Eski AKP Milletvekili Mehmet Ocaktan:
◼️ Son dönemde Türkiye’de olup bitenleri gördükçe, derin bir hüzne ve de endişeye kapılmamak mümkün değil.
◼️ Çünkü ekonomide, hukukta, eğitimde, insan ilişkilerinde akıl ve mantıkla izahı mümkün olmayan, hakkaniyete uymayan, vicdanları yaralayan asrın en büyük kirliliği yaşanıyor ama ne hikmetse kimse rahatsız değil.
◼️ İşin en vahim olanı da bu ahlaki kriz cehenneminin, ahlaka, adalete, hakkaniyete önem verdiğini iddia eden insanlar tarafından inşa ediliyor olmasıdır.
◼️ Düşünün ki AK Parti iktidarında bakanlık yapmış, partinin genel başkan yardımcılığına kadar yükselmiş olan Fatma Betül Sayan Kaya, fon skandalında milyarlarca lira haksız kazanç sağlıyor.
◼️ Ama şu ana kadar parayı iade ettiği resmen belgelenmese de skandal patlayınca alelacele paranın yarısını hazineye iade ettiği şeklinde bir algı oluşturarak temizleneceğine inanıyor.
◼️ Fona yatırdığı bu paraları nereden bulduğunu henüz açıklayamayan Fatma hanım, parti yönetiminde olduğu günlerde her zaman adalet ve hakkaniyet duygusuyla hareket ettiklerini, milletin emanetine, milletin kuruşlarına sahip çıktıklarını söyleyerek sağlam ahlak nutukları atabiliyor.
◼️ Bu fotoğrafta bir yanlışlık var… Ya bu insanlar bize, bu eylemlerini örtmek için yanlış bir ‘ahlak fotoğrafı’ dayatıyorlar ya da biz ahlakı yanlış anlıyoruz.
◼️ Zira bizim inandığımız dinin tarif ettiği ‘ahlak’ anlayışında, yüzbinlerce insanın fona yatırdığı paralar üzerinden haksız kazanç sağlamayı ahlakla ve dinle izah etmek mümkün değildir.
◼️ Eğer ‘partili dindarların’ hikayesi asrın soygunu olarak nitelenebilecek olan bu fon skandalıyla bir yerde buluşuyorsa ve de bütün bunlar AK Parti’nin iktidarı döneminde oluyorsa, o zaman oturup esaslı bir iç sorgulama yapmaya ihtiyaç var demektir.
◼️ Hani dindar nesiller yetiştirmek üzere her mahalleye İmam Hatip okulları açmıştık, nerede bu örnek nesiller?
◼️ Yetiştirdiğimiz dindar nesiller hak-hukuk, adalet tanımayacaksa, ahlakı üstün bir değer olarak tanımlayan Kur’an’ın ve Sünnetin gösterdiği istikamet, bu nesiller için bir anlam ifade etmiyorsa, bu okulları niye açtık ki…
◼️ Bir yanlış anlamaya mahal vermemek için hemen ifade edelim, İmam Hatip okulları ülke için elbette bir ihtiyaçtır.
◼️ Ama ne yazık ki İmam Hatip okulları bugün bir takım siyasal çıkarlar adına fazlaca kullanılır hale geldiği için her geçen gün kan kaybetmeye devam ediyor.
◼️ Bugün önümüzdeki Türkiye fotoğrafına baktığımızda, AK Parti’nin her vesileyle övündüğü gibi, her mahallede bir İmam Hatip okulu açtık ama ne acıdır ki ahlakı kaybettik…
◼️ Maalesef dinin özüyle irtibatını kaybetmiş ‘görsel dindarlık’ anlayışı yüzünden, ilahi hitabın mesajı ışığında hayatı doğru okuyamadığımız gibi, din eğitimi adına açtığımız okulları cahiller ordusu yetiştirmekten de kurtaramıyoruz.
◼️ Çünkü dindar nesiller yetiştirmeyi, “bizim partiye oy getirecek nesiller” anlayışı üzerine bina ettiğimiz için, bu her mahalledeki okullarımız bile ahlaki çürümeye çare olamaz hale gelmiş bulunuyor.
Bu darbe AKP'ye değil,AKP Genel Başkan yardımcısı ve onun gibiler tarafından vatandaşa yapılmış bir https://t.co/OaMIZCmu61ğdur edebiyatı yapmaktan vazgeçin artık. https://t.co/dCtU7C8CLP
Bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan kürsüye çıktığında Yeni Parti Grubu çok matah bir şey yapıyormuş gibi Genel Kurul salonunu terk etti.
