Sayın Özgür Özel: "Bugün bir milattır," diyor. Kuşkusuz bunu zaman gösterecektir.
Ancak;
Mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezine polis zoruyla girilmesi, genel merkezden yansıyan görüntüler, Özgür Özel'in butlan kararını yırtıp atması ve yağmur altında partililerle yürüyüşü, tomadaki sıkılmış yumruğu... kararlılığı... siyasal tarihe geçen ikonik görüntüler oldu.
Sanırım mutlak butlancılar bu görüntülerden fena halde rahatsız oldular. Bunu hesaplamamışlardı.
İktidarın, seçim kazanmak için cumhuriyetle yaşıt CHP'yi, kendi istediği biçimde şekillendirme çabası, bunun için devlet güçlerini seferber etmesi, sadece CHP'yi değil, Türk demokrasisini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzenini tehdit eden bir durumdur.
Asla unutulmamalıdır ki hiçbir iktidar devlet değildir ve hiçbir iktidar sonsuza kadar devam etmez. Demokrasilerde iktidarlar gelip geçicidir.
📣Fatih Altaylı: (Kemal Kılıçdaroğlu)
⭕️ “Çok merak ediyorum. 80’ine merdiven dayamış, hepsini kaybetse de 13 seçime girmiş bir adamın bir tane bile dostu olmaz mı?
⭕️Belli ki yokmuş. Olsaydı, ‘Tarihe böyle bir leke ile mi geçmek istiyorsun?’ demez miydi?
⭕️Şimdi ben bunları yazıyorum diye çevresindeki iktidar destekli yalaka taifesi bana tüm güçleri ile saldıracaklar.
⭕️Umurumda değil.
⭕️Kemal Kılıçdaroğlu’nu uzun yıllar destekledim. Doğru yaptım, yanlış yaptım. Bilemem.
⭕️Bir kaset skandalı sonrası boşalan CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturması için destekledim.
⭕️Olsa olsa siyasal İslamcı bir partinin cumhurbaşkanı adayı olabilecek Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday yaptığında içimizden çok kızsak da, “Tıpış tıpış vereceksiniz” cümlesini hakaret gibi algılasak da, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “Ekmek için Ekmeleddin” saçmalığı konusunda basın danışmanı Özlem Gürses’i uyarsak da destekledik.
⭕️Muharrem İnce’yi aday gösterdikten sonra yapayalnız bıraktığını, parti olarak arkasında durmadığını, sanki parti içindeki bir genel başkan adayından kurtulmak için aday gösterdiğini hissetsek de destekledik.
⭕️Altılı Masa’yı kurduğunda da “çoğulcu bir yaklaşım” diye onay verdik ama parti içindeki kimileri cumhurbaşkanı adayı olması için goygoya başladığı zaman olacakları hissederek Mayıs 2022’de ve Eylül 2022’de kendisini iki kez uyardım. “Sakın aday olmayın.
⭕️Kaybedersiniz” dedim.
⭕️İkinci uyarımdan sonra kendisinin ağır hakaretlerine maruz kaldım.
⭕️O seçimi de 13. seçim olarak kaybetti ve CHP içinde haklı olarak bir muhalefet çıktı, “Yeter artık” dedi.
⭕️O gün bugündür o koltuğa yeniden dönmek, 80 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak için yırtınıyor.
⭕️Durmuyor, utanmıyor, bununla ilgili yaptığı paylaşımın altına yazılan on binlerce eleştirel yorumu bile okumuyor.
⭕️Dostu, arkadaşı, düşüneni, seveni yok görüyoruz. Yanındaki güruhun büyük bölümü, onu rezil etme pahasına partide güç ve imkan kazanmak, bunu da avantaya tahvil etmek isteyen bir grup asalak, dostu falan değil.
⭕️Ama yine de birisi söylesin kendisine.”
💥 Merkez Bankası'nda çöküş... İki saatte 14 milyar dolar gitti. Borsa'daki 2 trilyon liralık çöküş... Yarın bitmez.
🇬🇧 Londra'da BBVA'nın Türkiye Yatırım Konferansı'nda Mehmet Şimşek'in yüzüne bakıp salonu terk etti banka ve fon müdürleri.
💢 "Bizimle alay mı ediyorsunuz? Siz burada konuşurken, Türkiye'de ana muhalefet partisine kayyım tayin edildi." dediler ve salonu terk edip gittiler.
