Büyük Türk Milleti'ni Cumartesi günü saat 13.30'da vatan ve millet uğruna bedel ödeyen kahraman gazilerimize destek olmak üzere Ankara Güvenpark'a davet ediyorum.
Çerçeve Yasa ile bebek, asker, öğretmen, yaşlı, genç demeden binlerce insanımızı katleden PKK'lı teröristler affedilirken, bedel ödeyen şehitlerimizin, gazilerimizin yanında durmak namus borcumuzdur.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Subay yemini okuyanMustafa Kemal askerleri affedilmedi ancak Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yeminli Öcalan’ın teröristleri affediliyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
#SinemDedetaşYalnızDeğildir
Başkanımıza sahip çıkmak için bugün (31 Temmuz Cuma) saat 12.00’de Kartal Anadolu Adalet Sarayı’nda buluşuyoruz.
Tüm Üsküdarlılar ve İstanbullular davetlidir.
🔴#SONDAKİKA | Canbequit isimli ABD'de yaşayıp Türkiye'deki insanları zorbalayan ŞAHIS HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI.
ŞAHSIN TÜM SOSYAL MEDYA HESAPLARINA ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ.
KICK, , INSTAGRAM VE TWITTER HESAPLARINA AYRI AYRI ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ.
Tiktok'a bizzat kendim ilettim hesabını banladılar.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gösterdikleri hassasiyet için teşekkür ediyorum. Milleti böyle zorbalayanların hepsinden tek tek inşallah hesap sorulacak.
Bu ve bunun gibiler topluma zorbalığı, düşmanlığı şaka yoluyla yayan virüslerdir.
Bu virüsler özellikle çocuklara zorbalığı komik bir şey gibi yayıyorlar. Bu pisliklerle mücadeleye en baştakiyle başladık.
ABD vatandaşı Türklerden ricam bu şahsı ICE'a şikayet edin. Şahsın ABD'de işlediği bir suçtan dosyasını bana ulaştırdılar.
Bu şahıs kendisine ABD'yi güvenli liman yapıp buradaki insanları hedef alıyor.
Miami Herald gazetesindeki meslektaşlarıma ve bögledeki insanlara bilgileri yolladıkları için teşekkür ederim.
Bu şahıs engelli insanlar, kadınlar dahi herkese zulüm eden bir dijital medya virüsüdür. Bu şahsı buranın her noktasından silmezsek bunlar bu virüsü tüm topluma yayacaklardır.
Şahsın gerçek ismi: TOLUN NURICAN. Bu bölgede yaşayan herkese iletebilirsiniz.
@MPDUPREastside@MayorDaniella@FBIMiamiFL@MiamiDade_SO@MiamiPD
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
🔴 #SONDAKİKA | BirGün muhabiri Ebru Çelik, kendisine gelen bir mesaj üzerine figüran olarak kayıt yaptırıp Kemal Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine katıldığını aktardı.
Çelik’in haberine göre, Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da katıldığı CHP üye katılım törenine, üç farklı cast ajansı aracılığıyla kişi başı 950 TL karşılığında yüzlerce figüran getirilmiş.
Haberde, figüranların sabah Trump AVM önünde toplanarak yaklaşık 20 servisle Rauf Denktaş Kültür Merkezi’ne götürüldüğü, aralarında işsizler, emekliler, atanamayan öğretmenler ile İran, Özbekistan ve Mısır uyruklu kişilerin de bulunduğu iddia edildi.
Ayrıca etkinlik öncesinde figüranlara hangi sloganları atacakları ve ne zaman alkışlayacakları konusunda prova yaptırıldığı, bazı kişilere CHP Gençlik Kolları yelekleri giydirildiği ve konuşmalar sırasında alkış ile sloganların cast direktörleri tarafından yönlendirildiği öne sürüldü.
Haberde, bazı figüranların siyasi amaçla değil ücret karşılığında geldiklerini söylediği, etkinlik boyunca salondan çıkışlara izin verilmediği ve konuşmaların ardından figüranların ücretlerini almak üzere ajans ofisine götürüldüğü iddia edildi.
Bomba haber…
Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’daki üye katılım törenine farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşınıp CHP Gençlik Kolları yeleği giydirilmiş.
BirGün muhabiri Ebru Çelik o figüranların arasındaydı, bizzat tanık oldu👇
Birgün muhabiri Ebru Çelik’e 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻. Şaşırdık mı! Tipik Kılıçdaroğlu beceriksizliği. Tipik rezillik. 🤮Bir de arınma diyorlar. Siz önce kendiniz arının 🛁
Yılın haberi!
İnanılır gibi değil!
Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşma yaptığı ve rozet taktığı Sarıyer'deki salon, cast ajanslarından kişi başına 950 liraya toplanan figüranlarla doldurulmuş!(Birgün Gazetesi-Ebru Çelik)
Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı
Kılıçdaroğlu bugün İstanbul’da üye katılım törenine katıldı. Törene farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşındı. Figüranlar arasında işsizler, atanmayan öğretmenler, emekliler; İranlı, Mısırlı göçmenlerin yanı sıra İmamoğlu’nu destekleyen kişiler de yer aldı
https://t.co/3CRTxfb6vc
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.