Tarihi Kentler Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçilerek güven tazeleyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ve ekibini yürekten kutluyorum.
Tarihimize sahip çıkan, kültürümüzü yarınlara taşıyan yerel yönetim başarısının artarak sürmesini diliyorum. Hayırlı olsun."
@mansuryavas06
AKP’li eski Bakan Nihat Zeybekçi, stajın sigorta başlangıcı sayılmasını “gelecek nesillerin hakkına göz dikmek” olarak niteliyor.
Asıl sorulması gereken şu:
Bu ülkenin kaynakları faize, garanti ödemeli projelere, köprülere, yollar ve havaalanlarına akıtılırken gelecek nesiller neden hiç hatırlanmadı?
Millete ait fabrikalar, madenler, limanlar, ormanlar yok pahasına elden çıkarılırken bu “hassasiyet” neredeydi?
Bugün konuştuğumuz mesele çok net:
Staj ve çıraklık yapan gençlerin emeği yok sayılıyor, sigorta başlangıçları görmezden geliniyor.
Oysa talep açık ve meşru:
“Primimi ödeyeyim, çalıştığım günler emekliliğime sayılsın.”
Gençleri ucuz iş gücü olarak gören, hakkını gasp etmeyi marifet sayan bu zihniyet miadını doldurmuştur.
Bugünün emeğini yok sayanlar, geleceği inşa edemez.
#StajyerÇıraklarınHakkınıGaspEttiniz
Zonguldak Valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’na sesleniyorum!
1 Nisan 2026’daki Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminin CHP’den çalındığını belgeledik.
Valilik kararıyla, bu belgelerle dayanarak;
Derhal ya seçimin kazananı CHP olarak açıklanmalı, ya oylar yeniden saymalı, ya da yeniden seçim yapılmalıdır!
Aksi taktirde Zonguldak Valisi olarak bu seçim hırsızlığına ortak olmuş olursunuz!
Ne olmuştu? ⬇️
Şaibeli seçimle ilgili AKP’nin tek taraflı yaptığı açıklamada;
16 üyesi AKP’li, 16 üyesi CHP’li olan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde;
AKP’nin 1 oyunun, CHP’nin ise 2 oyunun, aday ad ve soyadları pusulaya yazılırken harf hatası yapılması nedeniyle geçersiz sayıldığı iddia edilmişti.
Bu nedenle de başkanlık seçimini 15’e karşı 14 oyla AKP’li aday Necdet Karaveli’nin kazandığı, CHP’li aday Hayrettin Kartal’ın kaybettiği iddia edilmişti.
Oysa harf hatası konusu bir geçersizlik sebebiyse, en az 3 oy pusulasında AKP aleyhine harf hatası bulunduğunu tespit ettik.
Bu da AKP’nin yaptığı açıklamadaki seçim sonucunu tümüyle değiştiriyor.
Dört kritik belge yayınlıyorum⬇️
Birincisi:
AKP’nin hiç utanmadan sıkılmadan iptal ettiğini belirttiği, CHP’li adayın soyadı olan ‘KARTAL’ın ‘R’ sinin yanlış yazıldığı iddiasıyla geçersiz saydığı oy pusulası.
Diğer üç belge ise:
Harf hatası yapılan AKP’li adayın adı ve soyadının bulunduğu geçersiz olması gereken 3 oy pusulas��❗️
Ayrıca hem mevcutta İl Genel Meclisi Başkanı olan kişi, başkanlık seçimini yürüten divan kurulunun başkanı olan kişi ve AKP’nin adayı olan kişi aynı kişi.
Necdet Karaveli❗️
Usulsüz olarak oy pusulalarının bir kısmını zarfın içinden çıkararak, bir kısmını çıkarmadan okuyan kişi de Necdet Karaveli❗️
(Bu işi katip üyelerin yapması şartı var)
Oy pusulalarının hangilerinin geçerli veya geçersiz olduğuna tek başına karar veren kişi de yine AKP’nin adayı Necdet Karaveli❗️
(Divan’da katip üyelerle oylanması, kayıt ve imza altına alınması gerekirdi)
Utanmadan rakibinin oylarını kafasına göre tek başına iptal eden kişi de yine AKP’nin adayı Necdet Karaveli❗️
Bu utanmazlıktır!
