Epstein kurbanı Maria Farmer:
Epstein ve Ghislaine Maxwell kendilerini üstün bir ırk olarak görüyorlardı; sadece Yahudilerin gerçek insan olduğunu, Yahudi olmayanları (goyim) hayvan sayıyorlardı.
DNA’larının dünyanın geri kalanından daha üstün olduğunu düşünüyorlardı.
Talmud’daki yer alan insanlık dışı sapkınlıklar:
🔹Soferim 15: En iyi goyim’ler bile öldürülmelidir.
🔹Yebamoth 98a: Goyim’in tüm çocukları hayvandır.
🔹Baba Mezia 114b: Yahudi olmayan “goylar” insan değil, canavardır.
🔹Gad Shas 2:2: Bir Yahudi, Yahudi olmayan bir kıza tecavüz edebilir ama evlenemez.
🔹Abodah Zarah 36b: Yahudi olmayan “goy” kızlar doğuştan kirlidir.
🔹Sanhedrin 54b: Bir Yahudi, dokuz yaşından küçük bir çocukla cinsel ilişkiye girebilir.
🔹Sanhedrin 58b: Bir goy bir Yahudi’ye vurursa öldürülmelidir.
🔹Sanhedrin 57a: Bir Yahudi, bir goy’u öldürdüğünde ceza almaz.
🔹Baba Kamma 113a: Yahudiler, bir goy’u kandırmak için yalan söyleyebilir.
📌Bir tıbbi mikrobiyolog ve biyolog ve Neva olarak görüşüm budur. Bu görüş profesyonel alanimdaki bilgilerim ve hayat felsefemle pekişmiştir ve degismez:
Hayvan sevmemek bir tercih değil bir eksikliktir; “zarar veriyor” bahanesiyle canlı öldürmenin ekosistemi çökerttiğini, hastalıkları artırdığını ve insanoğlunun tarih boyunca yine aynı gerekçeyle farklı olanı, güçsüz olanı ya da ötekileştirdiği insanları da aynı zihniyetle yok ettiğini hatırlatırım. Hastalıklar başka hayvanlardan geçebilir; ancak sorun hayvanlar değil, bilimi ve bilimsel verileri yeterince kullanmayan, korunmayı ve birlikte yaşamayı beceremeyen insandır. Eğer öldürerek sağlık sağlansaydı, bugün hastaneler çoktan boş olurdu. Eğer oldurerek mutluluk sağlansaydı akıtılan kanlar sayesinde her toplum huzuru çoktan bulmuş olurdu. Çevresindeki her şeyi silerek var olacağını sanan bir zihniyet ne yaşamı ne de insanlığı anlamıştır.
kadın arabanın kenarını hafif sürter: KADIN SÜRÜCÜ, KADIN ŞOFÖR, KADIN, KADIN, KADIN
erkek hız yapar, makas atar, bariyere girer, araba alev alır: OTOMOBİL
AŞI OLANLARIN DİKKATİNE. ŞOOOOK! Pfizer & BionTech'e Türkiye'de dava açıldı. Davanın bir kısmı sonuçlandı. Pfizer & BionTech aşılarının ruhsatsız olduğu, ruhsat verilmediği, ruhsat başvurusu olmadığı, onay verilmediği mahkeme kararıyla tescillendi. Sağlık Bakanlığı'nın ise aşıları (zehirli sıvıları) firmadan tedarik etmediğini kayıtlara geçti. Bu belge ipe götürmesi lazımdı!! Çok söyledik ama 'bilim' diyenler asıl bilimi dinlemediler. Ee bize hakaret edenler propagandaya, siyasilerin bilimine, doktor geçinenlerin, ekran yalancılarının bilimine inanarak sürecin kurbanı oldu. Asıl bilim bizim elimizdeki belgelerdi. Sırada ise iklim oyunlarında aldatıldıklarını göreceğiz. Bu gen terapisi sıvıları size dayatanlar, bundan ötürü onam belgesi imzalattı. #SONDAKİKA
Hiç kimse beni aç, susuz bir köpeğe, kediye, kirpiye, kuşa vs. yardımcı olmaktan alıkoyamaz. Aracımın arkası, her an bir cana denk gelirim de yardım edebilirim ihtimaline karşı malzemelerle doludur.
