür mezhepler de Sünniliğe böyle bakarlar.
-Normal olan; bu yolları doğal saymak, bir arada yaşamaya çalışmaktır.
-Ama zamanımızda büyük çoğunluğu oluşturan Sünni Müslümanların bir bölümü, çoğunluk olmayı haklı olmak sanarak diğer mezhep yanlılarını kötülemektedirler.
-İşte bu üstenci kesimden çıkan dinci teröristler İslam dünyasını kana bulamaktadırlar.
-Afrika'dan Afganistan ve Pakistan'a kadar her yerde bu radikal İslamcılar Müslüman kanı dökmektedirler.
-Suriye'de yaşanmış olan da budur...
-2011 yılına kadar hiçbir sorun yokken; Türkiye ile Suriye neredeyse ortak devlet (konfederasyon) kurmayı konuşuyorken, Erdooğan, Beşşar Esad'a "Kardeşim" diyorken ne oldu da aniden katil Esed oldu?
-ABD ve İsrail böyle istedi...
Mezhepçi teröristler Suriye'ye doldurulup vahşi saldırılar başlatıldı. Bu gözü dönmüş katiller 2 Türk askerini de yakalayıp zincire vurdular ve diri diri yaktılar.
-İsrail'e tek kurşun atmayan ama kendi askerinin boğazını kesen bu teröristler şimdi masum ve mazlum gösteriliyor; Suriye'deki Alevilere karşı işledikleri cinayet neredeyse alkışlanıyor.
Buna itiraz ettiğimiz zaman da İslam düşmanı oluyoruz.
-Yobazlar! Biliniz ki sizin yolunuz Hz. Muhammet'in değil Peygamber'in düşmanı Emevi ailesinin yoludur.
-İnsanlığın geleceğinde sizin yeriniz yoktur.
-Bir İslam dünyasına bakın bir de diğer dünyaya... Bu kafa ile Müslümanlara ne kadar zarar verdiğinizi belki anlarsınız...
Tren kazası olur;ölürüz.
Otel yanar;ölürüz.
Gemi batar;ölürüz.
Maden çöker;ölürüz.
Deprem olur;ölürüz.
Hep fazla fazla ölürüz.
Hep haksız haksız ölürüz.
Ne sorumlu vardır ne de üstlenen.
Olan olur ve acı yaşayanlara kalır.
Sonra dalga geçerler.
Nasılsa helva evlerinde pişmiyor.
Melih Gökçek ifadeye çağrıldı. İdris Naim Şahin de ifadeye davet edilmişti. Peki halk, muhalif siyasetçiler şafak operasyonuyla gözaltına alınırken onlar neden ifadeye davet ediliyor diye sormaz mı?
-Biz Kurtuluş Savaşı’nda sadece İngiltere destekli Yunan ordusunu yenmedik;
Asıl onlara secde eden padişahçı satılık yobazları da yendik.
-Bu yüzden onların AKP’ye sızan torunları şimdi “İstiklal Harbi olmadı!” diye karşı propaganda yapıyorlar.
-Ne demişti İsmet Paşa:
“Biz İstiklal Harbi’nde bu gericilerden çektiğimizi düşmandan çekmedik.”
-Peki 30 Ağustos Rumsındığı Savaşı’nı kazandığız zaman Hintli lider Gandi ne demişti:
“İngilizler, Türklere bir tabut hazırladılar ama Türkler o tabutu İngilizlerin başına geçirdiler…”
-İşte 30 Ağustos’ta yendiğimiz İngiliz, Rum, gerici padişahçı ittifakının torunları, şimdi kendilerini yenen Başkumandan Gazi Mustafa Paşa’nın anılarıyla, eserleri ile savaşıyor.
-Bu yeni Kurtuluş Savaşı topla tüfekle olmasa bile siyaset, ideoloji, tarih, kültür, eğitim, ticaret vb… alanlarda şiddetle sürüyor.
-Yerimiz elbette Gazi Paşa’nın yanıdır.
-Düşmana secde edenlerin torunları düşünsün…
Yavuz ve İdris-i Bitlisi yolunda olanlarla biz beş yüz yıl önce yolları ayırdık. Biz o günden beri “Bu yayladan Şah’a gidiyoruz” Şah’tan, Pirsultan’dan Atatürk’ten yana yol yürüyoruz. Bana yasak koyup, linç ettireceğinize buna ses etseniz ya? Edemezsiniz. Hepiniz aynısınız…
Murat Ağırel Melih Gökçek - Osman Gökçek haberinden sonra büyük bir ödülü hak ediyor.
Murat kardeşimize YILIN ARAŞTIRMACI GAZETCİSİ ÖDÜLÜ verilsin diyorsan lütfen RT yaparak paylaşınız!
👉Murat Ağırel e YILIN ARAŞTIRMACI GAZETCİSİ ÖDÜLÜ VERİLSİN !
