Kim ne derse desin, geldiği günden beri yaşattığı rezilliklerden dolayı nefretle yaklaştığım ali koç bugün seçimi kaybettiği için üzüldüm. hala daha ondan nefret ediyorum rezil olarak gittiği için de mutluyum ama sadettin saran bu kulupten almaya gelmiş bi adam. pişman olucaz...
Apple 1976 senesinde kuruldu. Siz o zaman Anıtkabir'in bayrak direğinin ipini ürettik diye bayram ediyordunuz.
İlk telefonu, iPhone 2'yi 2007'de çıkardı. Siz o zaman başörtüsüyle uğraşıyordunuz.
2002'de milli gelir 238 milyar dolardı, bugün 1 trilyon 706 milyar dolar. 7 katından fazla.
Üstelik bu sizin gibi prangalara rağmen.
Şimdi git buzlu viskini iç ve kudurmaya devam et...
🚨Osayi Samuel:
"Türkiye'de Yağız adlı bir gazeteci, Menajerim ile iş birliği yaparak yüksek maaş istediğime dair yalan haberler yaptı.
Bu yüzden menajer değiştirdim ve Fenerbahçe kariyerim sonlandı."
AHBAP Derneği’nin satın alma müdürünün ifadesi:
Kızılay’dan çadır satın alımı şeklinde yaratılan algı Haluk Levent ve ekibi tarafından bilinçli olarak dolaşıma sokuldu.
Bu bilgi kesinlikle içeriden servis edilmiştir. Bu şekilde olup bitenler siyasi zemine kaydırıldı.
Sanatçılar çoğunlukla manipüle edildi. Kızılay zaten bir iştiraki üzerinden çadır temin ettiği için teknik olarak bunu satmak zorundaydı. Yani kendisi bile temin etmek istese bu para çıkışına ihtiyaç vardı.
Ben o dönem oluşan devlet karşıtı havanın yaklaşan seçimlerle birlikte bu tür bir haberle bilinçli olarak yayıldığını düşünüyorum.
Bu şekilde de dernek çok fazla taraftar ve bağış toplamış oldu.
Haluk Levent bana bir sorun olursa kendisinin İsviçre’ye kaçacağını söyledi.
Ben de şaşırdım. ‘Yaptığımız yasadışı bir şey değil, neden kaçalım?’ dedim.
Daha sonra benden evrakları olabildiğince gizlediler. Beni dışladılar. Adımı ajana çıkarttılar.
Uzaktan çalışma sistemini yasadışı faaliyetlerini daha rahat yürütebilmesi için getirdiğini düşünüyorum.
Vlahovic tam 3 kere Skriniar’a kafa atıyor.
3 kere kafa atan o değilmiş gibi Skriniar düşmeyince kendini yere atıyor, bir de Skriniar’a el hareketi çekerek erkeklik taslıyor.
BJK’liler günlerdir bu pozisyon üzerinden algı yapıyor..
📢 New York'ta yaşayan Hristiyan bir genç:
🔸"Aklım almıyor, inanılır gibi değil."
🔸"Binlerce kilometre öteden gelen Ruhi Çenet adlı bir Türk, hemen yanı başımızda dönen dolapları ortaya çıkarıyor.
🔸"Milyonlarca dolar paramızın siyonistlere nasıl peşkeş çekildiğini gözler önüne seriyor."
🔸"Ben bu fare kılıklı siyonistler gidip dua etsin diye devletten ceplerine 75.000 dolar akıtılmasının hesabını sormak istiyorum."
🔸"Ben, günde 10 saat göğsümden ter akıtarak çalışıp sadece 2.000 dolar kazanırken bu adaletsizliği kabullenmiyorum."
🔸"Kendimi en büyük aptal gibi hissediyorum."
🔸"Bir pizzacıda günde 10 saat köpek gibi çalışıp ay sonunu nasıl getireceğimi kara kara düşünürken, bu devletin paraları kimlere yedirdiğine bir bakın."
🔸"Kim bunlar, tam olarak kime hizmet ediyorlar ve biz bu pislikleri neden sırtımızda taşıyıp besliyoruz?"
