Sen hafta içi statta taraftara açık idman yaparsan Samsunspor da maçta statta sana karşı idman yapar. Götünüz kalktı sizin. Akıllı olun. Bugün varsınız yarın YOK OLURSUNUZ!!!!! @GalatasaraySK
@fatihportakal@Fenerbahce O ayrıcalığı her sene yaşıyorsunuz ve biz de halinize katıla katıla gülüyoruz. Hem de suni değil %100 organik kahkaha ile. Hadi naş şimdi
Normal şartlarda Trabzonspor'un yarışta olduğu bir ortamda Trabzonlu bir hakemin maça atanmasına ligin lideri mi önce tepki verir yoksa ikinciliği tehlikede olan kulüp mü? Galatasaray'ın tepkisine tepki verenler bir garanti mi aldı?
@bosunatiklama Bu sözleri Aykut Kocaman'ın sarf ettiğine inanmıyorum. Ama bu hikayeyi yazanlara basitten zora birkaç sorum var.
1. 20 yıl sonra sizi durduran kim?
2. Bu temenninin kaynağı nedir?
3. Astroloji'ye mi merak saldınız?
4. Yoksa rüyaya mı yattınız
Okan Buruk sanki dünyanın sayılı kadro mühendislerinden birisin de bu sırrı birileri sızdırmış. Tamam ben de Gençlerbirliği kadrosunu sızdırıyorum. Uğurcan, Sallai, Apo, Davidson, jakops, lemina, torreira, sara, sane, barış, icardi(osimhen)
Arda Güler ile gurur duyduk bu akşam. Bir hamle daha yapsın hat trick yapsın diye umarken zaten zor olan turu kaybettikten sonra gördüğü kırmızı yakışmadı. Sen o yaşta Bayern'e 2 gol attın. Ne diye maç bittikten sonra Madrid tribünlerine oynayıp kırmızı görüyorsun?
2 sene önce ismi lazım olmayan karaktersizi "Galatasaray kaptanı" diye savunanlar akıllanmamış, şimdi de fenerli menajerinin kuklası olmuş BAY ı savunup, eleştirenlere sallıyorlar. Siz akıllanmazsınız. Ortalama bir fenerbahçeli'den farkınız yok. Hala öğrenemediğiniz bir durum var. Aslolan sadece GALATASARAY
Icardi'nin Bodo maçındaki performansı nedeniyle bazı taraftarların acımasız eleştirilerine katılmıyorum. Bu maç özelinde topu rakibe veren sistemde zaten oyuna girmesi hata. Icardi açık alan, kontra futbolcusu değil. Baskı kurulan maçlarda ve skorlarla Icardi oynar. Yollayın gitsin, artık bitmiş diyenlere Icardi'nin geçmiş maçlarını izlemelerini tavsiye ederim.
Sayın Ağırel. Öncelikle kızınıza yapılan iğrenç saldırı ve mesajları lanetliyorum. Konu ne olursa olsun çocuklarımıza bu iğrenç saldırıyı yapanların en ağır cezayı alması gerektiğine inanıyorum.
Konuya gelince; kitabın sonundan başlayayım. Evet siz tuttuğunuz takımın çıkarlarını gözeterek haber yapıyorsunuz. Bunu bana düşündüren konu haftalardır konuşulan Kerem Aktürkoğlu meselesidir. Ortada kanıttan güçlü bir beyan var. Sözleşmenin bir tarafı, iş veren Hakan Safi'nin açıklamalarından bahsediyorum. Çift sözleşmenin de yasak olduğunu herkes bildiğine göre sizin bir spor yazarı ya da yorumcusu olmanıza gerek kalmıyor. Siyasette, sağlık sektöründe ya da başka bir ortamda yapılan yolsuzlukları haber yaparken de siz o sektörlerde çalışmadığınız gibi tuttuğunuz takımın yaptığı yolsuzluğu haber yapmanıza bir engel yok. Maalesef konu tuttuğunuz takım olunca güvenirliliğiniz sarsılıyor ve insanların size bakışı değişiyor. Saygılar...
Futbol kulüpleriyle ilgili tartışmaların siyasete veya kişilere bağlanması, Türkiye’de bilgi değil, algı üretimi sorunudur.
Ben bir spor yazarı değilim; hiçbir kulübün ne düşmanıyım ne de savunucusuyum.
Açıkça söyleyeyim: Fenerbahçe taraftarıyım, bunu saklamıyorum.
Yine de mesleğimdeki duruşum nettir: doğrulatamadığım, belgelendiremediğim hiçbir iddia hakkında konuşmam.
“Yaz da görelim” tarzındaki dayatmalar ve organize linç girişimleri bana vız gelir tırıs gider.
Her futbol olayında beni bir tarafın simgesi haline getirmeye çalışan bu linç kültürünü reddediyorum.
Daha da ötesi: isim yazmaya yüreği yetmeyip kızımın sosyal medya hesabına “sana tecavüz edeceğiz” diye mesaj atan ahlaksız kişiler oldu.
Merak etmesinler — konuyla ilgilendim ve ilgilenmeye devam edeceğim.
Küfür ve hakaret edenlerle ilgili hukuki süreçler avukatlarım tarafından yürütülüyor.
Samimi, makul sorularla yaklaşan herkese her zaman açık oldum; ama provokasyonla, alayla amaçsız saldıranlara sadece gülüyorum.
Gerçek gazetecilik manipülasyona değil, belgeye dayanır.
Bu bağlamda yıllardır yazdığım ve okuyucuların takip ettiği eserlerim vardır.
Bir zahmet Kirli Çark’ı açıp okusunlar; o zaman meselenin hangi tarafta durduğumu daha iyi anlarlar.
Şaka gibi ama bu kez yazdığım değil, yazmadığım bir konu üzerinden “niye yazmıyorsun” diye linç ediliyorum.
Şimdi gündemde Kerem Aktürkoğlu iddiaları var. Açık söylüyorum: ne olduğu kimseye net değil.
Özellikle Galatasaraylı meslektaşlarımla konuştum, konuyu anlamaya çalıştım.
“İki sözleşme yapılmış”, “transfer limiti aşıldı” gibi iddialar dolaşıyor.
Peki belgeler nerede? Yok.
Soruşturma var mı? Yok.
Firma ismi ya da resmi açıklama? Yok.
Ben gazeteciyim; işim belgeyle konuşmaktır.
Bu yüzden kulüp yetkililerini ve TFF’yi arayıp doğrudan sordum:
•Kulüp: “İki değil, tek sözleşme var.”
•TFF: “Bize ulaşan bir suç duyurusu yok. 230 futbolcu asgari ücret üzerinden gösteriliyor; bu durum sadece bir kulübe özgü değil.”
Bu kadar net.
Spor yazarı meslektaşlarımın doğrulaması 30 saniyelerini alırdı.
Benim önceliğim futbol değil.
Ülke; çeteler, yasa dışı bahis şebekeleri, uyuşturucu baronları ve gazeteciliği susturmaya çalışan güçlerle uğraşırken ben Kerem Aktürkoğlu polemiğine girmeyeceğim.
Yüreği yeten belgesiyle gitsin, Savcılığa ya da TFF’ye başvursun.
Biz gazeteciler de o belgeleri haber yaparız.