86 milyon olarak bizim başka vatanımız yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok; biz burada hep birlikteyiz, biriz, beraberiz; son nefesimize kadar da inşallah burada olacağız.
Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir; bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır.
Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun…
Dedeleri nereden gelmiş olursa olsun…
Mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun…
Değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir.
Ve bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir.
86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Biz bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik.
Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez; geçmişteki gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez.
Kimse bize öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz; mütekebbir bir üslupla bize ders veremez.
Bu hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir.
Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir.
Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır.
AK Parti’yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Büyüdük, güçlendik, dev olduk, #ÇeyrekAsırlıkDestan olduk ama davamızı unutmadık; nereden geldiğimizi, neyi temsil ettiğimizi, nereye gittiğimizi aklımızdan bir an olsun çıkarmadık.
Devletimizin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığımızın 164’üncü seneidevriyesinin Sayıştay ailesi başta olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Sayıştayımızın tüm mensuplarına emeklerinden, gayretlerinden, hizmetlerinden ötürü canıgönülden teşekkürlerimi iletiyorum.
Millî iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz.
Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir:
Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır; garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır; beytülmal, aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir.
Makamı, ünvanı, mevkisi ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir.
Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir.
Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır; biz buna izin veremeyiz.
Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez.
Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek, bizlerin boynunun borcudur.
Biz geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülkeyiz.
Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların darbelerle, vesayet girişimleriyle, sokak olaylarıyla nasıl ziyan edildiğini, nasıl talan edildiğini gayet iyi hatırlıyoruz.
Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençlerini, Türkiye Yüzyılı’nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlıyorum.
Sağ olun, var olun gençler… 🇹🇷
Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde mesele Ankara’nın nerede durduğu değil; Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür.
Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir AB’nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olamayacağı artık anlaşılmalıdır.
Biz hin-i hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sair zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz; hiçbir zaman da olmayacağız.
Avrupa Birliği Türkiye’nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir.
Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye’dir ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir.
Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır; yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır.
2026 Vakıf Haftası münasebetiyle vakıflarımızın değerli temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde bir araya geldik.
Bu önemli günde, yurt içinde ve yurt dışında, son bir sene içerisinde restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserimizin toplu açılışını gerçekleştirdik.
Ülkemizin, milletimizin, vakıf camiamız ve hayırseverlerimizin 2026 Vakıf Haftası’nı yürekten tebrik ediyorum.
Mimari ve Zarafette Vakıf Medeniyeti temasıyla hafta boyunca tertiplenecek etkinliklerin ülkemiz, milletimiz ve vakıf medeniyetimizin tüm mensupları için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Hentbol Ardventure Erkekler Süper Lig Şampiyonu Beşiktaş Hentbol Takımı’nı ve taraftarıyla birlikte tüm @Besiktas camiasını en kalbî duygularımla tebrik ediyorum.
Kamu çalışanlarımızın Kurban Bayramı’nda 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmî tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık.
Böylece Pazartesi tam gün ve Salı öğleye kadar olmak üzere toplamda 9 günlük bir tatil imkânı vermiş oluyoruz.
Hayırlı olsun.
Dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere çeşitli illerimizdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Aşırı yağışların ve fırtınanın da etkisiyle meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum.
Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu yakından takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütmektedir.
Geçen hafta açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit ve tescil etmiştir.
Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız, Nisan ayında yıllık %22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı.
12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık.
166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı, 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi.
Savunma ve havacılık ihracatımızın 962 milyon dolara ulaşmasını ayrıca kıymetli buluyoruz.
İnşallah yeni pazarlara açılarak, ihracatı teşvik ederek, ihracatçılarımıza destek olarak daha yüksek sayılara ulaşacağız.
Tekerlekli sandalye basketbol branşında EuroCup 3 Şampiyonu olan Beşiktaş takımımızı, oyuncularını, teknik heyetini ve tüm @Besiktas camiasını gönülden tebrik ediyorum.
Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik.
Bu süreçte çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyasıyla irtibatını artırıyoruz.
Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık.
Şunu küresel ekonomiyi ve siyaseti takip eden herkes çok net görüyor:
Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse Türkiye de artık eski Türkiye değil.
Ekonomisiyle, savunma sanayisiyle, askerî kapasitesiyle; ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla, beşerî sermayesi ve diplomatik imkânlarıyla bugün çok farklı, çok güçlü bir Türkiye var.
Bugün sözünü çekinmeden söyleyen, kimseden icazet almadan kendi millî politikalarını uygulayan itibarlı, kudretli, kuvvetli bir Türkiye var.
Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var.
İnşallah her alanda çok daha iyi olacağız, daha iyi yerlere geleceğiz.