Bunun adı seçim hırsızlığıdır!
Sayın Vali bu suça ortak değilseniz, bu utanmazlığa alet olmayın❗️
Kanıt fotoğraflar⬇️
1. Fotoğraf:
Bariz şekilde pusulda, KARTAL yazdığı halde, AKP, ‘R’ harfini beğenmedi, CHP’ye ait bu oyda harf hatası var dedi, oyu geçersiz saydı.
Harf hatası öyle olmaz böyle olur⬇️
Harf hatası olan ve geçersiz olması gereken AKP oyları;
2.Fotoğraf: Karaveli’nin ilk ‘a��sı hatalı
3.Fotoğraf: Necdet yerine Nejdet yazılmış ve pusulada pembe işaret var.
4.Fotoğraf: Karaveli yerine Karavesi yazılmış. (L harfi olsa yatay çizginin sağa doğru olması gerekir, ancak pusulada sola doğru)
Bu konunun peşini bırakmayacağız❗️
Yaparsa AKP yapar!
İşte, Türkiye ve 9 Avrupa ülkesinin, brüt asgari ücretle ‘benzin satın alma gücü’ bakımından karşılaştırması⬇️
🔴Türkiye
Brüt asgari ücret: 644 Euro
Satın alabileceği benzin: 520 litre
10 depo benzin❗️
🔵Lüksemburg
Brüt asgari ücret: 2.703 Euro
Satın alabileceği benzin: 1.562 litre
31 depo benzin❗️
🔵İrlanda
Brüt asgari ücret: 2.264 Euro
Satın alabileceği benzin: 1.230 litre
25 depo benzin❗️
🔵Belçika
Brüt asgari ücret: 2.154 Euro
Satın alabileceği benzin: 1.152 litre
23 depo benzin❗️
🔵İngiltere
Brüt asgari ücret: 1.953 Euro
Satın alabileceği benzin: 1.169 litre
23 depo benzin❗️
🔵Hollanda
Brüt asgari ücret: 2.559 Euro
Satın alabileceği benzin: 1.132 litre
23 depo benzin❗️
🔵Avusturya
Brüt asgari ücret: 2.000 Euro
Satın alabileceği benzin: 1.087 litre
22 depo benzin❗️
🔵Almanya
Brüt asgari ücret: 2.224 Euro
Satın alabileceği benzin: 1.070 litre
21 depo benzin❗️
🔵Slovenya
Brüt asgari ücret: 1.481 Euro
Satın alabileceği benzin: 937 litre
19 depo benzin❗️
🔵Fransa
Brüt asgari ücret: 1.823 Euro
Satın alabileceği benzin: 935 litre
19 depo benzin❗️
Sonuç⬇️
AKP’nin berbat ekonomi yönetimi nedeniyle; vatandaşlarımızın satın alma gücü her gün daha da düşüyor.
Bunun adı fakirleşmektir!
Kaynak: https://t.co/uEvWSoYMpI
https://t.co/IHSkisfps2
Bir Adalet Bakanı’nın, belgeleriyle kendisine yöneltilen isnatlar karşısında sessiz kalması kabul edilemez.
Bu kadar malvarlığını hangi kaynakla aldın, sattıklarından elde ettiğin gelirleri nerede saklıyorsun?
İstisnasız tüm siyasetçiler, millete karşı hesap vermek zorundadır..
Bayramı vatandaşa zehir ettiniz❗️
CB Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum!
Akaryakıt fiyatlarındaki kriz aşılıncaya kadar;
🔴Derhal akaryakıttaki %20’lik KDV’yi düşürün
🔴Pompa fiyatlarına yansıyan zammı geri çekin
Ben görmedim, duymadım, bilmiyorum oyununu bırakın. Bu kararları almaya yetkiniz var❗️
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 28. maddeye göre; Cumhurbaşkanı, KDV oranını %40’a kadar yükseltmeye veya %1’e kadar indirmeye yetkilidir.
Bu yetki şimdi kullanılmayacak da ne zaman kullanılacak?
