UFO’lar neden saklandı? Çünkü mesele “var mı yok mu” değil… kontrol meselesi. Devlet dediğin yapı, bilinmeyeni yönetemezse otoritesi sarsılır. Eğer halk, “bizden daha ileri bir şey var” fikrine alışırsa, gücün tek kaynağının devlet olmadığı anlaşılır. İşte bu kırılma en tehlikelisi. Bu yüzden bilgi, parça parça verilir ya da tamamen gömülür. Çünkü kontrol, sadece silahla değil; algıyla kurulur. Ve algı dediğin şey, neyi bildiğin değil… neyi bilmediğindir. UFO gerçeği bir anda açıklanmaz, çünkü o an insanlar sadece bir şeyi sorgulamaz… her şeyi sorgular. Bu yüzden mesele gizlemek değil… zamanı gelmeden açmamaktır.
Yıllarca olmayan,olmaz artık diye düşündüğümüz konuların,bir anda olduğuna şahit olacağız.
Sonuçlar/Olaylar/Konular/
Alışılmışların dışana çıkıyoruz artık,bugün itibariyle.
Evren bir sinyal gönderdi.
Kiminle senkronize olduysa, o artık bu zincirin parçası.
Bu rastlantı değil.
Aşk,Para ,Mucize
Hepsi bu çizgide birleşti.
Bu tweet enerjiyi aktive ediyor.
Paylaşanlar… zinciri tamamlayacak.
#Pax#EnerjiAktif
@nasipetme Bu videolar alt kesimi ayakta tutuyor. Alt kesim ayakta ve keyifli durursa siyasetin incelenmesi m��mkün olmaz. Sonra avuç kadar insan günlük et tüketimine devam ederken alt kesim bayramdan bayrama o etin en ucuzunu yer :)
@MilenyumKahin Bunların hepsi servis elemanı. Mutfakta ne pişiyorsa masaya onu getiriyorlar. Dünya toplumu böyle yönetiliyor. Dini onların bize ilettiği gibi yaşıyoruz
Güzellik yüzeyde kalır. Herkes görür, etkilenir, geçer. Ama asıl tehlike bu değil. Asıl tehlike, birinin senin en korunaklı, en gizli, kimseye açılmayan yerine ulaşabilmesidir. Bu artık bir beğeni değil; kontrol edilebilen bir duygu değil. Orası, mantığın sustuğu yerdir.
“Bir insanın entelektüel ve ahlaki değeri ne kadar yüksekse, gürültüye karşı hassasiyeti de o kadar fazladır. Gürültü, aklım��zı zayıflatır ve düşünce yetimizi köreltir..”
Sana bakmam bile bir anlam yüklemektir. Doğrusu, sen artık benim için özel biri değilsin. Herkese nasıl davranıyorsan öyle davran. Gerçek manada bitirmek böyledir.
@fikriakyuz99 Acının pornografisi olur mu?
Olur...
Acı duymak mahremiyettir.
Size ait olan bir acıyı herkesle paylaştığınızda artık insan olmaktan çıkarsınız.
Hele hele bunu kamera önünde kurgulayarak yaparsanız kimse sizi samimi bulmaz.
Gidip kuytu bir köşede ağlamak daha evlâdır.
Kuldan medet uman, istediği olmayınca inancını da kaybeder. Çünkü dayandığı şey hakikat değil, aciz bir insandır. Allah’a dayanan ise yalnız kalmaz; çünkü O’nun kudreti insanların yükselişiyle artmaz, düşüşüyle azalmaz.
Allah’tan başkasından yardım beklemek kalbi yorar. Çünkü insan sınırlıdır. Bugün güçlü olan yarın düşer. Bugün alkışlanan yarın unutulur. İlahi olan ise zamana bağlı değildir. Gerçek iman, kimseyi kahraman yapmamaktır. Çünkü Allah’ın planında kahraman yoktur; sadece görevini yapan kullar vardır. Sessiz iyilikler göğe yükselir, isimler değil.
Kahramanlar, reisler, şeyhler, liderler insanüstü sanıldığı an hakikat kaybolur. Çünkü insanı insan yapan şey kusurdur, hatadır, sınırlılıktır, faniliktir. İşte bu faniliği unutulan herkes zamanla kutsallaştırılır.
Devletle hiç çalışmadım. Bundan sonra da olmaz. Bana kimse ulaşamaz çünkü. Ne kadını, ne erkeği, ne devleti. Yalnız dürüst memurların yaşadığı baskıyı biliyorum. Dürüst olan da ariflik belirtisi vardır. Arif olan da sabırlı olur. O her zorluğun geçici olacağını bilir. Çünkü arif olan, gücün kalıcı olmadığını görür; makamların, koltukların, korkuların zaman karşısında eridiğini hep bilir. Bugün baskı kuran yarın unutulur, bugün sessiz kalan yarın ayakta kalır. Arif olan sabrı zayıflık sanmaz; sabrı, hakikatin zamana emanet edilmesi olarak görür. Çünkü bilir ki acele eden güç kurar, sabreden ise kendini kurtarır.
Arif olan kalbini fani yapılara bağlamaz. Çünkü insanın mutlak sığınağı değişen düzenler değil, değişmeyen Hak’tır. Devlet kullanır; Allah korur. Sistemler işi biteni siler; Allah kulunun niyetini saklar. İnsanlar menfaat bitince yüz çevirir; Allah ise kulunu düşse bile terk etmez.
Devlete tapınan toplumlar başlangıçta birlik hissi yaşar; herkes aynı sözü tekrar eder, aynı gururu paylaşır. Fakat zamanla bu birlik adaleti susturur. Adalet sustuğunda ise yanlış büyür ve kimse artık bu yanlışı durduracak cesareti gösteremez. Bir adaleti, bir hukuku kalmamış devlet de en sonunda yok olur gider. Devletin bu sonu böylece bir anda değil, uzun bir sessizlikten sonra gelmiştir. 15 Temmuz'dan sonra size ve devlete yapılan işte buydu. Tek adam rejimleri her zaman önce kendi halkını düşürür, sonra güç aldığı devleti yok eder. Bu sıralamada gitmeyen hiçbir tek adam rejimi de tarihte olmamıştır.
Sonunda yok olan milletler düşmanları yüzünden değil, kendilerini sorgulamayı bıraktıkları için yok olur. Çünkü kibir, toplumların sessiz hastalığıdır. İnsan kendini üstün gördüğü anda öğrenmeyi bırakır; öğrenmeyi bırakan ise zamanın önünde değil, gerisinde kalır.