Aslında Hristiyanlık Anadolu’da örtülü bir şekilde yaşıyor. Birçok İncil ayetini deyim veya atasözü olarak kullanıyoruz. Halk arasında anlatılan menkıbelerin çoğu Hristiyan kökenli, Anadolu’nun her köşesindeki evliya türbeleri de aziz mezarları. Hristiyanlık Anadolu’dan silinmedi, sadece kapak değiştirdi.
Halkın bir kesimi organize linç kampanyaları düzenliyor, hedef gösteriyor, itibar suikastı yapıyor ve nihayet silahlı saldırılarda bulunuyorsa ne yapacağız?
Kazakistan Viyana'yı kuşatmadı, Singapurlular Roma'yı yıkmadı, Japonlar Haçlıları kılıçtan geçirmedi. Avrupalının bunlarla bir varoluşsal travması yok, o yüzden 'zararsız uzaktaki Asyalı' olarak görüyorlar. Ama senin deden onlara asırlarca kabus yaşattı. Yarın İsviçre ekonomisine
@Westeastweste Ahahahahaha after cucked and humiliated by their own allies.
Be honest with yourself mate... even if your own thoughts you are just bankers and corrupted bishops while we are the Ottomans, the real Roman Empire. We're even better in your own thing
Bu sahneye bayılıyorum.
Osmanlı'nın Batı'nın gözünde ne olduğunu çok iyi gösteriyor. Bizim tarihimizde küçük seferler olarak gördüğümüz şeyler Batı için o kadar dehşet ve hayret verici ve dahi "cool" ki bütün bir medeniyet havzasını dönüşüme sokuyor
Çağrı Beğ’le Tuğrul Beğ’in kurduğu devlet
İtalyalı melezlerden üstündür elbet;
Bizim eski uşakları alda yanına
Balkanlardan doğru yürü er meydanına;
Çelik zırhlı kartalları göklere saldır
Fakat zafer sizin için söz ve masaldır
Dirilerek başınıza geçse de Sezar
Yine olur Anadolu size bir mezar
@1UgurTurkyilmaz Yabancı olan ve kendilerini yenen, köleleştiren, küçük gören tek kavim Türkler onlar için. Bu Batı paradigması için anlamlandırması çok zor bir şey. O yüzden bugün hâlâ sadece Türklere ırkçılık yapmayı makul görüyorlar.
Türkiye çok ilginç bir istisna teşkil ediyor: Sermayenin dokunulmaz olduğu tüm dünyanın aksine, bizde sermayenin efendilerinden bile daha dokunulmaz bir etnisite var. Üstelik, ülkenin kurucu unsuru dahi değiller. Tüm siyaseti onların üzerine kuruyorlar ve dokunanı yakıyorlar.
Azor Ahai tek bir kişi olmak zorunda değil. Dany'nin Ölümsüzler Sarayı'ndaki görümünde Rheagar, Jon'a isim koyduktan ve "Buz ve ateşin şarkısı onun" dedikten sonra Dany'e bakıyor ve "Ejderhanın üç başı var." diyor. "Üçüncüsü de olmalı."
Dany'nin üç ejderhası olduğu ve üç sembolizmi tüm kitapta devam ettiği için ben Azor Ahai'nin üç ejder binicisini ifade ettiğini düşünüyorum: Dany, Jon ve biri daha.
Ben burada biraz radikal kaçarak Tyrion'ın aslında Aerys'in oğlu olduğu görüşüne daha yakınım.
-Targaryenlerde görülen yapısal bozukluklarla doğması
-Saç renginin sarıdan çok beyaza çalıyor olması
-Aerys'in Tyrion'ın annesine düşkünlüğünün defaatle belirtilmesi
-Tyrion'ın çocukluktan itibaren ejderhalara korkunç düşkünlüğü
-Tywin'in "Sen benim oğlum değilsin." demesi
Tüm bunlar benim şüphelerimi perçinliyor. Azor Ahai tek kişi olmak zorunda değil.
Bu haritada renkler hiç değişmiyor. Benzer renk değişimlerinin en bariz görüldüğü haritalardan biri de bize ait. Belki de sınırlar yanlış çizildi, hikâyeler de belki yanlış kurgulandı bunu Türkiye özelinde de söylüyorum. 1000 yıldan fazla bir süre boyunca farklı yollar izleyen iki coğrafi bölgenin tek bir millet hikayesinde birleşmesi sadece görünürde olan bir birleşme. Bu sadece İtalya için değil başka ülkeler ve Türkiye içinde geçerli..
Üsküp'de gördüğüm "bizdenlik" havasını Şırnak'ta hiç göremedim..