Bugün piliç üreticisi arkadaşımla biraz sohpet ettik.
13 piliç üreticisi firmaya piliç fiyatları bahane edilerek kayyum atandı ya hani, gelin size gerçeği anlatayım;
Piliç fiyatları son bir yılda TÜİK'in uydurma enflasyonunun nerdeyse yarısı kadar artmış!
Üstelik ülkemizde tavuk eti Avrupa'daki fiyatların yarısına satılıyor.
Ekonomiyi batıran ve enflasyonu kontrol edemeyen iktidar, yoksul bıraktığı halkın ulaşabildiği en ucuz protein kaynağı olan tavuk etinin fiyatı iç pazarda düşsün, enflasyon artmasın diye, 2 yıldır ihracatı yasaklamıştı!
Yatırımını ihracata göre yapmış olan üreticiler, zararına üretim yapıyor, batmamak için direniyordu!
Yani aşırı fiyat artışı tamamen işin bahanesi!
Peki asıl amaç ne?
Yerli hayvancıyı batırıp, kırmızı eti ithal eden iktidar, bu işi de elbette yandaşlara yaptıracaktı!
5 dolara ithal edilip, 27 dolara satılan kırmızı et piyasasında dönen rantı, ilkokul matematik bilgisiyle bile hesaplamak mümkün!
Peki ya beyaz et pazarı kimin elinde?
Bir çoğu yandaşların elinde değil tabiki.
Pazardaki rantı anlamanız için şöyle bir veri ileteyim;
Kayyum atanan firmalardan sadece bir tanesi için Cargill firmasından Türkiye'ye her gün bir gemi dolusu yemlik mısır geliyor ve bu ithalat iktidar yandaşlarının elinde değil.
Böylesine büyük bir ranttan pay almamak bu iktidarın doğasına ters!
Operasyonun tek amacı sektörü tamamen ele geçirmektir.
Gerisi lafı güzaf!..
ÇARPITMA AAMET!
ÇARPITMA...
Az önce zap'larken CNN'de bizim DokuzSekiz Aamet'e rastladım. Berhan Şimşek'i ağırlıyordu programında.
Sanatçıların Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine yönelik ambargosunu konuşuyorlardı.
Aamet "Mahsuni'nin, Neşet Ertaş'ın parçalarını Selda Bağcan nasıl yasaklar mesela yaa?.." diyordu.
Seni uyanık seni... Ya mevzuyu anlamamışsın (ihtimal vermiyorum... Cin gibidir bu herif) ya da çakallık yapıyor, milleti kandırıyorsun Aamet.
Selda (ve diğerleri) Mahsuni'yi veya Neşet'i yasaklamaya çalışmıyor. Kendi seslendirdikleri kayıtların çalınmasını yasaklıyor. Aç yasayı oku, bilmiyorsan. Buna bal gibi hakları var. İkisi aynı şey değil oğlum Aamet.
Hiç değişmiyorsun Aamet!
Seni gidi DokuzSekiz seniiii! 🤣🤣🤣
Kamuoyunda "İBB Davası" adıyla bilinen İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında 2 gün sonra (18 Haziran, Perşembe) tutukluluk incelemesi yapılacak.
Şartları oluşmadığı halde ölçüsüz şekilde tutuklu bulunan çok sayıda kişinin olduğunu, bu kişilerin somut bir gerekçe ortaya konulmaksızın tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini birçok kez ifade etmiştik.
Tutuklu sanıkların savunmaları neredeyse tamamlanmak üzereyken, bu kişilerin 1 yılı aşkın bir süredir özgürlüklerinin kısıtlanmasının "hukuken" açıklamasının olamayacağını, hele ki Aykut Erdoğdu (@aykuterdogdu) gibi tutukluluğun "infaza dönüşmesini" bir yana bırakın "infazını tamamlamış kişilerin" dahi cezaevinde kalmasının "hürriyeti tahdide" dönüşen bir Özgürlük Hakkı ihlali oluşturduğunu ifade etmek gerekiyor.