💡 Şimşek yerin dibine geçti.
💵 Yarın evdeki gümüşlere kadar satacaklar. Zecri tedbirler (Polisiye) de masada. Herkese geçmiş olsun.
Bugün TCMB'nin PPK toplantısından pas kararının gelme ihtimali oldukca yüksek.Beklentiler de bu yönde.TCMB Ortadogu'daki yükselen tansiyonu ve etrafımızdaki ateş çemberini dikkate alarak bekle gör stratejisini tercih edecektir.
25 yıldır her 5 Mart’ta olduğu gibi yarın da huzuruna gelmek, dua etmek isterdim İzzet Baba…
Ama bugün bedenim tutsak… Yine de kalbim Bolu’da, senin huzurunda.
Bu şehre bıraktığın miras sadece binalar, hastaneler, okullar değildi.
Sen bize iyiliğin, paylaşmanın ve insan yetiştirmenin ne demek olduğunu öğrettin.
Senin açtığın yolda Bolu’da vakıf kültürü büyüdü.
Gençlerin elinden tutmak, öğrencilerin eğitimine destek olmak,
hayırda yarışmak bu şehrin en kıymetli değerlerinden biri hâline geldi.
Ne mutlu bize ki senin açtığın yolda yürümeye, bıraktığın iyilik mirasını yaşatmaya gayret ediyoruz.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun İzzet Baba.
Seni özlemle, minnetle ve saygıyla anıyorum. #İzzetBaysal
Bir belediye başkanını, ifadeye çağırmak yerine evinden jandarma baskınıyla gözaltına aldırmak tarafsız hukuku değil, düşman ceza hukukunu işletmektir.
Bolu Belediye Başkanımız Tanju Özcan, tek işi şehrindeki öğrencilere burs sağlamak olan bir vakfa yapılan bağışlarla ilgili soruları yanıtlıyor.
Bu hukuksuz uygulamaların, milletin vicdanında yeri yoktur.
Başkanımızın yanındayız!
Yasadışı ticaret hala ekonomimizin en büyük sıkıntılarından birisi. Konuyu tüm taraflarıyla Ankara’da enine boyuna tartışacağımız bu etkinliği kaçırmayın.
@NBE_TV@EkonomimCom
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ, BİR ÇINAR AĞACININ DALI ve ORMAN KANUNU
Ankara’da bir orman çiftliği kuran, Yalova’da bir çınar ağacının dalını koruyan, ormanları devletleştiren ve ağaç bayramları kutlayan bir anlayıştan, 80-90 yıl sonra, ağaçları, ormanları liyakatsizliğe, ranta, yağmaya kurban eden bir anlayışa...
1937’de 3116 Sayılı, 136 maddelik Orman Kanunu hazırlandı.Kanunun gerekçesinde “Devlet malı olan ormanları, kişisel kazanç duygusu ile hareket eden müteahhitlerin elinden kurtarıp korumanın” amaçlandığı belirtilmişti.
Hep söylüyoruz; bu dizi ilmek ilmek işlenerek çekildi. Oyuncu kadrosu rastgele değil, işinin ehli ustalar özenle seçildi. Başarı da tesadüf olmadı zaten.
Adı geçen bazı dizilerle rakip bile değildir.
İRAN'A SALDIRI, BOP, TÜRKİYE, LOZAN
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında Ortadoğu'daki devletlerin parçalanacağı,sınırların yeniden belirleneceği,yeni uydu devletler kurulacağı;bu kapsamda Irak ve Suriye’nin dağılacağı,sonra sıranın İran’a ve hatta Türkiye’ye geleceği konuşuldu.
ABD’li Orgeneral NATO Eski Komutanı Wesley Clark,2007 yılında yaptığı bir röportajda şöyle demişti:
“Beş yıl içerisinde Irak’la başlayan sonrasında Suriye,Lübnan,Libya, Somali ve Sudan’la devam edip İran’la bitecek yedi ülkeyi dağıtacağız.”
Görülen o ki sıra İran'a geldi.
Geçmişte bu uyarıları dile getirenleri,çok bilmiş liberallerimiz,“komplo teorisyeni” diye küçümsedi.Ancak geldiğimiz noktada BOP'un"komplo teorisi" diye geçiştirilemeyeceği açıkça görülüyor.
