@kartalbld
Kartal’da bazı yolları kullanırken araç sürmekten çok çukur tahmin oyunu oynuyoruz. Günlük ulaşım sırasında sürücüler yol takibinden çok çukurlardan kaçmakla uğraşıyor.
Gerekeni yapın artık.
#MilliTakım Şu açıdan bakmak lazım enson böyle bir durumdan sonra takımdaki dinazorlar temizlenip yeni jenerasyon kurulmuştu. Şimdi tam zamanı takımı bozan dinozorlar yerine bu turnuvaya götürülmeyen oyuncuları alma zamanı...
Ne gariptir ki CHP, bugün geldiğimiz noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu temel ilkeleri ayakta tutacak son kale durumuna gelmiştir. Düşünün; yaşanan olayları ve söylemleri… “Yeni Türkiye” diye yutturulmaya çalışılan şey nedir?
Mesele artık CHP’li olup olmamak değil.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
@XANTAREScsgo Sıkıntı yok.Her turnuva her maç sadece sizi izlemenin bu seviyede bir takımımızın olmadının keyfini çıkarıyoruz. Siz de öyle yapın.Yılmak yok yola devam.
Bir eğitimci olarak artık neresinden tutup neresini konuşacağımızı şaşırdık. Üstelik bizim söylediklerimiz umurlarında da değil. Ama gerçek şu “Türkiye’de eğitim sistemi çöktü”
İşte çöken sistemin 10 açık göstergesi:
1-Okullar okul olmaktan çıktı. Eğitim diye bir şey yok her şey sınav için oldu. Okullar sınava hazırlık merkezi oldu.
2-Çocuklarımızın 3’te 1’i okula aç gidiyor. Okullar “başarılı” “zengin” ve “yoksul” okulları olarak kategorik olarak ayrılmış durumda.
3-Okullar yetmediği için herkes ikinci bir okula gidiyor: dershane. O da yetmiyor özel ders alıyor.
4- Ortaokul LGS’ye, liseler YKS’ye hizmet ediyor. Öğretmensiz ve okulsuz sistem yaratıldı. 8. sınıf ve 12. sınıf öğrencileri sadece sınava hazırlanıyor.
5-Ekonomik kriz başka ilde üniversite okumayı imkansız hale getirdi. Üniversiteler çöktü. Umut olmaktan çıktı. Üniversitelerin özerklik ve yaratıcılığı “0” seviyesinde.
6-Öğretmenler müfredatı bilmiyor. Evrak üzerinde iş yapılıyor. Beceri dersleri yok edildi.
7-Okul öncesi eğitime erişim 3 yaşta %17, 4 yaşta %37 5 yaşta %78 de kaldı. Okul öncesi eğitim alabilenler büyük oranda varlıklı aile çocukları.
8-Üniversite diploması var ama iş yok.
9-Okullar arasında dev bir eşitsizlik var.
10-CİO verilerine göre 7-17 yaş aradı zorunlu eğitimde olması gereken 1.2 milyon genç nerede belli değil.
11- Ne okulda ne işte genç sayısı 6.5 milyonu buldu. Sistemde kimse mutlu değil.
Öğrenci mutsuz.
Öğretmen yorgun.
Veli endişeli.
Bir sistem düşünün:
İçindeki herkes şikâyetçi ama sistem hiç değişmiyor.
Belki de artık şu soruyu dürüstçe sormak gerekiyor:
Sorun çocuklarda mı?
Yoksa eğitimi yönetenlerde mi?
El Salvador Başkanı @nayibbukele ’ye “Hapse attıkları suçluların insan hakları” konusunda sorulan soruya verdiği cevabı iyi dinleyin…
(Türkçe altyazılı yaptık)