Ramazan Gülten (@ramazangulten_) gibi dürüst ve etik değerleri çok yüksek bir bürokratın, "gizli tanık" beyanlarıyla suçlanması ve tutuklu olmasını da bir başka hukuka aykırılık olarak not etmek lazım. Ramazan Gülten'e isnat edilen suçlamaların delili olarak gösterilen hususların da Prof. Dr. Metin Günday'ın (@MetinGnday) hazırlamış olduğu bilimsel mütalaada "... ihalelere ilişkin suçlamaların dayanağını oluşturan fiillerin ihale komisyonu üyelerinin görev ve yetki alanında olmadığı, Sayıştay ve Danıştay içtihatlarının da bu değerlendirmeleri desteklediği ..." şeklinde nitelendirildiğini de söylemek gerekiyor.
Bugün Mahkemeye sunduğumuz dilekçelerle Aykut Erdoğdu ve Ramazan Gülten hakkındaki tutuklama tedbirinin sonlandırılmasını ve tahliyelerine karar verilmesini bir kez daha talep ettik. Adil ve objektif ölçütlere dayanan bir karar verilmesi beklentimizi sürdürüyoruz fakat bugüne kadar CMK'ya aykırı şekilde alınan karar ve gerçekleşen uygulamalar göz önüne alındığında, Özgürlük Hakkı ihlalinin telafisi mümkün olmayacak mağduriyetlere kapı araladığını da belirtmek gerekiyor. #ÖzgürlükHakkı #AdilYargılanmaHakkı #HukukGüvenliği
YSK ya karşı 2017 referandum iptali için Asliye Hukuk Mahkemesinde müvekkillerimle birlikte dav açtım.
Bilin bakalım ne oldu?
21 gündür hala tensip zaptı düzenleyemedi. Bugün 25 TL ye dosya alıp evrakları takıyorlar.
Adalet mülkün temelidir. Değil mi?!!
ACİL!
Arkadaşımın oğlu için acil yardım!
17.06.2026 tarihinde karaciğer nakli olacak gencimiz için Acil B + trombosit kan ihtiyacı bulunmaktadır.
Medipol Mega Hastanesi Kan merkezi C blok
B Rh pozitif
(535) 576 82 90-
(532) 561 97 26-Anne
15 aydır tutuklu bulunan Buğra Gökce, İBB davasında bugün ilk kez savunma yaptı
Kendisini desteklemek üzere tekerlekli sandalyeyle duruşma salonuna gelen annesi Şeyma Gökce:
💬 "Bizi bu hale getirenlere hakkımı helal etmiyorum. Bizden daha kötü günler görsünler"
Depremzede bir öğrencim var. Hikayesini yazıp ajitasyona hiç girmeyeceğim. Kızım bu hafta sonu sınava giriyor. Kötü bir süreçte harika şeyler yaparak hayatta kaldı. Yardımsız, çalışarak dershane ve materyal masraflarını karşıladı. Sınavdan sonra barınma ihtiyacı gözetilerek sezonluk hatta part time devam edebileceği bir iş arıyoruz ona. Bana bu konuda yardımcı olabilecek arkadaşlar varsa tekliflere açığız☺
#İBBDavası'nda 51. Gün
🔺️Buğra Gökce'nin mahkemeye sunduğu belgede imzası bulunan Ak partili encümenler dosyada yok.
🔺️Yargılanmıyorlar.
İstanbul Planlama Ajansı Başkanı ve Şehir Plancısı #BuğraGökce:
"iddianamedeki 110, 113 ve 115 nolu eylemlerde ve benim olmadığım dönemdeki 61 nolu eylemde Encümen kararında AKP’li üyelerin de imzası olduğu ve kararların oybirliği ile alındığı göz ardı edilmiştir.
