Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
Şuna nasıl müsade edilir!? Hangi çıkar uğuruna görmezden gelinir? Dünyayı verseler karşılığında ne olur mesela? Hangi kazanım bu görüntüyü telafi edebilir? Yazıklar olsun! Unutanın kanı kurusun!
O parayı nerden bulduklarını merak ettiğim beş kesim
-sürekli alkol alanlar
-sürekli dışardan yemek söyleyenler
-sürekli kıyafet alanlar
-sürekli gezenler
-yazın iki ay tatil yapanlar
@solcugazete60 Gerçekten yazık, bu kadar ince düşünceyi bu konuda kullanmak zorunda olmak üstelik bir çok konu varken öğrenci için kendini geliştirmesi gereken! Anılarında keşke bunlar olmasaydı bu çağda hele de.
Milletimize çağrımdır;
Ne olursa olsun yarınki sandıklara sahip çıkın. Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Ön Seçim sandıklarının yanında dayanışma sandıkları da olacak. Burada herkes oy kullanabilecek.
Unutmayın; sizlerden ve demokratik hakkınız olan oylarınızdan çok korkuyorlar.
Not: Çocuklar sandıklara çizdikleri resimleri, şiirlerini güzel sözlerini atabilirler. 😊
Sadece lafla ülke seven büyük bi kesim var. Gerçekte ne işine saygısı vardır, ne çocuk yetiştirmeyi bilir, ne hayvanları ne doğasını korur, çöpünü bile toplamayı bilmez ama lafa gelince, sen şusun sen busun diye milleti birbirine düşürmeye gelince en ön sıradalar hep.
‘Halk buna asla izin vermez! Gereken cevabı verir’ dediğim her şeye susuldu, izin verildi. Nedir bu milletin kırmızı çizgileri hiç anlayamadım. Var mı onu da bilmiyorum. İnşallah vardır. Mesela şu sözlere ses çıkartacaksanız hemen başlayayım konuşmaya. Ha buna da susulacaksa hiç yormayayım kendimi. Bana patlıyorlar sonra, yapayalnız kalıyoruz vurduklarında.