tadnesildennesilearjantin
2–6 yaş arası çocuklarımız için erken kayıt dönemimiz başladı, sınırlı kontenjanlarımızdan yararlanarak çocuğunuza kaliteli ve eğlenceli eğitimin kapılarını aralayın.
☎️ 0552 169 63 63
📍 Beyaz Zambaklar Sk. No:27 Gaziosmanpaşa / Çankaya
Ümit Özdağ'ın geçmişte söylediği söz yeniden gündem oldu:
“Öcalan’ın ‘Annem Türk, devletime hizmet etmek istiyorum’ diye yalvardığı gibi yalvaracaksınız.”
Genel Başkanımız prof. Dr. Ümit Özdağ gözaltına alınmıştır.
Genel Başkanımızın izinde korkmadan yılmadan Ülkemizin varlığı,birliği ve bütünlüğü için çalışmaya devam edeceğiz. Bu eylemler bizi yıldıramayacağı gibi bize güç verir. #ümitözdağyalnızdeğildir
2012 yılında Isparta Süleyman Demirel üniversitesinde yapılan
İDAM CEZASINA İLİŞKİN ULUSAL BASINDA ÇIKAN KÖŞE YAZILARININ
İÇERİK ANALİZİ adlı araştırma da genel başkanımızın fikirleri dün neyse bugün de aynı...
@umitozdag@zaferpartisi@ZaferPartisi06
Sayın başkan Destici'nin ne olduğunu biliyoruz da aynı hatayı sizde yapıyorsunuz.
Konya/silleli diye özellikle belirtmiş siniz fakat biyografisinde Eskişehirli olduğu gözüküyor.
Farzedelim Konyalı
Konyalıların Türk olmadığına dair bir kanıtınız mı var?
@umitozdag@zaferpartisi
Elinde Türk askerinin, polisinin sivillerinin kanı olan Hizbullah’ı terör örgütü kabul etmeyip Anayasamızın ilk 4 maddesini kaldırarak Türkiye’yi bölmek isteyen Hüda-Par’ı utanmazca savunan, İstiklal Harbi sırasında İngiliz ve Yunan işgalci güçlerini destekleyen İskilipli Atıf’ın mezarını ziyaret eden Konya/Silleli Mustafa Destici sen rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesi tarafından bile hain ilan edilmiş komik bir figürsün. Sus ve otur yerine terbiyesiz adam. @mustafa_destici !
@umitozdag@zaferpartisi@zpgenclikresmi
Her Türk evladı gibi vatanını çok seven bu teğmenlerimiz korumakla yükümlü oldukları Ülkesine, Cumhurbaşkanına, Cumhuriyete ve Devletine karşı bir tutum içinde olamazlar olmazlar!
İklim Kanunu Geçerse Tarihin En Büyük İHANETİNE Onay Vermiş Olacaksınız !
▪️ Pirinç tarlaları ortadan kaldırılacak. Pirinç üretmek yasaklanacak.
▪️Buğday üretmek yasaklanacak. Yani hububat ürünlerinin tamamını kısıtlama getirilecek.
▪️İklim kanunu, Paris İklim Anlaşması'nın uygulanması için devreye girecek olan bir ceza kanunudur.
▪️Senin bugün ulaştığın et, süt, yoğurt, peynir, bitkisel ürünler, topraktan gelen her şey kısıtlanmış olacak.
▪️Anayasa değişirse Türkiye'nin ulusal kimliği, egemenliği tehlikeye girecek.
▪️Yani insanların gıdaya, enerjiye, suya sabuna, her türlü zorunlu ihtiyaçlar listesi olan durumlara kısıtlama getirecekler.
▪️Hayvanlarınızı yasaklayabilecek, buğdayınızı yasaklayabilecek, nefes almanızı yasaklayabilecek, yatak odanıza girmenizi yasaklayabilecek, çocukların parklara çıkmasını yasaklayacak.
