Daha önce de "rekabetçi kur politikası" dedikleri şey çalışanları düşük maaşla ve tüketicileri yüksek fiyatlarla daha da fakirleştiren ve bu süreçte patronların berbat işletme idaresine rağmen yine de para kazanabilecekleri bir ekonomi politikasıdır.
Kabul edilen 7595 sayılı Kanun'da (Çerçeve Kanun), daha önce ifade etmeyi unuttuğum bir sorun daha var.
Bunu da, en azından tarihsel olarak, kaydetmek isterim:
Anayasa'nın 169'uncu maddesine göre "orman suçları" af yasağına tabidir.
PKK/KCK adına ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenmiş suçlar yönünden de af getirildiği için Kanun, bu yönden de Anayasa'ya aykırıdır.
1970'lerde Japonya zenginleşti. Tekstil ona pahalı geldi, fabrikalar Kore'ye taşındı.
1990'larda Kore zenginleşti. Fabrikalar Çin'e taşındı.
2010'larda Çin zenginleşti. Sıra Vietnam'daydı, Bangladeş'teydi, Endonezya'daydı.
Fabrikalar taşınmadı.
Asya'nın kalkınma sırrı bu zincirdi. Fakir ülke ucuz iş gücüyle başlar, zenginleşir, işçilik pahalanır, fabrikalar sıradaki fakir ülkeye gider. Uçan Kazlar Modeli.
Çin zinciri kırdı. Zenginleşti ama tekstili, oyuncağı, ayakkabıyı bırakmadı. Çipe de girdi, yapay zekaya da. Xi Jinping 2023'te açıkça söyledi: geleneksel sanayileri düşük seviye diye gözden çıkaramayız.
Rakam ortada: 2000'de dünya imalatının %6'sıydı, bugün %29'u. BM'nin 2030 projeksiyonu: %45. Dünyada üretilen her şeyin neredeyse yarısı, tek ülkeden.
Devlet sübvansiyonuyla fiyatı kırıyor, 1.4 milyarlık iç pazarda ölçekliyor, malı dünyaya boşaltıyor. Kimse o fiyata üretemiyor.
Bu sadece Batı'nın sorunu değil, herkesin sorunu. Tayland'da 2.000 fabrika kapandı. Endonezya tekstilinde on binlerce kişi işini kaybetti. Almanya'yı söylemeye gerek bile yok.
50 yıl boyunca her fakir ülkenin bir sırası vardı.
Çin sırayı aldı, vermedi.
Bir daha hiçbir ülke ucuz emekle zenginleşemeyecek.
Hindistan bile.
@ErhanErkut 1964 ilk sınavdı. Yanlış doğruyu silmiyordu. Hiç kimse öğretmeden eleyrnediklerimin hepsini “c” işaretlemiştim. Elediklerimde c varsa başka işaretlemiştim.
DİSK raporu: İlk 7 ayda işçiden patrona gelir transferi 1,5 trilyonu buldu!
DİSK-AR'ın Ağustos 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu'na göre, "enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının yılın 7 ayındaki ücret kaybı" 1 trilyon 487 milyar liraya ulaştı!
İstanbul’un en başarılı belediye başkanlarından birini daha tutukladılar.
Suçu Haliç Tersanesinin özelleştirilip AVM yapılmasına engel olmak.
Suçu Üsküdar’ı gerici erkeklerden kurtarıp tarikatların musluğunu kesmek!
Suçu AKP’ye geçecek kadar kendini küçültecek bir suç işlememiş olmak!
Dün tutuklanan sadece Sinem Dedetaş değil.
Asıl tutuklanan onlarca farklı belediyede olduğu gibi “bu belediyeyi bu kadın yönetsin” diyerek oy veren bizlerin seçme hakkıdır!
"Eyyam-ı bahur geliyor", "Ejderha sıcakları geliyor", "Bittik, yandık", "Bu kez felaket olacağız", "İstanbul 40 derece olacak" gibi haberlerin tamamı magazinsel olup gerçek dışıdır.
Ülkemizde 15 Ağustos'a kadar ciddi bir sıcak hava dalgası beklenmiyor. Normal yazla devam...
Uzun süredir üzerinde çalıştığım bir projeyi bugün duyurmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Bilge ve Yonga: 7-12 yaş çocuklar için 32 kitaplık bir bilgisayar mimarisi serisi. Tamamı ücretsiz, bugün yayında.
Yıllardır üniversitede bilgisayar mimarisi anlatıyorum. Öğrencilerin çoğu bir işlemcinin içinde ne olup bittiğini ilk kez ikinci ya da üçüncü sınıfta duyuyor. Oysa bu konuların özü, doğru anlatıldığında bir çocuğun rahatlıkla kavrayacağı şeyler: bir anahtar açılır ve kapanır, her şey sıfır ve birle yazılır, işlemci bir buyruğu alır, anlar ve yapar.
Seride meraklı bir çocuk olan Bilge ile küçük robot arkadaşı Yonga var. Bilge sorar, Yonga anlatır. Kumdan yonga nasıl çıkar, bilgisayar neden ısınır, önbellek ne işe yarar, bir program nasıl makine diline dönüşür. Her kitabın sonunda kısa bir "Bugün Ne Öğrendik?" özeti var.
426 sayfa, her sayfanın kendi çizimi var. Kapaklarla birlikte 458 özgün görsel. Tarayıcıda okunuyor, isteyen PDF ya da EPUB indiriyor.
Bir şeyi de açıkça söyleyeyim. Bu seriyi birkaç yayınevine anlattım, destek çıkan olmadı, çoğundan yanıt bile gelmedi. Açık erişimi ilke olarak zaten tercih ediyorum, kitaplar bu yüzden ücretsiz. Ama çocukların kitabı eline alıp sayfasını çevirme deneyimini yaşayamıyor olması benim için bir eksiklik.
Ülkemizde yayıncılığın mürekkep ve kağıt masrafını hesaplamanın ötesine geçmesi gerekiyor. Bir eserin değeri satacağı kopya sayısıyla ölçülmüyor.
Basmak isteyen bir yayınevi çıkarsa kapım açık. Tek koşulum, kitapların dijitalde ücretsiz kalması.
https://t.co/o5sHPrIwzT
Henüz Şehir Hatları Gen. Müdürüydü. Tanışmıyorduk. Emirgan İskelesi’nin bakımsız olduğunu tadilat beklediğimizi yazdım. Bir ay içinde yenilendi. Teşekkür için götürdüğüm kazağı kabul etmedi. “O zaman İskeleye bir saat alayım” dedim “O olur ve onu birlikte asalım” dedi. Geldi, birlikte astık. Hayatımda bürokratlardan gördüğüm en zarif davranıştı. Sanırım suçu da budur . #SinemDedetaş
BİLGİLENDİRME!
Genel Başkanımız Özgür Özel’in abdest alırken çekilen ve kamuoyuna yansıyan görüntüler, 3 Temmuz 2026 tarihinde Kastamonu programı sırasında cami cemaatinden bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedilmiş ve aynı gün sosyal medyada paylaşılmıştır.
Söz konusu görüntüler, Partimiz tarafından çekilmemiş veya paylaşılmamıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Yeni Parti'yi 2 milyon üyeyle başlatıyoruz. Tüm algıları boşa çıkarıyoruz. Kurtarıcı beklemiyoruz, kurtarıcı hepimiziz. Siyaseti dışarıdan izleme dönemi kapandı!
#yeniparti