Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
#15Temmuz şehitlerine BANKASYA incelemesi yapıldığını biliyor muydunuz ? @RTErdogan rejiminin akla ziyan uygulamasına bakın 👇
15 Temmuz üzerinden yıllardır siyaset yapan, 251 şehidin hatırasını her fırsatta kullanan iktidarın geliştirdiği "şehitlik kriteri" gerçekten akıl alır gibi değil.
Ortaya çıkan belgelere göre, 15 Temmuz'da hayatını kaybeden 251 kişiden 112'si hakkında araştırma yapılmış. Üstelik araştırma kişinin kendisiyle de sınırlı değil. Eşinin, çocuğunun, hatta bazı durumlarda aile fertlerinin Bank Asya hesabı olup olmadığı sorgulanmış.
Yani devletin anlatısına göre gece tankın önüne yatıp hayatını kaybetseniz bile, babanızın ya da eşinizin Bank Asya hesabı varsa "şüpheli" sayılıyorsunuz.
Daha da ilginci, bu sorgulamalar normal idari prosedürlerle yürütülmüyor. Bankacılık verilerinin resmi yazışmalarla talep edilmesi gerekirken, bazı bilgilerin elden toplandığı ve kişilerin sonradan "terörist" veya "vatansever" olarak sınıflandırıldığı ortaya çıktı.
Listede yer alan isimlerden biri, yıllarca kamuoyuna "şehit" ve "gazi" söylemleriyle anlatılan olayların merkezindeki Polis Memuru Hasan Gülhan.
Hasan Gülhan'ın ölümü üzerinden ağır suçlamalar yöneltildi, davalar açıldı, siyasi söylemler üretildi. Ancak aynı Hasan Gülhan hakkında Bank Asya araştırması yapılması dikkat çekici bir çelişki ortaya koyuyor.
Üstelik yargı dosyalarında yer alan otopsi raporları, olay yeri inceleme tutanakları ve sonradan eklendiği iddia edilen delillerle ilgili ciddi soru işaretleri bulunuyor. Savcılık tezleriyle otopsi bulguları arasındaki çelişkiler yıllardır tam olarak açıklanabilmiş değil.
Listede dikkat çeken bir diğer isim ise kamuoyuna "15 Temmuz'un ilk şehidi" olarak sunulan Bülent Aydın.
Ortadaki temel soru şu:
Eğer bir kişi 15 Temmuz gecesi hayatını kaybettiği için yıllarca "şehit" olarak anılıyorsa, aynı kişi veya ailesi hakkında yıllar sonra neden Bank Asya soruşturması yapılıyor?
Bu sorunun cevabı yalnızca birkaç dosyayı değil, 15 Temmuz sonrasında kurulan resmi anlatının ne kadar tutarlı olduğunu da ortaya koyacaktır.
BAŞÖRTÜLÜ KIZ ÖĞRENCİLERİ GÖZALTINA ALDILAR AMA GÖRÜNTÜLERDE SADECE ERKEKLER VAR
İçişleri Bakanlığı, iki gün önce İzmir merkezli 12 ilde düzenlenen ev baskınlarına ilişkin bugün bir video yayınladı. Gözaltına alınanlar arasında çoğu üniversite öğrencisi olan 69 kadın ve 12 erkek bulunuyor. Ancak videoda yalnızca erkekleri görüyorsunuz. Kadınlar yok. Çünkü onlar başörtülü. Başörtülü kadınların görüntülerini yayınlamak, iktidarın yıllardır kurduğu mağduriyet söylemiyle çelişir.
Dokuz Eylül, Ege, İzmir Demokrasi, İzmir Katip Çelebi, Bakırçay, Yaşar, Adnan Menderes ve Balıkesir üniversitelerinde; tıp, hukuk, mühendislik ve ilahiyat fakültelerinde okuyan çok sayıda öğrenci şu anda İzmir Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde gözaltında tutuluyor.
Bu öğrencilerin final sınavları vardı. Anneleri dışarıda, çocukları içeride. Panik atak geçirenler var, aileler endişe içinde.
Peki suçları ne?
Birlikte ev tutup ders çalışmak.
