İşte amaçları tam da bu. Bu algıyı oluşturmak. Geçen sefer altılı masa ile bunu yaptılar, kendi aralarında anlaşamayanlar, kim imza atacak, kim yönetecek, toplanıp, toplanıp aday bile belirleyemeyenler, ülkeyi nasıl yönetecek dediler. Bu sefer de hikaye bu!
Genel merkez yetmedi, şimdi de meclisi muharebe alanına çevirdiler.
Bu ülkeyi nasıl yönetecekler?
Kendi sorununu çözemeyenler, vatandaşın sorunlarını nasıl çözecek?
Ülkede büyük burjuva olmak bile size hukuki koruma sağlamazken küçük bir ilçede AKP'li belediye meclisi üyesi olmak hukuki koruma sağlayabiliyor. Koç ailesinin en büyüğüne derhal açılan soruşturma AKP'liye açılamıyor. AKP'lilik toplumda nasıl bir imtiyazlı konum haline geldi siz düşünün.
ODTÜ’de tarihi bir gün yaşanıyor.
Türk bayraklı gençlere yapılan saldırının ardından parti, düşünce ve ideoloji fark etmeksizin binlerce kişi, binlerce Türk genci olayın yaşandığı yere giderek Türk bayrakları açtı.
Devrim Stadı önünde açılan Atatürk pankartı ise “Devrim” kelimesi ardına sığınanlara ciddi gönderme içeriyor:
“Silmeye çalışsalar da bu topraklardaki en büyük DEVRİMci”
@kumkare2021 Yoldan 5m yan komşudan 3m çek koçum, zemin terasları ve havuzu da TAKS'a sok bir zahmet. Emsal hakkını bilemem ama ıslak imzalı taahhütnameler, arsa rayiç değeri, kanal kot tutanağı, yol bedeli makbuzu gibi 250 adet evrağı da hazırlayabilirsen şip şak çok makbule geçer.
@ZekiAvci06 Ben burslu çocuklar için bir şey yazmadım, okuyabiliyorsanız. Hatta bu tip okullara ya aşırı varlıklı ailelerin çocukları ya da tam burs kazanabilenler gidebilir. bahsettiğim bu iki grupta değilseniz, gelir seviyenize ve çocuğunuza denk çocukların olduğu okulları tercih etmek.
@ZekiAvci06 Bu okullarda amaç sadece eğitim değil ki. Belli bir zümreye belli bir kesime ait olma durumu. Fakat yıllık milyon dolarlar kazanmıyorsanız, çocuğunuzu zorlanarak buraya gönderiyorsanız, hedeflediğiniz hiçbir şeyi elde edemezsiniz. Hatta üstüne çocuğunuzun psikolojisi bozulur.
Terk etmeme, vazgeçmeme, bırakmama, kabullenmeme nedenimizi anlayamayanlara….
Bazı değerlere inancınız ve saygınız varsa anlamanızı bekleriz… Beklemeye devam ediyoruz
Meslek fabrikasının giriş kapısı önünde, polis barikatının önünde oturuyoruz. Belki bir avuç insanız, belki çok kalabalığız. Kötü ve haksıza karşı belki çok zayıf kalıyoruz, belki tahmin etmediğimiz kadar güçlüyüz.
“Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz” şarkısını söylüyor arkadaşlar. Eşkiya dünyaya çoktan mı hakim oldu acaba diye düşünmeden edemiyor insan. Çocukluğumdan beri bu şarkı her çaldığında aynı şeyi hep düşünmüşümdür ne garip.. 59 yıldır yaşıyorum ve eşkiyayı dünyaya kim hükümdar yapıyor çözemedim. Bu kadar çok iyi insan var da nerde hata yapıyorlar da kötülere teslim ediyorlar bu dünyayı bir türlü anlayamadım.
Keşke diyorum iyiler, mazlumlar, bir kez olsun bir araya gelseler ve öyle kenetlenseler, öyle kenetlenseler ki bir daha hiç bir zaman o zalimler, o acımasızlar, o yüzyıllardır herkesin canını yakanlar bir gitse ve bir daha asla dünyaya hakim olmasalar…
Kenetlenmek bir doğrunun, bir iyi şeyin etrafında… Düşünmesi bile umut, hayali öyle güzel..
Dayanışma, en çok sofrada anlam kazanıyor.
Ramazan boyunca ekiplerimiz, aşevimizde pişen sıcak yemekleri dayanışma noktalarımızda ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize ulaştırıyor.
AKP Konak İlçe Başkanı Sayın Sait Başdaş’ın sosyal medyada yaptığı açıklamalar üzerine bazı hususları kamuoyuyla paylaşma gereği doğmuştur.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Buca Evka-1 Sosyal Yaşam Kampüsü’nde bulunan yemek üretim merkezinde haftanın yedi günü aralıksız üretim yapmaktadır.
Bugün İzmir’de;
• Her hafta içi ortalama 15 bin kişiye sıcak yemek ulaştırılmaktadır. • 1.000 kişiye kumanya ve kahvaltılık desteği sağlanmaktadır. • 3 bin kişilik taziye pidesi ihtiyaç sahiplerine gönderilmektedir. • Acil durum ve afetlerde anında yemek üretimi ve dağıtımı gerçekleştirilmektedir.
Ramazan ayında ise dayanışma daha da büyümektedir.
• İhtiyaç sahibi mahallelerde günde ortalama 14 bin kişilik iftar yemeği hazırlanmakta, • Yemekler 11 Dayanışma Noktası aracılığıyla vatandaşlarımıza ulaştırılmaktadır. • Belediyemizin günlük üretimi tüm hizmetlerle birlikte yaklaşık 25 bin kişiye ulaşmaktadır.
Ballıkuyu’dan Limontepe’ye, Harmandalı’dan Ulubatlı’ya kadar İzmir’in birçok mahallesinde kurulan bu dayanışma noktalarında sadece yemek değil; bebek bezi, bebek maması, hijyenik ped, giysi ve ayni yardımlar da ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır.
Güney Mahallesi Dayanışma Noktası da bu ağın önemli bir parçasıdır. Bölgede sosyal destek çalışmaları yaklaşık 17 yıldır sürdürülmektedir.
Dolayısıyla ortada yeni ortaya çıkan bir uygulama değil; yıllardır sürdürülen güçlü bir sosyal dayanışma geleneği vardır.
Eleştiriler elbette yapılabilir. Ancak İzmir’de dayanışma gerçektir ve her gün binlerce vatandaşımızın sofrasına sıcak yemek ulaşmaktadır.
İzmir’de belediyecilik; dayanışmadır, eşitliktir ve kimseyi geride bırakmamaktır.
Çünkü bu kentte hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek.
@oyilmaz O sırada Japonya'da sıradan herhangi bir sokak. Bir tane bozuk asfalt, eğimi, terazisi bozuk kaldırım, rögar görmedik. Malzeme aynı, işçilik, teknik ve ahlak çok farklı...