Yargı sistemimize göre İ. Melih Gökçek'in sabahın köründe evden alınması, gözaltı ve muayene sırasında videolarının çekilip yayınlanması, mallarına elkonulması, şirketlerine kayyım atanması gerekmiyor mu ?
Bugüne kadar herkese bunlar yapıldığı için sordum.
Deniz Zeyrek, Akın Gürlek'in Alihan Kuriş'in genç yaşta Porsche kullanmasına ilişkin açıklamasına:
"Ne güzel, incelesinler. Ben buna itiraz etmiyorum.
Mesela Cübbeli Ahmet'in kızının kullandığı o 20 küsur milyonluk çakarlı arabayı da incelesinler. Onlar da nasıl almışlar, bir baksınlar.
Maybach'a binenleri de incelesinler.
Yapılan şeye yanlıştır demiyorum. Eksiktir diyorum. Menzil'le, İsmailağa'yla, İskenderpaşa'yla, Furkancılar ya da Süleymancıların farkı nedir? Bize onu anlatsınlar."
Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in Almanya’daki şirketini ve mal varlıklarını merak edenler için kamuya açık bilgi alma adreslerini ekliyorum.
İsteyen herkes bakabilir, sorgulayabilir:
1- https://t.co/d9HKS7dLAC
2- https://t.co/VL5UDmezt0
Ben gittim, gördüm, yerinde çektim.
Satın aldıkları ve yurt yaptıkları yeri, sözleşme yaptıkları alışveriş merkezini de ekliyorum.
Dünkü yayının linkini de ekliyorum.Ayrıntılı şekilde izleyip öğrenebilirsiniz.
https://t.co/xfpS3bso1G
Yavşağa yavşak, yavşak agalarına bit, bit yuvalarına it denir.
Kalemini kırsalar bile kelamını eğmeyen Murat Ağırel gibilere de yiğit denir.
Haydin dostlar!
O yiğit için bir alkış gönderelim de tüm yavşakların, bitlerin kulak pası silinsin hepsi gitsin köşelerine sinsin
👏👏👏
letişim Başkanı, “Türk sinemasında dindar tiplemeleri yıllarca sahtekâr tanıttılar” dedi.
Biz mi dedik Cübbeli Ahmet’e Jet Fadıl’ın reklamını yap diye?
Kemal Sunal mı dedi, Şener Şen mi dedi?
Almanya’daki camilerde İslami Holdinglerin hisse senetlerini satın diye, Konya’da helikopter fabrikası kuruyoruz diye?
İhlaszedeleri Türk sineması mı çıkarttı?
Devremülk üzerinden dolandırılan on binlerce dindar var bu ülkede. Siz bize ne anlatıyorsunuz?
Sırtında Türk Bayrağı, elinde Gençliğe Hitabe taşıyan Türk gencinin derdest edildiği, şehit aileleri ve gazilerin parklardan kovulup gözaltına alındığı, yıllar önceki sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle Atatürkçü vatanseverlerin zindana atıldığı, polisin milletvekili dövüp hastanelik ettiği güzel ülkemizde terörist taziyesinde(!) bakın ne diyor serbest bırakılmış terörist;
“Bu arkadaşların (teröristlerin) mücadeleleri ve direnişleri sayesinde DEVLET MECBUR KALARAK ÖNDERLİĞE (terörist başına) GİTTİ. Tek damla kanımıza kadar onların izinde kalarak DİRENECEĞİZ!”
Nasıl “BARIŞ”, nasıl “MİLLİ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ” ama?
Ne diyorsunuz “EVET” diyen muhterem milletvekilleri?
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Hakkını arayan gaziler polis müdahalesiyle karşılaşıyor; onlara destek olmak isteyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve danışmanı darbediliyor. Türkoğlu kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılıyor.
Bu görüntüler sıradanlaştırılamaz!
Gazisine reva görülen de milletvekiline uygulanan şiddet de kabul edilemez.
AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA;
ÖRGÜT SUÇLAMALARI ÇÖKTÜ: ŞİMDİ HESAP VERME VAKTİ.
Aylarca "örgüt" denildi,
şemalar çizildi, insan itibar ve özgürlükleri hedef alındı. Mahkemenin beraat kararıyla bu kurgu tamamen çökmüştür.
Ceza yargılamasının temel kuralı bellidir:
Delilden sanığa gidilir.
Önce hedef belirleyip ardından masa başında örgüt şeması çizmek hukuk devletiyle bağdaşmaz.
Kamu gücünü kullanan hiçbir savcı veya kamu görevlisi anayasal denetimden muaf değildir.
HSK, bu soruşturma sürecini ve iddianameyi bütün yönleriyle incelemeli; görevi kötüye kullananlar hakkında idari, disiplin ve hukuki süreçleri tereddütsüz işletmelidir.
Kimse savcılık sıfatını bir hukuki sorumsuzluk zırhı olarak göremez.
Bu dosya kapanmamıştır; masa başı kurgularla hayatları etkilenen tüm yurttaşlarımız için bu işin takipçisi olacağız.
Hesabı siyaseten değil,
hukuk önünde soracağız.