Elimi tabutun kenarına koyduğumda fark ettim: Orada yatan kişi, yaşamımda olan ben kadar ölü durmuyordu.Sanki yıllar boyunca içime gömülen kırgınlıklar, taşıdığım yükler, kimseye de katiyen söyleyemediğim o acılar nihayet benden çekip alınmıştı. Yüzümün çizgilerinde hayatta bir türlü bulamadığım o derin ve huzurun yansıması vardı. Yaşamım boyunca bastırılmış bir çığlığın sonunda özgürlüğe kavuşmuş haliydi bu. Belki de insanı öldüren şey ölüm değil, yaşarken sırtına yüklenen ağırlıklardı. Şimdi tabutun içinde uzanan bedenim, ilk kez hafiftim; ilk kez hiçbir korkusu, rolü veya beklentisi yoktu. Ve ironik olarak, hayatının hiçbir anında olmadığı kadar özgürdüm…
Şimdiye kadar bir çok siyasi analiz izledim,binlerce,belki on binlerce, ama bu kadar doğru, yerinde,bilimsel ve objektif yorum duymadım, görmedim, lütfen izleyin,paylaşarak herkesin izlemesini ,bu nefis siyasi analizden mahrum kalmamasını sağlayın
15 yıll��k hekimim ! Yıllardır MADDE özellikle METH anlatırım... Madde anlattığım için teknik takibe dahi düştüm. Kriminal mafyöz tipler madde satıyor diye şu an yargılanıyorum... Ama yine de bıkmadan anlatacağım; METH illeti, Türk ergen ve gençlerine kurulan aşağılık, kasıtlı sunulan bir tuzaktır... METH kullanımı için meslek, statü, sosyal çevre, kültürel eşraf, sermayedar farkı artık vs kalmadı... Meth'i sahadan silmek zorundayız ve bunun içinde "yasal meth içim sınırı" diye bir kavram olmamalı... Meth kullandıran, satan veya tedarik zincirinde herhangi bir basamakta olanlara farklı ve ağır yaptırımlar gelmeli... Meth satıp daha sonra farklı bir maddeden ceza alanlar bir daha KAPALI cezaevinden çıkamamalı... Madde satımı suçlarından yargılananlar için ayrı ceza mahkemeleri gelmeli... Ve HUKUK artık YANDALlaşmalı... Madde nedir METH nedir bilmeyenler MADDE'nin topluma verdiği zararı bilemez ve yargılayamaz da... Atık su taramaları, rutin trafik taramaları gelmediği ve cezalandırma metodolojisi değişmediği sürece bu günler daha iyi günler...
Kartalkaya'da kayak dersi veren Metin Güneş,
soğukkanlılıkla yaptığı plan sayesinde 15 kişiyi kurtardı..
yangın anında kattaki herkesi odasına toplayıp güvenli
alan oluşturdu. merdivenle herkesi tahliye etti.
#HelpTurkey | Hoşt | Halit Ergenç | Sözcü
Doktor Sinan'ın unutulup gidecek hikayesi:
"36 yaşında genç bir doktoru toprağa verdik bugün. İsmi Sinan. Cenazesine hiçbir doktor arkadaşı gelmedi. Kimi "Ameliyat günüm," dedi, kimi "Polikliniği bırakamıyorum," dedi. Kimi "İznim bitti," dedi, kimi "Diğer doktorun yerine bakıyorum," dedi. Kimi "Uzak, yetişemem," dedi, kimi "Ben zaten çok yakın değildim," dedi. Dediler de dediler. İçlerinde bir ‘su testisi su yolunda’ minvalinde düşüncelerle özür beyan ettiler. Belki üzüldüler ama sanırım kendilerine; empati yapıp genç yaşta ölmüş olmalarına.
İnt*har etmesine şaşırmadı kimse. Hatta şaşırmamış olmalarına şaşırdılar kendilerinin. "Dengesizdi," dediler, "Bomba gibiydi," dediler, "Fevriydi," dediler, "Bize bir hayrı yoktu," dediler, "Kendine bile hayrı kalmamıştı," dediler. Dediler de dediler.
Sinan benim 16 yıllık arkadaşım. Üniversite 1. sınıfta tanıştık ve ilk 3 yılımızda neredeyse yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. 3. sınıfta eve çıktık, ev arkadaşlığı yapamayınca evleri ayırdık ama dostluğa devam ettik. Okul bitti, atandık derken artık sosyal medyadan görüşür olduk; 3-5 ayda bir telefonda konuşuyorduk, senede bir de yüz yüze… ama hiç ayrılmamış gibi aynı devam ederek. Çünkü yakın arkadaşlar böyledir.