▪️Asla ve asla DSÖ'ye yetki verecek anayasa değişikliği adı altında temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak hiçbir maddeye onay vermemeleri gerekiyor.
#iklimihanetkanunu
#iklimihanetkanununahayır
#dünyainsanlarındır
Yüksek Faiz: Kimden Kime Servet Aktarımı Politikasıdır?
Yüksek faiz oranları, genellikle varlıklı yatırımcılar ve finans kurumları gibi sermaye sahipleri ile borç alan düşük ve orta gelirli hanehalkları arasında servet aktarımına yol açar.
Bu durumda, yüksek faiz oranları, zaten ekonomik olarak zorlanan kesimlerin daha da büyük mali yükler altına girmesine neden olurken, sermaye sahipleri bu faiz ödemeleri sayesinde daha da zenginleşir.
Bu, ekonomik eşitsizlikleri derinleştirir ve toplumsal adalet açısından sorunlar yaratır. Toplumcu bir bakış açısıyla, bu tür bir servet aktarımı, toplumun genel refahı için olumsuz sonuçlar doğurur.
Yüksek faiz oranlarının ekonomik etkilerini daha detaylı inceleyecek olursak, bu durumun çeşitli kesimler üzerinde nasıl farklı etkilere yol açtığını anlamak önemlidir.
1. Düşük ve Orta Gelirli Hanehalkları Üzerindeki Etki:
Düşük ve orta gelir düzeyindeki hanehalkları genellikle nakit ihtiyaçlarını karşılamak, eğitim, sağlık hizmetleri veya konut gibi temel ihtiyaçlar için kredilere başvururlar. Yüksek faiz oranları, bu kredilerin geri ödeme maliyetini artırır, böylece hanehalklarının mevcut gelirlerinden daha büyük bir payı borç geri ödemelerine gitmek zorunda kalır. Bu durum, zaten kısıtlı olan bütçelerini daha da zorlar ve diğer temel harcamalar için daha az kaynak bırakır. Sonuç olarak, bu kesimler finansal stres altında daha fazla baskı hisseder ve borç döngüsüne daha derinlemesine sürüklenir.
2. Varlıklı Yatırımcılar ve Finans Kurumları Üzerindeki Etki:
Diğer taraftan, varlıklı yatırımcılar ve finans kurumları, sermayelerini yüksek faiz oranları sunan varlıklara yatırarak bu durumdan fayda sağlarlar. Yüksek faiz oranları, bu yatırımlardan elde edilen getiriyi artırır, böylece bu grupların toplam serveti artar. Bu sermaye grupları, genellikle ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklıdır ve yüksek faiz ortamında bile varlıklarını koruyup artırma kapasitesine sahiptirler.
3. Ekonomik Eşitsizliklerin Derinleşmesi:
Yukarıda belirtilen dinamikler ışığında, yüksek faiz oranları ekonomik eşitsizlikleri daha da derinleştirir. Zenginler daha zengin hale gelirken, yoksullar daha da yoksullaşır. Bu durum, toplumdaki varlık dağılımını daha da bozar ve sosyal huzursuzluğa neden olabilir.
4. Toplumsal Adalet ve Politikaya Etkileri:
Bu tür bir servet dağılımı, toplumsal adalet açısından ciddi sorunlar yaratır. Ekonomik adaletsizlikler, toplumun bütün üyelerine eşit fırsatlar sunulmadığı algısını güçlendirir ve sosyal çatışma riskini artırır. Bu bağlamda, ekonomik politikaların daha adil ve kapsayıcı hale getirilmesi, faiz oranlarının düzenlenmesi ve gelir dağılımını iyileştirecek tedbirlerin alınması gerekliliği ön plana çıkar.
Sonuç olarak, yüksek faiz oranları, zengin ile yoksul arasındaki uçurumu genişleten bir mekanizma işlevi görür ve bu da toplumsal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmayan koşullar yaratır. Ekonomik politikaların, tüm toplum kesimlerinin refahını gözeten bir yapıda tasarlanması bu nedenle büyük önem taşır.