Bugün yolumuz bir vesile ile Erzurum’un Pasinler ilçesine düştü. Oralı bir arkadaşım vasıtasıyla, ilçenin hemen her yerinden büyük bir heybetle görünen, ilçeye de eski ismini veren Hasankale’ye çıkmak istedim. Ne hissettiğimi söylesem, herhalde hayranlıkla üzüntü arasında bir yerde kaldım derim.
Dağın üzerine kurulmuş, hala bütün heybetiyle ayakta duran inanılmaz bir yapı. Öyle bir coğrafyaya oturuyor ki burada Game of Thrones’tan bir sahne çekseniz çok fazla efekte ihtiyaç duyacağınızı bile sanmıyorum.
Ama yolu perişan. Arabayla dahi ancak bir yere kadar çıkılabiliyor, devamını yürümek gerekiyor. İçeride görevli yok, doğru düzgün bir bakım yok; kale hayvan pislikleriyle ve insan artıklarıyla dolu.
İnsanın aklına ister istemez şu geliyor: Bu yapı Avrupa’nın herhangi bir yerinde bir şato olsaydı bugün turistlerin uğrak noktalarından biri olur, Halloween partilerine ev sahipliği yapardı. Bizde ise böylesine güzel bir eser, dağın başında kendi kaderine bırakılmış.
İnsan gördüğüne hayran oluyor, gördüğü muameleye üzülüyor.
Sizler için birkaç güzel kaynak bırakıyorum. Ülkemizin böylesine derin ve büyük bir tarihi mirasa sahip olması karşısında büyülenmemek elde değil.