BOP,söz konusu bölgeyi ve bu bölgedeki devletleri siyasi, sosyal ve ekonomik olarak olabildiğince istikrarsızlaştırıp etnik,dinsel, mezhepsel ayrılıklar üzerinden ayrıştırıp parçalamayı;bu süreçte kullanışlı, işbirlikçi yerel aktörlerden, tek adamlardan ve terörden yararlanmayı amaçlayan bir strateji izledi,izliyor.Bu süreçte hedef alınan devletlerde -zaten zayıf olan-ulusal birliğin ve demokrasinin yok edilmesi,adalete güvenin sarsılması,parlamentoların zayıflatılması ve terörist gruplarca halkta güvenlik endişesinin yaratılması amaçlandı.Böyle bir ortamda hedef devletlerin dağılıp parçalanmaları zor olmayacaktı, olmadı da.
Bu süreçte ulus devletlerin temel dayanakları durumundaki laiklik, ulusal bilinç, kamucu ekonomi ve bağımsızlık gibi ilkeler sistemli biçimde hedef alındı.
Atatürk'ün kurduğu tam bağımsız, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti de BOP'un hedefindeydi.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti büyük lokmaydı.Çünkü Türkiye'de, Ortadoğu'daki diğer ülkelerde olmayan çok güçlü direnç noktaları vardı:Güçlü TSK,kurumsallaşmış yargı,kökleri Türk Bağımsızlık Savaşı'na dayanan TBMM,ağır aksak işlese de seçimle iktidar değiştiren bir demokrasi,her şeye rağmen 80-100 yılda kökleşmiş laik sistem,ulusal bilinç (Türk ulusuna aidiyet duygusu) ve kökleri Erken Cumhuriyet dönemine uzanan sosyal devlet ve kamucu ekonomi gibi sağlam direnç noktaları vardı.
Hatırlayın! 12 Eylül düzenine rağmen 2000'lerin başında Irak tezkeresini reddedebilen güçlü bir TBMM, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini savunan bir Cumhurbaşkanı, bugünle kıyaslanamayacak derecede güven duyulan bir yargı sistemi, ABD etkisindeki iktidarın siyasi hesaplarına hayır diyebilen güçlü bir TSK, laikliğe önem veren devlet yapısı ve tüm farklılıklarıyla "Türk Milleti" potasında birleşmiş, ulusal bilinç sahibi yurttaş gerçeği vardı. Bu haliyle Türkiye Cumhuriyeti BOP'un yutamayacağı kadar büyük bir lokmaydı.
BOP, kapsamında Türkiye Cumhuriyeti'nin adeta genetiğini değiştirme süreci başlatıldı: "ılımlı İslam", "ileri demokrasi","vesayete son" ve "Yeni Türkiye" adı altında TSK,yargı,laik sistem,ulus devlet, kamucu ekonomi ve güçlü meclis hedef alındı.Bu süreçte bir taraftan terörle halkın güvenlik endişesi körüklenirken,diğer taraftan tarikatlar,cemaatler beslenip büyütüldü.BOP'a evet diyen, hata eş-başkan olan Cumhurbaşkanlarımız oldu. Ergenekon,Balyoz gibi kumpaslar ile TSK zayıflatıldı. Başkanlık Sistemi adı altında TBMM zayıflatıldı,"Yeni Saray Rejimi" kuruldu."Türk" demeyelim "Türkiyeli"diyelim söylemi, etnikçilik,anayasayı değiştirip laik ulus devleti dönüştürme planı da bu süreçte ete kemiğe büründü.
Son günlerde terör örgütü pkk'dan ABD Büyükelçisine kadar LOZAN'a yönelik saldırıları ve yeniden SEVR hayallerini de bu bağlamda değerlendiriyorum.Bölgede haritaları değiştirmeyi amaçlayan BOP,Türkiye Cumhuriyeti'ni parçalayabilmek için Lozan'ı hedef almak zorundadır.Çünkü sınırları belli,tam bağımsız,üniter,laik, sosyal hukuk devleti durumundaki Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası dayanağı Lozan'dır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin,kuruluş felsefesinden alacağı ilhamla bağımsızlığı,laikliği,ulusal bilinci, kamucu ekonomiyi,sosyal devleti, yargıyı,TBMM'yi ve demokrasiyi güçlendirmesi şarttır.Bu süreçte başka çıkış yolu yoktur.