Sn. @omerrcelik, Genel Başkanımız Özgür Özel’in bugün kamuoyuyla paylaştığı belgeler üzerine "Belgesi varsa yargıya gitsin" şeklinde bir açıklama yapmışsınız. Partimizin nicedir hukukçu kurmayıyım; size eksik bırakılan bir bilgiyi ilk elden vereyim istedim. Biz bu konular için belgelerimizle defalarca yargıya ve HSK'ya gittik.
Bir haber daha vereyim, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in bugün açıkladığı belgeleri de yargıya taşıdık.
📌 07.11.2025 tarihinde, Akın Gürlek'in Lüksemburg merkezli ETIMINE SA şirketindeki kanuna aykırı yönetim kurulu üyeliği belgeleriyle HSK'ya,
📌 17.12.2025 tarihinde, Tema İstanbul 2 ve Senfoni Etiler'deki hayatın olağan akışına aykırı astronomik gayrimenkul trafiğini (Haksız Mal Edinme) delilleriyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına,
📌 26.01.2026 tarihinde ise reddedilen dosyamız için (Karar No: 2025/23972) yeniden inceleme talebiyle tekrar HSK'ya başvurduk.
Ancak belgeleriyle yargıya yaptığımız her başvuru bir biçimde ya hukuka aykırı şekilde kapatıldı ya da HSK'da beklemeye alındı. İşin en trajikomik yanı ise, şikayetlerimizi değerlendirecek olan HSK'nın başında şimdi Adalet Bakanı sıfatıyla bizzat şikayet edilen kişi, yani Akın Gürlek oturuyor.
Baktık ki yargıya giderek, yargıyı kilitleyenlerden bu gerçeğin hesabını sormak fiilen imkansızlaştırdı; Genel Başkanımız da bu durumu halka götürdü ki kararı milletimiz versin.
Belgeler savcılık ve HSK raflarında duruyor, dileyen bakabilir.
Takdir yüce milletimizindir.
#İstifa yetmez! 3628 Sayılı Kanun👇
"Haksız mal edinme
Madde 4 – Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanunun uygulanmasında haksız mal edinme sayılır.
Haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme
Madde 13 – Kanunun daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde haksız mal edinene üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezası verilir."
Türkiye bir hukuk devletidir.
Hiç kimse hukukun üstünde değildir.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın diploma meselesi artık bir siyasi tartışma değil, hukuki bir zorunluluktur.
Mezuniyet tarihi 1981 olan bir belgenin, o tarihte henüz mevcut olmayan Marmara Üniversitesi adına düzenlenmiş olması ciddi bir şüphedir. Bu şüpheyi gidermenin yolu çok basittir:
Diplomanın aslını ortaya koymak.
Yüksek Seçim Kurulu esas inceleme yapmaz.
Gerçek incelemeyi mahkemeler yapar.
Ama yıllardır diploma aslını göstermekten kaçınmak, kamu vicdanını yaralamaktadır.
Cumhurbaşkanı seçilmiş olmak, bir belgenin doğruluğuna karine değildir.
Hukukta unvanlar gerçeğin yerine geçmez.
Bugün sıradan bir memurdan bile diploma aslı istenirken, ülkenin Cumhurbaşkanından istenemiyorsa ortada hukuk değil ayrıcalık vardır.
Sayın Ekrem İmamoğlu’nun diploması mezun olduğu İstanbul Üniversitesi tarafından düzenlenmiş resmi bir belgedir. Şeffaflık budur.
Bizim talebimiz nettir:
Diplomanın aslını gösterin.
Bu tartışma bitsin.
Hukuk devletinde kimse dokunulmaz değildir.
Gerçekten korkanlar belge saklar.
Türkiye şeffaflık istiyor.
Millet gerçeği bilmek istiyor.
🟥 CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in bugünkü süreçle alakalı paylaşımı:
“Anlatalım, herkes bilsin.
Bugün 38. Olağan Kurultayımıza açılan Ceza Davası’nın üçüncü duruşması için Ankara’daydık.
Tanıklar dinlendi, avukatlarımız sorularını sordular.
📌 Dinlenen tanıklar kurultayda taraf olduklarını ve kaybeden listeyi desteklediklerini açık açık söylediler, yerel seçimlerde aday adayı olduklarını ve adaylaşmadıklarını söylediler, bazı sanıklarla kişisel husumetleri olduğunu dile getirdiler.
