Sıfır Birin aslında bir İttihad ve Terakki eleştirisi olduğunu, Cio Savaş ve Özgür'ün 3 paşaları, Kökan abenin M.Kemal'i temsil ettiğini anladığınızda her şey yerli yerine oturacak.Halkını kurtarmak isteyen bir grup bıçkın gencin her işi berbat edişi..İşte bizim makus hikayemiz..
Avukatlarım,büyüklerim tahkim sürecini bekle diyorlar.Bir kere günah keçisi olarak seçilmişim.Kalemimin kırıldığını biliyorum. Hakkımda verilen haksız,adaletsiz kararın değişeceğini hiç inanmıyorum ama Allah korkusu olan insanlar olduğuna inanıyorum ve bu yüzden tahkim sonrası detaylı açıklama yapacağım… Umarım benimde bir ailemin olduğunu sadece beni cezalandırmadığınızı düşünürsünüz…
haluk bilginer'in ana kadroya dahil olması, kıvanç tatlıtuğ'un konuk oyuncu olarak gelmesi ve epik istasyon sahnesi. güçlü kadro, kusursuz senaryo, muhteşem müzikler. türk televizyon tarihinde daha üstü yok.
Kaptanımız Mert Hakan Yandaş tahliye oldu
3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada kaptanımız Mert Hakan Yandaş ile dosyada tutuklu tüm sanıkların tahliyesine karar verildi.
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmayı Başkanımız Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Şekip Mosturoğlu, önceki Başkanımız Ali Y. Koç, mevcut ve bir önceki dönem yöneticilerimiz, Teknik Direktörümüz Domenico Tedesco ile futbolcularımız da takip etti.
Taraftarlarımız ise duruşma öncesi İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde toplanarak, futbolcumuza destek oldu.
kız: sen acaba hayatında bir şey için hiç çabaladın mı
erkek: ... (aklına 2013 yazında peste kadrolar güncel kalsın diye her gece sporxten transferleri takip edip oyun ayarlarından tek tek elle kadro kurduğu günler aklına gelip ağlamaya başlamıştır
yaşanmış bir hikayedir
İLBER HOCA'NIN BİLİNMEYEN HASSASİYETİ ; DUA BEKLEYEN KİMSESİZ CARİYE VE SARAY AĞALARI
Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın Müslümanlığına dair bir şeyler yazmayı ayıp ve de yersiz addederim. Fakat hakkında yazılanlar bu yazıyı yazmaya beni mecbur bıraktı. Hoca aleyhinde yanlış zan sahibi olabilecekleri hem aydınlatmak ve hem de tarihe not düşmek için bu yazıyı yazdım. Merhum Ortaylı hocamız samimi bir Müslümandı, fakat bunu birilerine göstermekten hassaten ictinab ederdi. Allah ile kul arasında olan ve başka kulların da haberdar olmasının gerekli olmadığı çok güzel hasletlere sahipti.
Fazla kişinin bilmediği, hocamızın hassasiyetini gösteren aşağıda anlatacağım olay ise ibretlik tarihi bir hadisedir. İlber hocamız 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü tayin edildi ve bu görevde 2012 yılına kadar kaldı. Göreve geldiğinde ilginç bir âdet başlattı. Müdür tayin edildiği senenin Ramazan ayında Topkapı Sarayı’nda görev yapmış ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okuttu. Hatim bittiğinde küçük bir katılımcı grubu ile duasını okuttu. Kasım 2005 tarihindeki hatim duasına davet edilen birkaç kişiden biri olan değerli dostum Murat Kargılı o gün yaşananları şöyle anlattı: “2005 Ramazan ayında [5 Ekim-2 Kasım] İlber Hoca beni aradı ve ‘Yarın (Salı) Hırka-i Saadet’i açacağız ve siz de gelir misiniz’ dedi. Ben de severek davete icabet ettim. Saat 11.00 gibi Topkapı Sarayı’na intikal ettim. Salavatlar eşliğinde Hırka-i Saadet açıldı. İlber hoca daha önceden destmâller hazırlatmıştı. Hırka-i Şerif’in açılması töreninden sonra Hocamız bana ‘Murat, akşam iftar yapacağız gelir misin’ dedi ve gelmem hususunda ısrarcı oldu. İftardan sonra Fatih Çollak Hoca bir aşir okudu. İlber Hoca aşir kıraatinden sonra elime ekte fotoğrafını yayınladığımız belgeyi verdi. Fatih Hoca, İlber hocanın listesini hazırladığı ağaların duasını yaptı. Duadan sonra İlber hocanın listesini aldım, hocaya imzalattırdım ve tarih attırdım. Hoca o sırada bana ‘Bu sarayın sahipleri sultanlar değildir, asıl sahipleri bunlardır, bunların adı sanı unutulmuştur ve bazılarının nesepleri kesilmiştir, kimseleri de yoktur' dedi'.
İlber Ortaylı hocamız müdür olduğunda başlattığı bu âdedi sonraki yıllarda da devam ettirdi. Her Cuma muhakkak ağalar ve cariyeler için hayır yapar, Kur’an okur ve okuturdu. 2005-2012 yılları arasında hiç ara vermeden Ramazan aylarında Topkapı Sarayı’nda ağalar, cariyeler, Enderun hizmetlileri ve diğer hizmetlilerin ruhu için hatim duası okuttu. Bunu özellikle Osmanlı teşrifatına uygun bir şekilde Hırka-i Saadet ziyaretlerinden sonra yaptırırdı. Hatim duasına davet edilenler arasında muhakkak Saray’ın o dönemdeki “çalışanları da” bulunurdu. Bu hadiseye şahit olanlardan biri de hocam Prof. Dr. Mehmet İpşirli’dir. İpşirli Hocamız şahit olduğu töreni şöyle anlattı: “İlber, Saray’a müdür tayin edildiğinde Ramazan ayında bir gün beni aradı. Akşam hatim duası yaptıracağını ve duayı da benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de hukukumuza binaen kabul ettim. Akşam yaklaşık on kişinin katıldığı bir iftar yemeği verildi. Yemekten sonra bizzat İlber’in okutturduğu hatimin duasını okudum. Katılımcılar farklı meslek gruplarından idi. İlber, hatimi Saray’da hizmet etmiş ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için yaptırdığını, çünkü bunların arkalarında kendilerine dua edecek ve Kur’an okuyacak kimselerin bulunmadığını söyledi. Duadan sonra tatlı bir sohbet oldu ve daha sonra dağıldık”.
Ekte bu hadiseye dair ilginç bir belge yayınlıyorum. Belgeyi değerli dostum Murat Kargılı gönderdi. Merhum Hocamız, Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olduğu 2005 yılı Ramazan’ın da ağalar ve cariyeler için hatim indirttiği gibi kendisi de 50 Yasin-i Şerif adamış. Fotoğraftaki listeyi bizzat İlber Hocamız, Murat Bey’e bir hatıra olarak vermiş. Listede kimler için dua edildiği yazıyor. İlber hocamız bizzat kendisi “50 Yasin-i Şerif adadım” yazmış.
Tarihi sevdiren hocamız, değerli üstadımız İlber Ortaylı hocamızı kaybettik. Millete mâl olmuş bir tarihçi hocamızdı. Türk milletinin güvenini hiçbir zaman boşa çıkarmadı. Ermeni Meselesi üzerinden Türk milletine hakaret edenlere karşı en dik duran isimlerden biri oldu. Türk milletinin ve devletinin haklarını her zaman savundu. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Türk milletinin başı sağolsun.