erkekler hediye alınca en fazla hediye paketi ve not düşünür.
kadınlar ise hediye almaz, hediye yapar.
hanım 3 gündür tam mesai hediye yapıyor bana. çok merak ediyorum inşaallah bu akşam biter.
bugün doğum günüm.
hanım bana sürpriz yapacak diye 3 gündür kendini helak etti.
beni de bir odaya kapattı, yaptığı şeyleri görmeyeyim diye burdan çıkma diyor.
kadınların kıymetini bilin.
Cevat Akşitin derslerine giderdik gençlik çağında. Bu ilahiyat tayfasının kemalist olmasını nasıl yorumlamak gerekir acaba.
Bunlar yıllarca din anlattılar.
Malesef toplumun hocası ve hacısı ve tebası bunlardan oluşuyor.
Kadınların abdest alacağı şadırvanın cami bahçesinde olmamasına isyan eden genç kız:
• Şu anda Bursa Ulu Cami'deyim ve beni çok üzen bir olay var.
• Bakın şurada bir şadırvan var. Görebildiğiniz üzere şurada da bir şadırvan var ve Ulu Cami'nin ortasında muhteşem bir şadırvan daha var.
• Ve tabii ki bunların hepsi maalesef erkeklerin kullandığı şadırvanlar.
• Kadınların kullandığı bir şadırvan var, elhamdülillah ki ücretsiz; yerin altına giriyorsunuz.
• Böyle yani, bu kadar güzel bir şadırvan varken insan açıkçası kıskanmıyor değil.
• Gerçekten en çok sanırım şu hayatta Müslüman erkekleri kıskanıyorum ama özellikle Türkiye'deki Müslüman erkekleri...
• Yani Türkiye'de Müslüman erkek olmak bir ayrıcalıktır.
@_muradi_@ibrahimKAYA_632 söylediğin şey cahilane bir söz
yine de şöyle cevap vereyim
Nevevi hafızdı. Hafız biri en kötü günde bir cüz okur. bu ayda bir hatim yapar. 10 yaşında hafız olan Nevevi bu hesaba göre 35 yılda 420 kere kitabullahı okumuş olur
ama yine sizin gibi cahillerin dilinden kurtulmadı
Her zaman söylediğim sözü buraya kazımanın tam zamanı:
Önce MÜCAHİT olduk.
Sonra MÜTEAHHİT olduk.
En sonunda da her şeye MÜSAİT olduk.
Bizim olmamız gereken, yeniden Müslümanlaşmak, kendimize sil baştan çeki düzen vermek.
Vesselâm.
“Eğer size yasaklanan günahların büyüklerinden sakınırsanız, sizin öbür küçük günahlarınızı örtüp affederiz ve sizi değerli bir mevkiye / cennete yerleştiririz.” (Nisa, 4/31),
Gerçek sucuğun, katkısız ve hakiki sucuğun hikayesini biliyor musunuz?
Sucuk sevmeyen yoktur. Peki gerçek sucuk yediniz mi? Bize iki dakikanızı ayırın, anlatalım.
Sucuk, temelde ettir. Bir de tuz, baharat ve sabır. Yoğrulan hamur sarılır, sonra zamana bırakılır. Fermantasyon burada başlar. Laktik asit bakterileri (Lactobacillus ve Pediococcus türleri) etteki şekeri aside çevirir. Sucuk hem lezzetlenir hem kendini korur.
Bu yüzden gerçek fermente sucukta hafif bir ekşilik olur. Abartısı değil, dengelisi.
Rengi konusunda da dürüst olalım: bizim sucuğumuz vitrin pembesi değil. Rengini baharattan ve olgunlaşmadan alır, doğal ve mat. Parlak pembe bir sucuk görürseniz nedenini sorun, sormak hakkınız.
Piyasada sucuk adıyla satılan ürünlerin içeriği çok değişiyor. Tavsiyemiz basit: etiketi okuyun, içindekileri sorun. Biz kendi sucuklarımız için firmaları araştırdık ve katkısız üretim yapan, güvendiğimiz bir üreticiyle çalışmaya karar verdik, Elhamdulillah. "Fermente" yazıp altına katkı ekleme oyunu yok, etikette E kodu listesi yok.
Gerçek fermente, etin, tuzun, baharatın ve sabrın ortak emeğidir. Anneannenin çeyiz sandığı gibi: içinde hile yok, gizli katkı yok.
Nasıl yenir? Vakumlu poşetten çıkarın, buzdolabında birkaç gün dinlendirin, aroma derinleşir. Donmuş halde vakumlu poşetinde yaklaşık bir ay, ambalajından çıkmış sucuk 2 hafta içinde tüketilmeli. Çözülen ürünü tekrar dondurmayın.
Sucuklarımız soğuk zincirle, vakumlu gönderilir.
Gerçek sucuk deneyimi için: https://t.co/7lOAoJzWqB