bizim için değişen tek şey sayılar
yaşadığımız her gün şükredeceğiz
çok çalışacağız
çok gezeceğiz
kimseye muhtaç olmayacağız
kimseye minnet etmeyeceğiz
elimizden geleni yapıp
mutlu ve kafamız rahat bir şekilde öleceğiz
Bizim milli takımda olsaymış, tüm takımın çehresi değişirmiş.
Takımdaki tek santrfor orijinli oyuncu Deniz Gül, altı pastan boş kaleye vuramıyor. Bir de şunun, stoper ensesindeyken topu kontrol edip bitiriş şekline bak.
Ulan hayatınızda bir daha ne zaman dünya kupası göreceksiniz. Şuraya geldiğinde insan bir ay kendisini dünyaya kapatır yemek diye futbol topu yer. Ellerinden telefonu sigarası düşmedi amına koduklarım ya bir de inciniyorlarmış. Dönmeyin ülkeye orada kalmaya devam edin aq
Uğurcan milli takım tarihinin açık ara en kötü kalecisi bu arada. Euro 21'de sıfır çekerken kalede o vardı. Bu turnuvada sıfır çekeceğiz yine kalede o var. Üstüne hollanda, avusturya, ispanya hezimetlerinde de kalede kendisi vardı. Montella ile beraber bunu da defetmeliyiz.
Yedikleri gol sayıları
Mert 37 maç 37 gol
Rüştü 120 maç 117 gol
Volkan 63 maç 66 gol
Uğurcan 41 maç 61 gol
Eren’in kart gördüğü pozisyona da Türkiye’de faul çalınmıyor, sayısız örneği var, oyuncunun şaşırması bundan.
Milli Takımın bu performansında kesinlikle hakemlerimizin de payı var.
500 tane marşın yazıldığı villaların reklamların havada uçuştuğu bol gaz ve editler eşliğinde katıldığımız turnuvadan gol atamadan elendik bizim eşşekler 👏🏻👏🏻
Asgari ücretle nöbet tuttan adam sabaha karşı evine geldi, uyumadan sizi izledi.
Üniversite sınavına girecek çocuk 2 saat erken uyandı, sizi izledi.
Milyonlar erkenden kalktı, sizi izledi, size dua etti.
“Tweet atıyorlar, korkuyoruz” diye naz yaptığınız, trip attığınız milyonlar, sizin 1 golünüz için saç baş yoldu.
Gönlünüz eğlensin diye ananız, babanız, halanız, teyzeniz, yakın arkadaşınız kampa getirildi, yemekler yenildi.
Keyfiniz iyi olsun diye TFF başkanı dahil herkes millete racon kesti, sizi savundu.
Altın jenerasyon, en iyi kadro diye şişirilen balonlar. Sizin topunuz, 2002 Dünya Kupası’na tarih yazanların kramponlarının ayakkabı bağcığı olamaz!
Milyon dolarlık reziller.
Evine ekmek götürmek için 15 saat çalışan emekçinin, 3 kuruş zam için hak arayan emeklinin, ucuz peynir için market market gezen vatandaşın hakkı, parası, pulu, vergisi sizlere zehir zıkkım olsun!
Bodrum’da sıfır villa.
1.000.000€ prim.
Tonlarca euroluk kontratlar.
Milyonlarca takipçili popülerlik.
Süper spor arabalar.
Dünyanın en zengin federasyonu.
Özel uçaklar, özel oteller.
Ama adamların turnuvaya sadece saç sakal olarak hazırlanmış. Eleştirince de cephede 1 kase çorbaya savaşa gitmiş gibi cevap veriyorlar.
Buradan dönseniz bile sabahın köründe sizin için uykusundan olan bu halkın sevgisini hak etmiyorsunuz.