Alıkoymaya, buna engel olmaya çalışanlar; siz hayvanları değil, iyiliği sevmiyorsunuz. Birbiri gibi düşünmeyen, ideolojik farklılıkları olan insanları bir araya getiren bu vicdan, merhamet ortaklığını sevmiyorsunuz…
Safım her zaman muhtaçların, ihtiyaç duyanların yanıdır.
Derdi gerçekten doğanın dengesi olan gitsin Şile’de maden, taş ocaklarına baksın…
Denizleri betonla dolduranlarla ilgilensin…
Köpekler, kediler mi bu hale getiri ormanları?
https://t.co/OwzHFd7ZwN
TÜRKİYE HAYVANLARI KORUMA VAKFI
İstanbul Valiliği’nin Sokak Hayvanlarının Beslenmesine Dair Yazısı Hakkında
İstanbul Valiliği tarafından kamu kurumlarına gönderilen ve “sokak hayvanlarının beslenmesinin yasaklandığı” tartışmalarını gündeme getiren yazısı kamuoyunda kaygı yaratmıştır.
Söz konusu yazının hukuki niteliği, bağlayıcılığı ve uygulanabilirliği hususlarına dair aşağıdaki açıklamanın kamuoyuyla paylaşılmasında fayda görüyoruz.
🔸 Söz konusu belge; ilçe belediyeleri, kamu kurumları ve bağlı idarelere gönderilmiş bir iç talimat / idari yazı niteliğindedir.
Vatandaşları doğrudan bağlayan bir düzenleme, yönetmelik veya kanun gücünde değildir.
🔸 Bu tür yazılar, yalnızca kurumların kendi iç işleyişini bağlar; bireylerin hak ve özgürlüklerini kısıtlayacak bir yasak koyma yetkisine sahip değildir.
Sokak hayvanlarını beslemek suç veya kabahat değildir
Türkiye’de yürürlükte bulunan hiçbir kanunda “sahipsiz hayvanı besleme” suçu, “sokak hayvanı besleme kabahati” ya da buna bağlanan bir idari para cezası yoktur.
Anayasa’nın 38. maddesi ve Kabahatler Kanunu’nun 4. maddesi gereğince:
Bir fiilin yasaklanabilmesi veya ceza verilebilmesi için mutlaka kanunda açık düzenleme olması gerekir.
Kanunda olmayan bir yasak, bir valilik yazısı ile yaratılamaz.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu beslemeyi yasaklamaz; tam tersine destekler
5199 sayılı Kanun ve ilgili Uygulama Yönetmeliği;
✅ Belediyelere sahipsiz hayvanların beslenmesi, bakımının sağlanması,
✅ Gönüllülerle iş birliği yapılması,
✅ Lokanta ve işyerlerinden çıkan uygun artıkların toplanarak hayvanların beslenmesinde kullanılması yükümlülüklerini açıkça belirtmektedir.
Yani Türkiye’deki mevcut mevzuat, sahipsiz hayvanların beslenmesini engelleyen değil, belediye–gönüllü iş birliği ile düzenli beslemeyi teşvik eden bir yapıya sahiptir.
“Kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi” ifadesi vatandaş için bağlayıcı değildir.
Valilik yazısındaki bu ifade:
❌ Tanımı yapılmamış,
❌ Sınırları çizilmemiş,
❌ Nerede, nasıl, kim tarafından uygulanacağı belirtilmemiş muğlak bir ifadedir.
Bu nedenle vatandaş açısından:
Besleme yasağı, yaptırım tehdidi, ceza uygulanması gibi sonuçlar doğurması hukuken mümkün değildir.
Valilik, kanunda olmayan bir yasağı genelge ile yaratamaz.
Besleme yapan vatandaşa ceza yazılması hukuken mümkün değildir.
Aç bıraktırma ve beslemeyi engelleme, bizzat kanuna aykırıdır.
Hiçbir vatandaş, sokaktaki hayvanı beslediği için ceza, soruşturmaya konu edilme veya kolluk müdahalesi ile karşı karşıya bırakılamaz.
Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı olarak; sahipsiz hayvanların beslenmesini, yaşam hakkını savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Gelişmeleri yakından takip etmekteyiz.
