❌ Seçim öncesi ara transferde 2 bek 2 kanat 1 santrafor alacağım dedi 2 tiktokçu aldı
❌ Fb transfer yapabilsin diye Ndouru bedava gönderdi
❌ Musratinin 10m euroluk satışını iptal etti
❌ Derbiye yabancı hakem istedi getirtemedi
❌ Resmi hesaptan Osayi ve Kwp açıkladı, getiremedi.
❌ Arroyo ve Ricardo transferleri sponsorla olacak kasadan kuruş çıkmayacak dedi, denetim kurulu raporunda sponsor olmadığı ortaya çıktı.
❌ Hocaya bir kadro kuralım öyle bakalım ilk haftadan hoca mı gönderilir beni tarihe mi geçireceksiniz dedi, Solskjaeri ligin ilk haftası galip geldiği maç sonrası gönderdi.
❌ Takımın yıldızı Rafa Silva başta olmak üzere birçok Beşiktaş oyuncusunu ve hocalarını yorumculuk döneminde itibarsızlaştıran Sergeni takımın başına getirdi.
❌ Defalarca Bankalar birliğinden çıkacağım dedi çıkamadı.
❌ Aşçıoğlu mevzusunda kongre üyelerini hiçe sayıp Aşçıoğlu lehine anlaşma yaptı.
❌ Biletleri ya fahiş fiyattan sattı ya sponsorlara verdi, her maç stat boş kaldı
❌ Portekizli Var eğitmenleri için derbi sonrası yangın yaptı, 3 gün sonra sesleri kesildi konu bir daha açılmadı
❌ 3 transfer döneminde 150milyon euro harcadı. Ligde ilk 3 e giremedi, avrupaya katılamadı, kupa kazanamadı
❌ Menajer ödemeleri %400 arttı
❌ Borç kış transferi dönemi hariç olmasına rağmen 10milyar TL arttı
❌ Sergen ve Serkanı Beşiktaşın futbol aklı yaptı, bütün yetkileri verdi
❌ Mendesin küme düşen takımındaki stopere 20m euro bonservis verdi
❌ Muçiyi direkt rakibine verdi, rakibi ligde üstüne çıkardı, satarken de bonservisi 8 taksite böldü
❌ Geldiğinden beri, sol açığa en iyisini alacağız deyip 1 tane bile net sol açık almadı.
❌ Fenerin çöpü Cengizi kiraladı, Kayseri'nin bekine 1.5m euro bonservis ödedi
❌ Kendisini öven muhabirlere hediye plaket gönderdi, dobra ve doğru konuşan muhabirlere soru sorma yasağı getirdi.
❌ Rakipler nasıl transfer yapıyorsa biz de öyle yapacağız dedi, Cengiz Gökhan Toure Rıdvan Asllani vs aldı.
❌ Transferler kampa yetişmeyince, Kamp olmasaydı futbolcular nereye yetişecekti dedi.
❌ Gs derbileri başta olmak üzere hakem skandalları olan maçlar sonrası hiç açıklama yapmadı
❌ 6 ayda 2 kupa kazanan yönetim için "Beşiktaşın kaybedecek 1 saniyesi yok" dedi, göreve geldikten sonra istikrar yanlısı oldu.
Yazacak onlarca madde daha var.
Adalı başkanlığında Beşiktaşın bugünkü hali;
✘ Kupa yok
✘ Ligde ilk 3e girme yok
✘ Avrupaya katılım yok
✘ Takımın başında teknik direktör yok
✘ Kaleci, sol bek, sol açık yok
Gs ye başkan olsaydı yukarıdaki ilk maddeden sonra gönderilmişti.
Bizim vasatsever taraftar sayesinde hâlâ görevde.
Beşiktaşa Çökmüşler!
1.5 sezondur Adalı
1 sezondur Sergen Yalçın döneminde
Kupa yok
Ligde ilk 3 yok
Avrupaya katılım yok
Borç +10 milyar TL arttı
Bu sezon derbi galibiyeti bile yok iken;
Divan kurulu izliyor
Denetim kurulu izliyor
Çarşı ve Goodfellas izliyor
Muhabirler izliyor
Sosyal medya fenomenleri izliyor
Kimsenin gıkı çıkmıyor
Yabancı hoca varken o hocanın ağzına sıçanlar
Süt dökmüş kedi olmuş
İki üç trol saldırısına tırstınız mı
Menfaat uğruna Beşiktaşı sattınız mı
Nerdesiniz olum siz!
1 tane BEŞİKTAŞ var!
Kendinize gelin!
Markanız Türkiye'ye geldiğinden beri dünyanın en iyi dublaj işleri ile bölgede ciddi bir başarı yakalamışken, mesleği bu şekilde itibarsızlaştırmanız size doğru geliyor mu? Partnerleriniz, iş ortaklarınız, çalışma arkadaşlarınız ve seyirciniz hakkındaki tutumunuz bu mu? Platforma ödeme yapıp, hizmet satın almış seyircinizi bu şekilde aşağılamak, marka iletişimi adına ne ifade ediyor?
