Kendi içimde verdiğim savaşın ne galibi var ne de ganimeti; sadece yorgun olan ben varım. Artık ya ellerimden tut yeniden başlat beni, ya da bırak bu sessizlik tamamlasın hikâyemi.
Boşuna yorma beni; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm.
Bazen biraz mantığımı kullanıyorum .
Ama hemen sonra bilsem ki diyorum.
Güçsüz de değildim
Ne durumlardan sağ çıktım da.
Bir tebessüme , sese , büyülü gözlere yenik düşüyorum.
Ama bu durumlara ne mantık ne de güç etki ediyor.
Çaresizlik değil sevda.
Gerçek aşk kavuşmakla ya da yan yana olmakla değil vazgeçmemekle ölçülür.
Aklının ve mantığının bittiği yerde kalbinin inatla ve hiçbir kurala sığmadan o kişiyi beklemeye devam etmesidir.
Yine öyle bir güldün ki ;
dünyanın tüm gürültüsü sustu, sadece o anın huzuru kaldı.
Yine öyle bir güldün ki ;
zamanın durduğunu sandım; oysa sadece o saniyeye hapsolmuşum
Yine öyle bir güldün ki ;
meğer en güzel manzara bir çift gözün içine sığabiliyormuş..