İddianame ile, yine imza atanlar arasında hiçbir “fiil” ve” delil” farkı olmaksızın ayrım yapılarak sadece işaretlenmiş isimlerin “suçu sabit” ilan edilmiştir.
Bu haliyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafsızlığını da yitirmiş, lehte delilleri toplamama, iddianameye koymama yönündeki yaklaşımına ek olarak bir de suç olduğunu düşündüğü konudaki bazı sorumluları saklamıştır!"
ŞEREFLE SÖYLÜYORUM, ŞEREFLE:
MADDİ MANEVİ ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİK. BU SUÇLAMALARI YAPANLARIN AKLININ ERECEĞİNİ ZANNETMİYORUM
Bütün hayatını kamucu mücadeleye adamış bir akademisyen ve meslek insanı olarak ne bir örgüt üyesi olabilirim ne ihaleye fesat karıştırıp menfaat sağlamaya tenezzül ederim, ne de dolandırıcılık yapmış olabilirim. Mal varlığımıza bakılarak dahi bu iddialar test edilebilir -ki yapıldığını da biliyorum.
Cezaevine girince kesilen maaşım ve azalan gelirimiz nedeniyle, artan giderler karşısında geçim sıkıntısı yaşadığımızı da şerefle ifade ederim, şerefle.
Maaşıyla yaşayan insanlar olarak, bu 15 ayı aşan süreçte maddi ve manevi çok ağır bedeller ödedik. Çok ağır. Bu suçlamaları yapanların aklının ereceğini zannetmiyorum.
TRT’deki Yayın Skandalı Tartışma Yarattı: 8.800 Çalışandan Kimse Fark Etmedi mi?
Türkiye saati ile bu sabah oynanan İran - Yeni Zelanda maçında ilginç bir yayın skandalı yaşandı.
Karşılaşmayı anlatan spiker, maçın ilk 4 dakikası boyunca İran Milli Takımı’nı Yeni Zelanda olarak anlattı. Hatasını ancak 4. dakikada kameranın bir oyuncuyu yakın plana almasıyla fark etti.
Daha da dikkat çekici olan ise bu süre boyunca spikeri uyaran kimsenin olmamasıydı. Böylece yaklaşık 8.800 kişinin görev yaptığı TRT’de, yayın sırasında kanalı takip eden ve hatayı fark edip müdahale eden kimsenin bulunmadığı ortaya çıktı. Yani Türkiye genelinde TRT çalışanlarının kendi kanallarını seyretmediği ortaya çıkmış oldu.
@trt@trtspor #DünyaKupası
TRT spikerin konusuyla ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum.
1- TRT spikerin işine son vermemiş. Tahminen kendisi işten çıkarılamayacak kadar sağlam bir yandaş ve torpilli. Dolayısıyla, sadece turnuvada maç anlatımı yapmayacak.
2- Bu hata dünya'nın her yerinde insanı işinden eder, normalde zaten bu işi yapan biri böyle bir hata yapmaz (ki daha önce bilinen böyle bir saçmalık yok), ama yaparsa da elbette işinden olur.
3- Bu adam, tahminen o kadar kuvvetli bir yandaş ki, İran maçını özellikle almıştır. Maç öncesi de tüm hazırlığı, İran ile ilgili neler söyleyeceği, oradan nasıl siyasi popülizm yapıp, kendi cenahında puan kazanacağıdır. Zaten maç öncesini izleyince de, adamın bütün derdinin bu olduğunu görüyorsunuz. Bunun yerine, 2 dakika sahada ısınan takımlara baksa, kimin hangi renk olduğunu görürdü zaten.
4- Kendisinin 30 yılı aşkın spor anlatım deneyimi var yazmışlar, çok merak ediyorum, kariyerinde TRT'ye hangi sene girmiş, ve TRT öncesi hangi kurumlarda bu deneyimi varmış.