Doğabilecek her türlü hukuka aykırı işleme karşı gerekli tüm başvuru yollarını kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Erman Paçalı
Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı Başkanı
#SokakHayvanlarınıBesliyoruz #HayvanHakları #5199SayılıKanun
Evcil hayvan düşmanları ilk ortalığa çıktığında, kediler kuş avlıyor deyip kedileri suçluyorlardı, o tutmadı, şimdi fare bile avlamıyorlar deyip kedileri suçluyorlar. Kedinin varlığı fareyi kaçırır, o yeter. Burası bi New York gibi değilse bunu kedilere ve köpeklere borçluyuz.
Kedilerle uğraşan bir kişinin sağlıklı bir ruh haline sahip olduğunu düşünmüyorum. Bu insanlar mutlaka tedavi görmeli. Toplumda bu tür bir nefretin, zalimliğin normalleşmesinin önüne geçmeliyiz. Sokağa çıktığımızda yüzümüzü azıcık güldüren bir şey varsa o da kedilerimizdir.
#SONDAKİKA
Eskişehir’deki siyanürlü altın madeni projesine onay çıktı:
57 bin ağaç kesilecek, 509 hektarlık alanda maden kurulacak.
Tarım arazileri, su kaynakları Eskişehir halkı ve ormanlar tehlikede.
Ekte gördüğünüz Ürdün şirketi @MeyraMaden 'in 2020de pandeminin sokağa çıkma yasaklarını suiistimal ederek, direnen köylülerin önüne jandarmayı dikerek yaptığı 1. atık depolama tesisi. Şimdi ikincisine başvurdular. #İznikGölü 'nden yılda "şimdilik" 200.000 ton su çekme izni var.
Burası AKP Milletvekili Cantürk Alagöz’ün Giresun’daki madeni
Madenin kimyasal atık havuzu yağmurun etkisiyle taştı. Kimyasal atıklar toprağa ve dereye karıştı
Bakanlık, Valilik çevre katliamını izlemekle yetiniyor. Harşit Vadisi zehirleniyor. Buna ne zaman dur diyeceksiniz?
Yeni doğan bebek çetesi gündemden düşürülüp unutulursa, onlar da kaldıkları yerden devam ederler. Bugün Sancaktepe’de Özel İstanbul Bölge Hastanesi’nde, 2015 ve 2025 yılına kadar hastaneye kontrole gelen hamile kadınlara vajinal yoldan “Cytotec” isimli ilaç verilerek normal doğum süresinden önce 32, 34 ve 36’ncı haftalarda doğum yaptırıyorlarmış. Birçok kişinin çocuğu yoğun bakım ünitelerinde hayata tutunmaya çalışıyor. Diğer bebekler ise özel gereksinimli olarak kalıcı sağlık sorunlarıyla yaşamak zorunda kaldılar.
AİHM der ki; ifade özgürlüğü "sizi şoka sokan, rahatsız eden ifadeler içindir". Bu beyefendi'nin ifadeleri, dünyadaki bütün Hukuk Sistemlerinde "ifade özgürlüğü"nün kapsamı içindedir. İfade özgürlüğü diğer tüm özgürlüklerin öncülü ve onları kullanışlı hale getiren temel bir hak ve özgürlüktür. Bu beyefendinin bu ifadeleri nedeniyle tutuklanması, hukuk skandalıdır. Derhal serbest bırakın.@KendineMuhabir@yilmaztunc
CB Erdoğan’ı eleştiren Adem Karakoç’un avukatıyla az önce görüştüm, Cumhurbaşkanına hakaretten tutuklanmış, şu an Antalya Döşemealtı L tipi cezaevinde tutuklu, Karakoç’un avukatı, yarın tutukluluğuna itiraz edileceğini söyledi..
Yenidoğan çetesi unutuldu.
Sahte diploma çetesi unutuldu.
Bolu yangını unutuldu.
Metan gazıyla şehit olan askerler unutuldu.
Orman yangınlarında hayatını kaybedenler unutuldu.
Tek gündem: CHP’ye kayyum atanacak mı? Gürsel Tekin pazartesi il başkanlığına gidecek mi?
AKP, gerçek gündemi unutturmaya çalışıyor.
Unutma, unutturma!