Bu haritaya iyi bakınız dostlar. Şimdi Çin işgali altında ve Çin ilk defa 1755 yılında geldi buraya. İşgal o tarihten itibaren başladı.
Bu topraklar Türk Yurdudur. Uygur Türklerinin yurdu. Uzunca makalem var ama burası geniş yazıya izin vermiyor.
Not: Bu bilgiyi yayalım lutfen.
Tarihi Türk İslam yurdu Doğu Türkistan 1.5 milyarlık Çin işgal ve soykırımında değil bağımsızlık. Var olma mücadelesi bile veremiyor.
Çin ateist yönetimi Uygurlar Türk değildir, zorla müslümanlaştırıldılar diyerek Türkiyeden ve Türk İslam dünyasından koparıp yok etmek istiyor…
📌Polislik fedakârlık mesleğidir ama bu fedakârlık tek taraflı olmamalıdır.
👉🏼Sürekli veren değil, hakkını da alan bir sistem kurulmalı.
#PolisinSesiniDuyanKazanacak
SIZMA ZEYTİNYAĞINI KİMSEYE YEDİRMEYİZ
🫒 İnsanoğlunun binlerce senedir afiyetle karnını doyurduğu ve onu hastalıklardan da koruyan “tabii gıdalara” karşı sistemli bir karalama kampanyası yürütülüyor.
🫒 Dünyanın en sağlıklı ürünü olan sızma zeytinyağı kanserojen ve böbrekleri bozmakla suçlanıyor, rafine yağlara övgüler yağdırılıyor.
🫒 Hiç kusura bakmasınlar, yemezler!
https://t.co/A3bTcQU08P
🔵 Aydın'da bir köyde kimliği tespit edilemeyen şahıs, bir gecede 8 ayrı incir ve zeytin bahçesindeki yüzlerce ağacı nacak ile kesip yok etti:
"Bunu yapanlar insanlıktan nasibini almamış."
Çin işgalindeki Tüm Doğu Türkistanlıların Türkiye’ye olan sevgi saygı ve bağlılıklarını bu iki Uygur Türk’ü kardeşimiz kaleme aldıkları şarkıyla seslendirmiş. Çin’e ve Türkiye’deki Maoculara ithaf olunur.
İki çocuk babası, görme engelli Uygur Türkü Ali Abdullah, hakkında verilen sınır dışı kararı nedeniyle Geri Gönderme Merkezi’nde tutuluyor.
Sesimizi duyan var mı? Lütfen destek olun, sesimiz olun.
Erzurum’da görev yapan değerli trafikçi meslektaşlarım...
Türkiye’nin en özgür polis memurları sizlersiniz...
Çünkü arkanızda her koşulda hakkı ve hukuku gözettiğini söyleyen bir müdürünüz var...
Bu nedenle hiç kimseden çekinmeden, özellikle iktidar partisi il ve ilçe yöneticileri başta olmak üzere, trafik kurallarını ihlal eden kim olursa olsun, tıpkı meslektaşınıza uyguladığınız gibi cezai işlem uygulamaktan asla geri durmayın...
Unutmayın; arkanızda Onur KARABURUN gibi bir müdürünüz var ve kimse bundan dolay sizin kılınıza dokunamaz...
Kamuoyu olarak biz de aynı hassasiyetin herkese karşı gösterildiğini görmek için sabırsızlıkla bekliyoruz...
@KollukDer
@ErzurumEmniyet
Bizim toplumun vicdansızlığını, caniliğini fazla hafife alıyoruz. 3 kuruş fazla kazanmak için hayvanlara yapılan bu işk*ncenin bir bedeli olmalı. Yetkililer bunu görmüyor mu?
Hangisi daha tehlikeli:
Hıristiyan dünyası ile Şii İran arasındaki mukayeseyi bir dönem Yavuz Sultan Selim Han da yapmıştı.
O Edirne'deki bir divan toplantısında şu çarpıcı ifadelerle konuyu özetlemişti:
“Trabzon tahtında iken onlara yakın olup durumlarını biliyordum. Zaman el verip devletleri yardımcı olursa, yeryüzünden İslam’ın tarz ve usulünü kaldırıp, doğru inananları saf dışı ederler. Hazreti Muhammed’in apaçık dinini bırakırlar, küfürden daha kötü bir yola giderler.
Kâfirlerin sapık dinleri bellidir. Kâfirin günahı sırf şirk (eş koşma), bunların maksatları ise temiz dinin saf suyunu kirletmektir.
Kâfirin en büyük günahları Âlemlerin Efendisi’nin peygamberliğini inkar, bunların sonu sapıklık olan niyetleri Server-i Kainat’ın mağara dostu, dert ortağı arkadaşıyla beraber büyük sahabelerine kin ve düşmanlıklarını ortaya atmalarıdır.
Kâfirin suçu Kur’ân-ı Azîm’e muhalefet, bunların maksadı mutluluk sıfatlı apaçık dine muhalefettir.
Kâfirin en derin arzusu İncil’in hükümlerini yaymak, bunların en büyük gayretleri Kur’ân’ın prensiplerini bozmaktır.
Kâfirlerin ümitleri haç tertibini gözetmek, bunların arzuları sevgili Peygamberimizin dinini bozup küçümsemektir.
Mademki bu topluluk doğru yola girip tevbe etmiyorlar. Anadolu’da karışıklık ve fitne çıkarmaya devam ediyorlar, öyleyse onların üzerine yürümemiz gerekir.”
Bkz. Celal-zâde Mustafa, Selim-name'den naklen, Kayı III, Haremeyn Hizmetinde, s.160.