Her saat başı 6 çocuk ölüyor…
Gazze’de, küçük eller gökyüzüne değil, enkaza uzanıyor.
Bir anne daha evlatsız, bir çocuk daha annesiz kalıyor.
Ve dünya sessiz…
Sustuğumuz her an, bir çocuğun kalbi daha duruyor.
Bu bir savaş değil, bu bir katliam.
Kalbini kapatma… Sessizliğin ortağı olma…
Bir çocuğun hayatı, tüm dünya susacak kadar değersiz mi?
#Gazze #ÇocuklarıÖldürmeyin #KalbimizGazze’de #SessizliğeOrtakOlma
Hiçbir zaman doğruları söylemekten çekinmedim. Her zaman doğru bildiğim neyse onu savundum. Bu durum en çok da TTB’yi rahatsız ediyor. Yaklaşık sekiz yılda hakkımda 40’ı aşkın soruşturma açtılar. Ne yaptım, adam mı öldürdüm de bu kadar soruşturma açıldı? Son olarak da pandemi döneminde aşılar aleyhinde konuştuğum için benim hakkımda meslekten men cezası istediler. TTB onur kurulu bu cezayı onayladı ve men cezası verdi. Bu da bize İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından 15 Kasım Cuma günü tebliğ edildi.
Peki suçum ne? ‘’20 Mayıs 2021 tarihinde Beyaz TV’de yayınlanan ‘Her Açıdan’ programında aşılar ile ilgili açıklamamız nedeniyle pandemi koşullarında gerçek dışı bilgiler ile korku ve panik yaratmak ve hekimliğe yakışmayan davranışlar içinde olmak.’’ iddiası.
Fitoterapi eğitimi almış olan bir tıp doktoru olarak aşı karşıtı değilim. Sadece henüz Faz 3 çalışmaları tamamlanmamış ve insanlar üzerinde uzun vadeli yan etkileri tespit edilmemiş COVID 19 aşılarının milyarlarca insana uygulanmasının yaratacağı tehlikelerden ve yan etkilerinden dolayı toplumu uyardım. Bir hekim olarak bu uyarıyı yapmak benim mesleki ve vicdani görevimdir.
Biz iyiliği savunmaya devam edeceğiz. İyilik her zaman kazanır. Hiçbir zaman boynumuzu eğmeyeceğiz. Çünkü doğru yoldayız. Doğruyu yaptığımızı biliyoruz. Biz vicdanımıza hesap veriyoruz, TTB yönetimi siz kime hesap veriyorsunuz?
30 gün boyunca hekimlik yapamayacağım, hastalarıma bakamayacağım. Benim hastalarımın hemen hemen hepsi kanser, diyabet gibi kronik hastalıkları olan hastalar. Bu süreçte hastalarımız tedavi hakkından mahrum kalacaklar.
Takdir Türk milletine aittir. Hukuka saygılıyız, gereğini yerine getireceğiz.
Lütfen programı internette bulun ve izleyin. Programın tam kaydı web sitemde ve Youtube kanalımda bulunmaktadır.
#drumitaktas @istabip@ttborgtr
Arşivlik Bilgi,,,,,, BÜYÜK TEHLİKE !!!
Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız?
Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nda
115 bin kişi çalışıyor.
30 tane ziraat fakültemiz,
50 tane tarım araştırma enstitümüz,
10 bin işsiz ziraat mühendisimiz var.
Buna rağmen Türkiye tohumda tamamen dışa bağımlı. Tek kelimeyle tohumun patronu ise İsrail.
İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu domates yetiştirdiğini Şalom Gazetesi'nin internet sayfasından biraz araştırıp okuyabilirsiniz. İstediğiniz şekle sahip domatesleri bile bulabilirsiniz; çekirdeksiz, kalp şeklinde, salatalık şeklinde, dilimli...
Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru.
Gelelim başka doğrulara.
Bu tohumların bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok.
Yani İsrail'den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz.
Bir gram tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu.
Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz.
Genetik tohum o toprağ a da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız. 50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık tamamen kullanılmaz hale geliyor.
Buna en güzel örnek:
Türkiye'nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izin verilmemesidir.
Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor.
Tohum alana hastalığı bedava....
Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç satımını da garanti altına almış oluyor.
Bütün bu acı tabloya rağmen Türkiye'de yabancıların menfaatine çalışan bir patent sistemi işletiliyor.
Ne korkunç.
Köylü kendi bahçesinde tohum bırakamayacak.
Yoksa uluslararası mahkemede yargılanacak!
Şu anda dünyada İsrail tohumu kullanma yasası çıkartan ilk ülke işgal altındaki Irak'tır.
İkincisi de biz olacağız.
EY VATANDAŞ AKLINI BAŞINA DEVŞİR !!!
SOR SORUŞTUR, BOŞ DURMA...
Bu yazıyı da okudunsa ister paylaş ister paylaşma, umrumda değil.
Ama bilip de susmak ortak olmaktır.
Bunu bari hatırla...Bu ihanete ortak olanlarla aynı pencereden bile bakma..
Prof.Dr. Kadircan Keski Bora...
Bir sosyal medya kullanıcısının kapalı giyinmenin güzelliğini anlattığı videosu…
“Allah’ın karşısında utanmaya gerek yok.”
Masum ve temiz bir çağrı. Allah sayılarını artırsın.
Çıplak |
Kızın arkadaşının doğumgünü var. Annesi not yollamış , lütfen 10Euro'yu aşan hediye almayın diye..
İzmir'de de Koton'dan aldığımız hediyeyi beğenmeyen anne poşeti arkalara itiyordu fotoğrafta çıkmasın diye .