🔸"Yıllardır kapalı kapılar ardında dönen bu düzeni kendi ülkemizde bir yabancıdan, bir Türk'ten öğreniyoruz ya, yazıklar olsun bize!"
🔸"Artık yeter, ya bu rezilliğe bir dur denilsin ve bu fare kılıklı siyonistler bu ülkeden defolup gitsin."
🔸"Gelecek seçimlerde kim bu ülkeyi bu parazitlerden temizleyecekse, benden yemin olsun ki oyumu alacak; istisnasız herkese bunu duyuruyorum."
Amerika'da Yaşayan Bir Türk Vatandaşı:
🔸"Şu an Los Angeles'ta saat yaklaşık akşam 9:20 geçiyor."
🔸"Bilmiyorum ne kadar farkındasınız ama bu Ruhi Çenet'in New York'taki Yahudi mahallesiyle ilgili yaptığı video burada resmen patladı."
🔸"Yani şu an bütün sosyal medyada bu var."
🔸"Özellikle Amerikalılar, Hristiyan Amerikalılar diyeyim ben size, beyaz Amerikalılar, müthiş derecede öfkeli."
🔸"Ruhi'ye değil, yanlış anlamayın; olanlara öfkeliler."
🔸"Çünkü yeni farkına varıyorlar."
🔸"Bütün gün dua etmesi için oradaki vatandaşlara yılda yaklaşık 75.000 dolar, işte yok aile yardımı, yok yemek yardımı, yok vergi indirimi sağlandığının farkına vardılar."
🔸"Ve şu an herkes birbirine bu videoları gönderiyor."
🔸"Arka arkaya videolar çıkıyor şu an sosyal medyada bununla ilgili, öfkeli kişilerin çektiği videolar."
🔸"Yani çocuk Türkiye'den kalktı geldi, sessizce işini yaptı gitti, fena patlattı, fena patlattı."
Şaka değil, gerçek:
Ekrem, Fısss Lady’siyle 20 dakika tenis oynamak için Haliç’in ortasına yüzen bir tenis kortu yaptırdı… Oynadı ve sonra kaldırdı. O zamanın parasıyla yapılan 12 milyon TL masraf ise İstanbul halkının cebinden çıktı.
Kadını o dönem adam öldürmüşçesine linçlediler haber kanallarında şimdi de bak nasıl mağduriyet kasıyor diyorlar. Sizin "mağduriyet kasmak" sözcük grubunu öğrendiğiniz güne tüküreyim gerçekten
Yıl 1933.
Türkiye o zaman 15 milyon nüfuslu. Yüzde 80’i köyde yaşıyordu.
Sadece Yüzde 5’i (800 bin nüfuslu) İstanbul’da ikamet ediyordu. İnanılmaz bir yoksullukla baş etmeye çalışıyordu köylüler.
Fotoğraftakiler İstanbul ve Ankara’nın bir eli yağda bir eli balda koketleri, züppeleri, ülkenin kaymağını yiyen sözde elitleri.
Milli mücadelede sırtında top ve mermi taşıyan cefakar köylü kadınları bir dilim ekmeği kemirir ve süpürge sapı kaynatırken yemek yerine, İngiliz işgalinde İstanbul’da kıçıyla fındık kıranlar Cumhuriyet’in de tüm nimetlerinden yararlanmaktaydı.
Eşi Binbaşı Derviş bey gibi Milli mücadele kahramanı olan Kara Fatma ise açlıktan bir Rus kilisesinin küçük ve soğuk odasına sığınmış, yanındaki torununa bakmak için sokaklarda dileniyordu. Ona çöpçülük işi bile verilmemişti.
Bu tür fotoğrafları dönemin modernizminin ve “gelişmişliği” nin simgesi olarak görüp iç çekmek, tarihin karanlık odalarına giremeyenlerin at gözlüğü.
https://t.co/O82TTatSlp
Adamların göz koyduğu topraklarda, sirtaki yapıp tabak çanak kırıyoruz... Sanırım olası bir işgalde "Biz zaten dünden razıyız" demek için içeriden hazırlık yapıyoruz.