Arkadaşlar öncelikle kendinize bu kadar anlam yüklemeyin.
Yaptığınız bu terbiyesizliğin bizim açımızdan gerçekten bir kıymetiharbiyesi yok.
Siz salonda olsanız ne olur, olmasanız ne olur ama bu bayağılığınızla hem milli iradeye hem de bu Gazi Meclis’e ayıp ediyorsunuz.
Cumhurbaşkanımızı dinlememekle inanın ne kendisine ne de hareketimize hiçbir şey kaybettiremezsiniz; yalnızca kendi ezik siyasi seviyenizi ve devlet adabından bihaber olduğunuzu bir kez daha göstermiş oldunuz.
Tebrikler 👏
Sevgili yurttaşlar,
Aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor.
Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor.
Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.
Bu aynı zamanda, Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır.
Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.
Ş. Can Atalay -Seçilmiş Hatay Milletvekili-
YENİ Partili Gökhan Günaydın:
"İşlem yapanları görüyoruz, bilgiler bize geliyor.
Evini geçindirmekte zorlanan insanların milyonlarca liralık işlemleri var. Bunlar çantacı. Kimlerin çantacısı oldukları da herkesin bildiği sır.
Yeni Parti, her gün bu konuyla ilgili yeni bir bilgiyi kamuoyuyla paylaşacak."
Kırmızı çizginiz millet ise,neden Genel Başkan Yardımcınızın milleti dolandırmasına göz yumdu nuz?neden 163 milyon serveti nasıl edindiğini aziz milletiniz adına sormuyorsunuz? Neden bağımsız yargı! önünde hesabı sorulmuyor?partinizin disiplin kurulları hakkında ne yapıyor?
“İster piyasa manipülasyonuyla ister borsa oyunlarla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına hukukunu, malına, mümkünü el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur.
Hak yenmesine izin vermeyiz.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan meydan, şehir şehir dolaşanlarla mukayese etmesin.
Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz Aziz’in milletimizdir.”
Bir ricam var, lütfen görmeden geçmeyin. 🙏
11 yaşındaki Ahmet Taha, 4. evre lenfomayla mücadele ediyor. Evladım için bir paylaşım desteği rica ediyorum. 🤲❤️ #AhmetTahayaDestek
Günlerdir Özgür Özel ve YENİ Parti’ye çerçeve yasaya “HAYIR” denmesi için baskı yapıyoruz.
Başarılı olduk mu?
Bence evet.
YENİ Partili 91 vekilin 89’u oy kullandı,
35’i EVET,
54’ü HAYIR dedi.
Günlerdir yasaya sadece YENİ Parti oy verecek, 91 vekil blok olarak hayır dese yasa meclisten geçmeyecek gibi davrandık kabul edelim!
Özgür Özel de, matematik bilen herkes de çok iyi biliyordu ki, YENİ Parti blok olarak “HAYIR” dese bile bu yasa meclisten geçecek ve iktidar bunu milliyetçi muhafazakar seçmene “YENİ Parti terörün bitmesini istemiyor” diye, Kürt seçmene ise “sizin eşit haklara sahip olmanızı istemiyor” diye pazarlayacaktı!
Peki YENİ Parti dışındaki partilere bu konuda baskı kuran var mı aramızda?
Yok değil mi?
Elbette YENİ Parti’nin akp iktidarının bitmesi için en büyük umut olması bizi bu konuda çok hassas yapıyor.
Gelelim Özgür Özel’in dün yaptığına;
O meclis konuşmasının sonunda “HAYIR” demiş olsa, seçim kazanmış kadar mutlu olacaktık değil mi?
Demedi ama bizlerin tepkisini de görerek grup kararı almadı ve çoğunluğun “HAYIR” diyeceğini bilerek milletvekillerini serbest bıraktı.
Her milletvekili de kendi seçim bölgesinin hassasiyetleri doğrultusunda oy kullanandı.
An itibarıyla ne Kürt seçmen YENİ Parti’yi kanuna destek vermemekle, ne de milliyetçi muhafazakar seçmen destek vermekle suçlayabilir.
İster kabul edelim, ister etmeyelim ama Özgür Özel sonucunu zaten değiştiremeyeceği bir oylamada bu şekilde tavır alarak iktidarın bir oyununu daha bozmuş oldu…
@eczozgurozel@yenipartiyiz