5- Instagram hesabında Kanal A kurucusu, yönetim kurulu başkanı falan yazıyor, bir TRT muhabirinin yerel bile olsa başka bir kanalın yönetim kurulunda olması falan, nasıl olabiliyor bence @trt@TRTKurumsal 'ın bunlara da açıklık getirmesi gerekiyor.
Kısaca, Yeni Türkiye düzeninin çok sert duvara tosladığı bir olay oldu bu.
Yetersiz, düşük eğitimli olup haketmediği yerlere gelen birisinin, arkasına yaslandığı güçleri bilerek işini kaybetme korkusu da olmadan kendisini geliştirme gereği duymadığı bir işi, Nasıl mahvettiğini izledik.
Tahminen ülkenin her kurumunda, her gün buna benzer rezillikler yaşanıyor, ama biz herkesin huzurunda olduğu ve sosyal medyada bir anda yayıldığı için öğrendik.
Geçmiş olsun falan da demiyorum, onlarca yüzlerce hakkı yenen, dünya futboluna hakim, spiker olmak için can atan gençlerin yenen hakları için her zaman bir köşede duracak.
İki kafadar oturmuş sosyal medyadan cumhurbaşkanı adaylarını açıklamış, biri Bilal demiş biri Berat demiş ve kendilerince muhteşem özelliklerini sıralamışlar.
Nedense askerlik durumlarına değinen olmamış. 🤭
Bu arada bu iki kafadara Türk Milleti kimi istiyor diye sormasını tavsiye ederim .
AKP'lilerin "Artık dövebiliyoruz" dediği, bakanın "Giden gitsin" dediği bilim insanlarından birisi...
Bir kamu üniversitesinde cerrah. Öyle bir yorulmuş, enerji kaybetmiş ki, muhtemelen hemen yemekhaneye indirmişler.
Süslü bir basın toplantısı, yanında protokol filan yok. Yemeğini yerken aynı anda mutlulukla ameliyatların önemini anlatıyor.
Sayın İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, Avukatlık Kanunu m.58 uyarınca bakanlıktan izin prosedürü dahi işletilmeksizin tutuklanalı bugün 362 gün oldu.
Bu perşembe tutukluluk incelemesi var.
Avukat Pehlivan’ın muhtemel tahliyesi, bu dosyalarda görev yapan diğer avukatların üzerindeki tutuklanma baskısına son verilmesi anlamı da taşıyacağından önem arz ediyor.
Aksi halde, dosyada verilecek karar ne olursa olsun, savunma hakkının usulünce kullandırılmamış olması kararı sakatlayacaktır.
İBB DAVASI
Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven:
Savcı bana “Sana yardımcı oluruz Elif Güven” dedi.
İftiracı olmayacağımı bildiğimi anlattığımı söyledim ancak hiçbiri zapta geçmedi.
Kendisinin sürekli bir azarıyla karşı karşıya kaldım.
Anlatıyorum, savcı diyor ki, “hala istediğim gibi konuşmuyorsun Elif.”
Yüzüme karşı “İstediğim gibi konuşmuyor kalsın içerde” dedi
(Aklanıp gelsin insanlar öyle mi? Yazık… Ülke nazi kampına dönmüş)
Yurt dışına çıkmadığı halde yurt dışından mezun olmuş gibi sahte lise diploması alıp önemli üniversitelere yerleşen 419 kişinin diplomasını iptal etmiş danıştay
Ve bunların içinde Tıp, hukuk, eczacılık, hemşirelik, fizyoterapi gibi fakültelerden mezun olanlar arasında mesleğe başlayanlar var!
Ülkenin heryerinden oluk oluk sahtekarlık rezillik akıyor
Videoda gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
⚠️ TRT ekranlarında Yeni Zelanda - İran maçı 4 dakika boyunca yanlış anlatıldı.
Top İran’dayken Yeni Zelanda, Yeni Zelanda’dayken İran diyen spikerin futbolcu isimlerini de salladığı görüldü.
Dünya Kupası gibi dev bir organizasyonda TRT’de yaşanan olay büyük tepki çekti.