Hayatı hep uçlarda yaşamayı seviyordu. Hüzünlüyken dibine kadar melankoli… Neşeliyken inanılmaz neşeli olur, ortamı domine ederdi. Espriler, kahkahalar; keyifli adamdı. Şeytan tüyü vardı, kadınlarla çok iyi iletişim kurardı. Bir sürü sevgilisi olurdu.
Sinan’ın hikayesi: 2 sene önce başına talihsiz bir olay geldi. Haberlerde duymuşsunuzdur kesin; "cani doktor sevgilisini 5 yerinden b*çakladı" diye. Medyada böyle duyuruldu Sinan’ın haberi. Sosyal medyada infial olunca savcı attı içeri. Anestezi ihtisası yapıyordu o sırada.
Olayın aslı şöyleydi: sevgilisiyle restoranda tartışıp, tuvalete diye kalkıp evine gitmişti Sinan. Telefonda ayrıldığını söyleyip bir daha onunla görüşmeyeceğini, evdeki eşyalarını da poşete koyduğunu, yarın evde yokken gelip almasını söylemişti kıza (mesaj ve aramalar delil olarak mahkemeye sunuldu). Kız çok sinirlenip taksiyle Sinan’ın evine geldi. Daha önceden tatile giderken kedisine baksın diye sevgilisinin kız kardeşine verdiği evin anahtarıyla kapıyı açıp eve girdi. Sinan’a vurarak onu uyandırdı. Tartışmaya başladılar. Sinan kızı evden kovmasına rağmen “Bu vakitte gidemem biyere” deyip kız pijamasını giydi. Sinan birlikte yatmak istemeyince tartışma tekrar başladı; kız mutfaktan bıçak alıp "Seni hastaneye rezil edeceğim" diyerek kendi saçlarını kesmeye başladı. Sonra bıçağı tutmaya çalışırken aralarında arbede yaşandı. Haberlerde ise cüzdanını almaya gittiğinde Sinan’ın kendisine işkence ettiğini söyledi. Bu sırada kızda ve Sinan’da sıyrıklar meydana geldi. Kızda 4 tane cilt kesisi vardı penetrasyon yok, 1 tanesi de 1.5 cm penetre olmuş ve kısmi pnömotoraks gelişmişti kızda. Tüp takmaya bile gerek yok aslında dedi göğüs cerrahi ama "Olay infial uyandırdı, Sinancım, adli olay takmamız lazım" dediler. Sinan’da da 4 yerinde sıyrıklar ve muhtelif yerlerinde morluklar mevcuttu (Adli tıp raporlarına göre). Sinan da kızdan şikayetçi oldu darp ve yaralamadan.
Sinan kapıyı açıp komşuları çağırmıştı (komşular Sinan lehine tanıklık ettiler), sonra Sinan polisi arayıp eve polisi çağırdı. Bu haber ise sosyal medyada basının çarpıtmasıyla yukarıdaki gibi duyuruldu. Öld*rmeye teşebbüsten tutuklu yargılamaya başladılar.
Kız sonra şikayetini geri çekti ve Sinan içerden çıktı. Ama rezil olmuştu bir kere. Kamu davası devam ediyordu. Sinan kanıtların lehte olduğunu söylemişti bana. Kızın psikopat olduğunu, "Ya benim olursun ya da hapse tıktırırım seni," diye tehdit ettiğinden bahsetmişti ve kızla sevgili olmak zorunda kaldığını ima etti. Temyize kadar gideceğini, aklanana kadar bu işin peşini bırakmayacağını söylemişti son konuşmamızda. ++++++++ 👇🏼
Bu nasıl bir psikopatlık, nasıl bir manyaklık ülkenin yaşanabilirlik ve güvenlik seviyesi git gide kötüye gidiyor. Ülkemin geleceği konusunda umutsuzluk hakim oluyor git gide.
Bugün size korkunç bir olaydan bahsetmek istiyorum. Ülke gerçekten kadınlar için cehennem oldu.
Evli ev hanımı olarak yaşayan genç bir kadın sabah saatlerinde zilin çalmasıyla kapıya gider.Kadın kapıya gelen kişiye kim olduğunu sorar.Karşısındaki erkek şahıs bir zarf getirdiğini