📌 Halkta karşılığı kalmamış bir ekibin kurultay yenilgisi nedeniyle yaşadığı travma ve makam arzusu mahkeme salonunda da açığa çıkmış oldu.
📌 Tanıkların bir tanesi ise savcılıkta verdiği ifadeyi bugün kendisi açıkça yalanladı. Kullanmadığı ifadelerin savcı tarafından zapta geçirildiğini itiraf etti.
📌 Avukatlar tüm tanıklara ifadelerinin görgüye mi yoksa duyuma mı dayalı olduğunu sorduğunda, tanıkların tamamı “öyle konuşuluyordu” şeklinde ifadeler kullandı, tek bir doğrudan tanıklık ve somut delil olmadığı ortaya çıktı.
📌 Tüm tanıklar delegelere menfaat temin edildiğini gözleriyle görmediklerini ifade ettiler.
Yani normal şartlarda, bu dava beraatle sonuçlanacaktı.
Bu nedenle duruşma savcısı bu davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleşmesini talep etti.
Mahkeme Hakimi de İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nden kurultay davasının İBB davası ile birleştirilmesini talep edeceklerini söyledi.
Biliyorum takibi zor ve karmaşık bir süreç gibi gözükse de aslında yaşananlar çok basit.
Halkımız iktidar değişikliği istiyor, tükenmiş iktidar ise gitmemek için diretiyor.
Partimiz, üyelerimizin ve tabanın değişim talebinin bir sonucu olarak yönetim değişikliğine gitti ve Özgür Özel’i Genel Başkan olarak seçti. Bu değişim, yerel seçimlerde birinci parti olmamızı sağladı.
Yaşanan her şey, halkın çoğunluğu ile azınlık iktidarı arasında süren bir mücadelenin parçası.
Mahkeme salonlarında da, meydanlarda da aynı mücadeleyi veriyoruz.
CHP’yi kapatmayı, halkı sindirmeyi ve sandığı sembolik hale getirmeyi isteyenlere karşı mücadele ediyoruz.
Sadece kendimizi ve partimizi değil Cumhuriyeti müdafaa ediyoruz.
Halka inatlaşanlar daima kaybeder, yine kaybedecekler.
Ne yapsalar boş, iktidar yürüyüşümüz durmayacak.
Halk kazanacak, Cumhuriyet kazanacak, güzel Türkiye’miz kazanacak.”
Bu toprakların mayasında umut, ruhunda cesaret var. Teslim olmak yok!
Karanlığa, hukuksuzluğa, yokluğa, haksızlığa #KatlanmakZorundaDeğilsiniz
Bize katılabilirsiniz.
https://t.co/vGiT3DoGLD
Tüm vatandaşlarımızın dikkatine!
Özellikle İzmir ve Aydın’da yaşayan veya bu illerimize yolu düşen vatandaşlarımız!
AKP’nin 25 yıllığına özelleştirmeyi planladığı kamunun işlettiği Otoyollardan biri de;
KGM İzmir-Aydın Otoyolu❗️
Güzergahı: İzmir-Aydın
Uzunluğu: 99 km.
Geçiş ücreti: 73 TL
Bu özelleştirme planı gerçekleşirse, araç geçiş ücretinin 365 TL’ye çıkması, yani %400 zam yapılması bekleniyor❗️
Peki nasıl?
2026 yılı itibariyle;
🔴 Karayolları 2.Bölge’de, kamunun işlettiği, KGM İzmir-Aydın Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti kilometre başına 0,74 TL
🔵Aynı karayolları bölgesinde bulunan, Yap-İşlet-Devret modeliyle yandaş şirketlerin işlettiği;
Aydın-Denizli Otoyolu’nun araç geçiş ücreti kilometre başına 3,57 TL
Aradaki fark 5 kat❗️
Bu demektir ki, KGM İzmir-Aydın Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 73 TL olan araç geçiş ücreti, yap-işlet-devret modeliyle işletilen otoyolun ücretine endekslenerek 365 TL’ya çıkacak.
Bunun adı, özelleştirme adı altında vatandaşı sinsice soymaktır❗️