“Sıradan bir hayatım vardı. NASA’da çalışıyordum. Türkiye’ye eşimin ailesini ziyaret etmek için gittim. İndikten kısa süre sonra gözaltına alındım. Bana yöneltilen suçlamalar arasında Fatih Üniversitesi’nden mezun olmak, Bank Asya’da hesap bulundurmak, akrabalarımla telefon görüşmesi yapmak ve hatta cüzdanımda 1 dolarlık banknot taşımak bile vardı. Bunlar bir bilim insanını ‘terör örgütü üyesi’ yapmaya yetti.”
#Aihm https://t.co/AbvVyETx3X
"HAYATIMI KAYBETME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALDIM"
Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’na dilekçe yazan KHK'lı zabıt katibi Mehmet Parlak:
"Hayatım boyunca hastalıklarla boğuştum. Hayatımın büyük bir kısmı hastanelerde geçti. Cezaevine girdikten sonra yaşadığım uzun süreli rahatsızlıklar, böbreğimi ölümün eşiğine getirdiği gibi 40 kiloya düşerek hayatımı kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldım. Şu anda tek düşüncem böbreğimin ölümünü geciktirecek tedavi yollarını araştırmaktır."
MehmetParlaka İnsanlıkSuçu
https://t.co/cuo7mYsWWJ
Siyasal iktidar, yıllardır yaşanan benzer gelişmelerde toplumun ilk birkaç günden sonra piyasa aldırmazlığı eğilimine girdiğini artık çok net bir biçimde biliyor.
https://t.co/f2eC20vhqc
Babası Burak Gül söylemişti, bana gönderdi, O hapishanedeyken Yusuf Tarık Gül şafak saymış, çentikler, çentikler...
Baba Cezaevinde, oğul evde hasret çekmiş!
KHK zulmü sadece bir kişiyi işten atmak değildir, eşi, çocuğu, sülaleyi kasıp kavuran bir fırtınadır, felakettir.
KHK bir siyasi soykırımdır!
Bu apaçık bir gerçektir!
Çözüm yoksa daha çok ölümler olur!
Yine genç yaşta kalp kriziyle ölüm!
Kocaeli'de 2 çocuk babası KHKlı eski polis bu dünyaya veda etti, zalim iktidar hala umursamıyor!
27 Nisan 2026 TR 'de zulüm son hızıyla devam ediyor!
Yusuf Tarık'ın babası oğlunun her halini gözyaşlarıyla, hasretle anıyor.
Bana ondan kalan fotoğrafları, yazıları verdi, babası için yaptığı şafak sayacını veremedi, odasına girmeye cesaret edememiş.
Babası hapisteyken ona kavuşmak için dua eden bir masumdu Yusuf Tarık Gül.
1600 GÜN KHKlı BABASINI BEKLEYEN ÇOCUK KATLEDİLDİ
💔 Maraş’ta katledilen 13 yaşındaki çocuğun babasıyla konuştum. Eski bir polis memuru, KHK ile haksız yere ihraç edilmiş, hapse atılmış.
⏳ Çocuğu, babası hapisteyken tam 1600 gün şafak saymış. “Babam yok” diyerek gün gün onu beklemiş.
❗ Baba bana, “1600 gün beni bekleyen yavrum bana doyamadan katledildi” dedi. Zulüm işte tam da budur. Sadece bir kişiyi değil, çocuğu da aileyi de vurur.
Tüm toplum kafasını kuma gömerse gömsün, bugün yaşadığımız her nevi dehşet (adalette, eğitimde, sağlıkta) son on yılda iktidarın OHAL uygulamalarına ses çıkarmamakla tavan yaptı.
Canının istediğini yapan, her sesi terörist diye cezaevine gönderen, liyakatli insanları sistem dışına atıp yandaşlık kriteri ile atama yapan ve tüm bunları yaparken asla hesap vermeyen bir anlayış normal-olağan gibi algılanır oldu.
Korku toplumu inşa edildi.
Bu ülkede ortaya saçılanlar medeni bir ülkede olsa onlar nasıl reaksiyon gösterir bizde nasıl ?
