Bir arkadaşım...
8 yıldır aynı iş yerinde çalışıyor.
Aylık 58.000 TL maaş alıyor.
Evli ve bir çocuğu var.
Artık işinden ayrılmak istiyor.
Ama kendi isteğiyle istifa ederse 8 yıllık kıdem tazminatını alamayacak.
Kalırsa tazminatını alma ihtimali var.
Ama her geçen gün de istemediği bir işte çalışmaya devam edecek.
Siz olsanız...
Tazminatı bekler miydiniz,
Yoksa bugün çıkıp huzurunuzu mu seçerdiniz?
Düğünüme sadece 1 hafta kalmıştı.
Gelinliğim hazırdı.
Davetiyeler dağıtılmıştı.
Salonun parası ödenmişti.
Herkes gün sayıyordu.
Ben ise hayatımın en büyük gerçeğini öğrendim.
Nişanlım beni aldatıyormuş.
Önce inanmadım.
“Bir yanlışlık vardır.” dedim.
Ama mesajları gördüm.
Fotoğrafları gördüm.
İnkâr edilemeyecek kadar açıktı.
Eve gidip ağlayarak anlattım.
Babamın bana sarılacağını sandım.
Annemin “Bu düğün olmayacak.” diyeceğini düşündüm.
Ama olmadı.
İlk söyledikleri cümle şu oldu:
Bu hafta sonu ailecek denize gidelim dedik.
Özel plajların fiyatlarına baktık, kişi başı ücretleri görünce vazgeçtik. “Halk plajına gideriz, deniz aynı deniz.” dedik.
Sabah erkenden gittik.
İlk yarım saat her şey çok huzurluydu.
Sonra etraf dolmaya başladı.
Bir tarafta 10-15 kişilik erkek grupları, diğer tarafta herkes kendi hoparlörünü açmış son ses müzik. Bir yerden arabesk geliyor, yan taraftan rap, biraz ileriden bambaşka bir müzik… Kimin ne dinlediği belli değil, bütün sesler birbirine girmiş.
Kimsenin kimseyi umursadığı da yok.
Küçük çocuklar var, aileler var ama kimsenin “Acaba başkasını rahatsız ediyor muyum?” diye bir endişesi yok.
Ben de erkeğim ama açık söyleyeyim, ailem yanımdayken ben bile rahatsız oluyorum.
Bu tarz davranışları ne ara normalleştirdik?