Bu yasa PKK ve KCK’lı teröristleri, Türk milletinin evlatlarının katillerini affetme yasasıdır. Kanun lafzında af ibaresinin geçmemesi bu yasanın uygulamadaki somut karşılığının af olduğu gerçeğini değiştirmez.
Siyasi iktidar Türk Milleti’ne; bakın biz terörist başı Apo’yu, mehmetçiğe kurşun sıkan PKK’lıları affetmiyoruz. Biz yalnızca terör örgütüne üye olan, terör örgütünün propagandasını yapan, terör örgütüne finans sağlayan ancak kasten öldürme suçunu işlemeyen ve pişman olarak silahlarını teslim eden PKK/KCK’lı teröristleri affediyoruz diyorlar. İktidar bu propaganda ile gerçeği Türk Milleti’nden gizlemeye, Türk Milleti’nin öfkesini yumuşatmaya ve toplumsal direnci zayıflatmaya çalışmaktadır.
Şöyle düşünün: Terör örgütünün bir mensubu Kızılay’da, Taksim’de yahut Türkiye’nin herhangi bir yerinde bombalı veya silahlı bir eylem gerçekleştirecek, onlarca Türk insanı yaralanacak ancak bu terörist kimseyi öldürmediği ve dolayısıyla kasten öldürme suçunu işlemediği gerekçesiyle affedilecek öyle mi?
Yine kolluk güçleri ile 10 kişilik PKK/KCK’lı terörist grup çatışacak, çatışma sırasında Türk kolluk güçlerine kurşun sıkan 10 teröristten sadece birisinin kurşunu ile Türk askeri, Türk polisi ölecek ve geri kalan 9 terörist kasten adam öldürme suçunu işlemediği gerekçesiyle affedilecek öyle mi? Ya da bu teröristleri taşıyarak olay yerinden kaçıran şoför kimseyi öldürmediği gerekçesiyle affedilecek…
Yine örgütün yönetici kademesinde olduğu için hiç çatışmaya girmemiş ve hiçbir Türk askerini öldürmemiş olan teröristler dahi bu yasadan faydalanacak ve sözde pişman olmaları halinde affedilecekler öyle mi?
PKK/KCK’lı teröristlerin devam eden bütün terör soruşturma ve kovuşturmaları erteleneceği için yargılamaları devam eden bu teröristler hakkında kesinleşmiş herhangi bir hapis cezası bulunmayacak ve dolayısıyla Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen hak mahrumiyetleri uygulanmayacak. Peki bu ne demek? Yani hasbelkader trafikte kavga eden, komşusuyla kavga eden, okulda arkadaşıyla kavga eden yahut basit başka bir suç işleyen ve işlediği bu suçlar sebebiyle 1 yıldan fazla hapis cezası alan bir Türk evladı memur olamayacakken; onun yerine bu aftan faydalanan ve hakkında soruşturma ve kovuşturmaları ertelenerek affedilen PKK/KCK’lı bir terörist memur olabilecek!
Dün Türk askerine kurşun sıkan bir terörist, yarın karşımıza polis, hâkim, savcı, doktor ve belki de kaymakam ve vali olarak çıkabilecek!
Gazilerin ve şehit ailelerinin yanında olduğu için bu muameleye maruz kalan kişi TBMM’de milletvekili. Kaldı ki sıradan bir vatandaş olsa ne değişir?
Saldırıyı gerçekleştiren kolluk amirlerinin hepsinin yüzü de apaçık ortada. Kimlikleri belli!
Şu olay sebebiyle ilgili kolluk amirlerine soruşturma açabilecek bir tane yürekli cumhuriyet savcısı yok mu ?
@YS_Turkoglu@ankaracbs
@ankarabarosu Disiplin Kurulu tarafından bugün şahsıma bir tebligat gönderilmiş ve aşağıdaki paylaşımımda, meslektaşlarıma karşı küçük düşürücü ifadeler kullandığım gerekçesiyle savunmam istenmiş.
Savunmamı peşinen yapayım ve o zaman söylemediğimi şimdi söyleyeyim:
Bebek katili ve PKK ile özdeşleşmiş olan ‘Jin, Jiyan, Azadi’ sloganını atan her kim olursa olsun, hangi meslek grubundan olursa olsun orospu çocuğudur!
''15 Ağustos 1461''
Fatih Sultan Mehmet Han, son Roma tacı Trabzon'u fethetti. Trabzon Sancağı olarak teşkilatlandırıldı. Osmanlı hükmünde gittikçe önem kazanan ve gelişen Trabzon , daha sonra Beylerbeyliği haline geldi. 1864 yılında yeni sistemle Trabzon Vilayeti ismini aldı.
15 Ağustos 1461
Fatih Sultan Mehmet Trabzon’da.
Kale içindeki Rum nüfus kale dışına çıkartıldı, bir bölümü İstanbul’a sevk edildi.
Kale içerisine Tokat ve Amasya çevresinden Türk nüfus iskan edildi.
Nasıl imzaladın bu yasayı mesela?
Şehit aileleri ve gaziler bu yasaya karşı iken Türk milleti karşı iken…
Asırlardır ninelerin çile çekti bu vatanı var etti sen ise öcalan’ın da onayından geçen bir yasayı imzaladın ilelebet bunun vebali ile yaşayacaksınız!