Sayın Cumhurbaşkanı çıkıyor, bir dizi tedbir sıralıyor…
“Siber devriyeyi artıracağız” diyor,
“Okul–kolluk iş birliğini güçlendireceğiz” diyor,
“Öğretmene kriz yönetimi eğitimi vereceğiz” diyor,
“Psikososyal destek mekanizmalarını kuracağız” diyor,
“Zararlı içeriklere karşı filtreleme yapacağız” diyor…
Millet dinliyor…
Zanneder ki muhalefet konuşuyor.
Ama değil.
Yirmi yılı aşkın süredir devletin bütün imkânlarını elinde tutan bir iktidar konuşuyor.
Şimdi buradan soruyoruz:
Devlet gücü elinizdeydi de neden yapmadınız?
Yapılacak olanı anlatmak kolaydır…
Mühim olan, yapılması gerekeni zamanında yapabilmektir.
İktidardayken “yapacağız” demek,
millete dönüp “yapamadık” demektir.
Devlet dediğiniz şey,
tehlike kapıya dayandıktan sonra tedbir alan bir yapı değildir.
Devlet, tehlike gelmeden önce hazırlığını yapandır.
Bugün çıkıp vaat sıralamak,
siyaset üretmek değil,
gecikmiş bir muhasebedir.
Bizim derdimiz şudur:
Türkiye, sürekli “yapacağız” diyen bir yönetimle vakit kaybedemez.
Türkiye’nin ihtiyacı,
söz veren değil,
zamanında yapan,
milletini koruyan,
devlet ciddiyetini yeniden tesis eden bir iradedir.
28 yıllık öğretmenim, okul disiplin kurulu öğretmeniyim,rehber öğretmeni olduğum sınıfta en problemli öğrenciyi sınıfın huzurunu bozmasın diye uyardım, beni Cimer'e şikayet etti, soruşturma geçirdim sonucunu bekliyorum, teklifi olan varsa buyursun.
#okuldaşiddetehayır
@samiltayyar27 Sayın vekil, rehber öğretmeni olduğum sınıfın en problemli öğrencisi kendisini defalarca uyardığım için beni Cimer'e şikayet etti, soruşturma geçirdim ve o kız öğrenci şuan sınıfta mekanın sahibiyim havasında dolaşıp sınıfta rajon kesiyor, çözüm öneriniz nedir?
@Sedasahind Cimer'e yapılan şikayet anında ciddiye alınıyor, soruşturma açılıyor. Farklı bir okulun müdürü görevlendirildi, ifade verdim. Sınıfın genelinin görüşünün alınmasını talep ettim.