şu anda hayatımın en huzurlu çöküşünü yaşıyorum. deliriyorum gibi ama aynı zamanda sadece sakinleşiyorum. bir sürü şey için stresliyim ama aynı zamanda değilim. nasıl açıklanır bilmiyorum…
zaafım var
biraz maviye
biraz içimi açan gökyüzüne
gözlerimi dinlendiren yeşile
ruhumu ısıtan güneşe
sessizce açan çiçeklere
ve en çok da
içinde kendimi bulduğum manzaralara
kimseye
demeden,
kimseye
değmeden,
kimseden
olmadan,
kimseden
ummadan,
kimsenin saçına
ak olmadan,
sırtına yük
olmadan,
kalbine iz
bırakmadan,
sıyrılıp gitmek
lazım şu
hayattan
Nereye gidersem gideyim dönüş yolunda hep çok üzülüyorum mesela küçükken köye gitmek istemiyordum ama köyden dönerken de çok üzülüyordum yani ben hiçbir yere ait değilim ama aslında her yere de aitim..
moraller sıfıra inince instagram'daki o yapay neşeyi siktir edip direkt twitter'ın o kaosuna ve samimi dertlerine sığınmak... benim zihinsel acil yardım butonum resmen