Her gün korkunç skandallar patlıyor ve olmamış gibi devam ediyor!
Geldiğimiz aşamadan muhalefet dahil tüm siyaset asli sorumludur.
Çözüm gelişir mi ?
Toplum isterse gelişir.
🔴 SON DAKİKA | Kahramanmaraş'ta okul saldırısında öldürülen Yusuf Tarık Gül'ün KHK'lı eski polis babası, valiye tepki gösterdi:
"Benim oğlumun polis babasını 1758 gün 'terörist' diye içeri attınız. Şimdi de 'vatan sevdalıları'nın oğlu benim oğlumu öldürdü!"
1758 gün hukuksuzca hapsedilen KHK'lı baba oğluna henüz yeni kavuşmuştu.
Bu acıların hesabını nasıl vereceksiniz?
O uçağı kim düşürdü, 20 şehidin faili kim ?
Aylar geçti ama hala rapor açıklanmadı. 4 ay geçti ama hala 'inceleme' sürüyor ?
AirFrance 447 Atlas Okyanus'unun ortasında düştü. Kara kutusu 2 yıl sonra, denizin 4 bin metre denizinden çıkarıldı. 3 haftada uçağı düşüren bulgular açıklandı.
İranın füzeyle düşürdüğü Ukrayna PS752 uçağının kara kutu verileri bir ay dolmadan açıklanmıştı.
Başka örnekler de var. Hiçbir kaza da kara kutu raporu aylar sürmedi.
Kara kutu ve enkaz tam ve bütün olarak eldeyken o kazanın raporu neden açıklanmaz ? Uçağı kim düşürdü ?
Bugün AİHM Büyük Daire'de duruşması yapılan Tergek/Türkiye dosyasında başvurucuyu KHK ile ihraç iki hukukçu temsil etti @LeventisMG ve @HKaplankaya
Dosyaya, ingilizceye ve yaptıkları sunuma hakimiyetleri takdire şayandı.
İşte KHK ile kamudan attıklarınız ve boşalttığınız yerlere atadıklarınız aşağıda.
Bu hukuksuzluğun yıllardır çözülmemesinin mikro sebeplerinden birinin de liyakat hazımsızlığı, liyakat hasedi olduğunu düşünüyorum.
1500 rakımlı bir dağ köyünde, birleştirilmiş sınıflı köy ilkokulunda okudum.
Anadolu Liseleri Sınavını kazandım.
Liseden sonra Mülkiye’yi, Kamu Yönetimini birincilikle kazandım.
Kaymakamlık sınavını kazandım.
Kaymakam oldum. Görev yaptığım yerlerde başarılı ve sevilen kaymakamlardan biri olarak anıldım.
Sonra…
Birilerinin kanaatiyle, bir gecede, KHK ile işim elimden alındı.
8 yıl önce beraat ettim.
Ama beraat yetmedi.
4 yıl önce yeniden üniversite sınavına girdim. Hukuk Fakültesini kazandım ve bitirdim.
2 yüksek lisans diplomam var.
1 yıl sonra inşallah doktora diplomamı da alacağım.
Hepsi alın teri.
Hepsi helal.
Hepsi defalarca yetkili makamlarca incelendi.
İsteyen yine incelesin.
Ben sadece bir örneğim.
Benim gibi yüz binlerce insan var.
Hepsi bu ülkenin evladı.
Hukuk devleti; kanaatle değil delille karar verir.
Suç şahsidir. Beraat bir lütuf değil, hukuki bir sonuçtur.
Bu mesele bir hesaplaşma değil, bir normalleşme meselesidir.
Toplumsal barışın, devletin itibarının ve hukuka güvenin yeniden güçlenmesi için; yargı kararlarının idari işlemlere tam olarak yansıtıldığı, mağduriyetlerin hakkaniyetle giderildiği bir sürece ihtiyaç var.
Bu ülke hepimizin.
Adalet herkes için güvence olduğunda, hep birlikte kazanacağız.
#28Şubat Bin Yıl Sürmesin.
Gelin çözüm üretelim.
@RTErdogan@dbdevletbahceli@eczozgurozel@Ahmet_Davutoglu@mahmutarikansp@alibabacan