Gerek yönettiğim, gerek çalıştığım projelerde, yaklaşık 40 senemi geçirdiğim şu sektörde sizin işleriniz için verilen emeği çok iyi bilen insanlardan biriyim. Seyircinin takdiri ise ortadadır. Platforma, "Türkçe Seslendirme" özelliğinin kattığı değer ortadadır. Türkçe dili sadece "Türkiye" kullanıcıları tarafından değil, Türkçe izlemeyi tercih eden sayısız bölgede tercih edilmekte ve yaklaşık olarak 200 milyon insan için önem arz etmektedir.
Türkçe dili, Türk insanının ve Türk milletinin değeridir. Ülkemiz insanlarının birbirine olan bağlılığının mayasıdır. Türkçe dili, kimsenin alay edebileceği, dil uzatabileceği, değersizleştirebileceği bir unsur değildir. Bu topraklarda, bu değerler görüş farklılıklarımıza rağmen herkes tarafından savunulur ve korunur. Uzun yıllardır Türkiye'de hizmet veren bir marka muhakkak bunun farkındadır.
Biz işimizi yaparken -getirisi ne olursa olsun- elimizden gelenin en iyisini yapan insanlarız. Kendi değerimizin bilincinde olduğumuzu bilmenizi isterim. Ajansınız ve ajansınızda marka hesabını yöneten kişi farkında olmayabilir ancak biz "sanatçı" insanlarız ve kimseyi bu şekilde küçük düşüremezsiniz. Hesabı yöneten kişi hakkında gereken aksiyon alınmalıdır. Ciddi bütçelerle yönetilen bu kadar değerli bir hesabın çok daha "incelikli" düşünen insanların elinde olması beklenir.
Şu gönderi ile, markanızı "dublajlı içerik" izlemek için tercih eden insanları da küçük düşürdüğünüzü ayrıca belirtmek isterim. Marka iletişimi açısından bakıldığından bile son derece sıkıntılı bir durum.
Burada amaç, dünyanın en iyi dublaj işlerinin üretildiği ülkemizdeki işin profilini düşürüp, değersizleştirerek daha ucuza satın almak ise; ülkemizde dünyanın en ucuz dublaj bütçeleri ile çalışılıyor zaten. :)
Burada iyi niyetle, hesabı yöneten ajansın bir "kaza" yaptığını düşünmek istiyorum. Diğer yandan bu ilk değil. Periyodik olarak dönem dönem bu ve benzeri içerikler yayınlanıyor. Netflix gibi içerik zenginliği yüksek bir markanın sosyal medya hesabını yöneten kimseler "içerik üretim sıkıntısı" yaşamamalı diye düşünüyorum. Hesabı yöneten ajansın Türkçe ile, Türk insanı ile, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli değerleri ile ilgili "farklı" bir görüşü olabilir. Herkes fikirlerini ifade etmekte özgürdür. Ancak bunu "marka" hesabı üzerinden ifade etmek, marka iletişimi adına kabul edilebilir değildir eminim...
Bu "mizah" değil. Saygısızlığa hoşgörü göstermek zorunda değiliz. İncitici, bilinçli ve zaten sayısız sorunla savaşan bir sektöre yapılan haksız bir vuruş. Gönderiyi kaldırmanız bir şey ifade etmez. Bu iletişim kazası hakkında alınan aksiyon hakkında bilgilendirme yapmanız ve incittiğiniz insanlara bir özür yazısı yayınlamanız gerekmektedir.
Konu hakkında @oyuncusendika ve Ses Stüdyoları Derneği'ni (@ses_dernegi) göreve davet ediyorum. Mesleğimizin hakkını ise siz kıymetli seyircimize emanet ediyorum.
Saygılar.
Serdal Adalı görevi teslim aldığında ilk üç sırayla aramızda 4 puan fark vardı. Türkiye Kupası'nda ve Avrupa Ligi'nde devam ediyorduk. Yeni transferlerin oynayabileceği son 2 maçtan 4 puan alırsak üst tura çıkacaktık.
Başkan adayıyken Adalı; "Beşiktaş'ın kaybedecek bir dakikası yok, hemen 3-4 transfere ihtiyacı var" demişti. Transfer dönemi 13 Ocak'ta açıldı, Beşiktaş 30 Ocak'ta transfersiz çıktığı Twente maçıyla Avrupa'dan elendi.
9 Şubat'ta 7m. € bonservisle Arroyo alındı. Sadece 300 dakika forma giydi.
11 Şubat'ta 2m. € karş��lığında alınan Elan Ricardo hiç forma giymedi.
Son olarak Amir kiradan geri çağrıldı.
Beşiktaş, Türkiye Kupası çeyrek finalinde iç sahada Göztepe'ye 1-3 kaybetti ve elendi.
Lig üçüncüsü Samsunspor'un 4 maç üst üste kaybettiği döneme rağmen Beşiktaş sondan ikinci hafta Rizespor'a evinde kaybedip üçüncülüğü de verdi. Yeni formatta lig üçüncüsünün de yer alacağı Süper Kupa şansını da böylece kaybetmiş oldu.
Beşiktaş devre arası transfer döneminde 10m. € harcayıp hem lig üçüncülüğünü, hem Avrupa Ligi'ni, hem Türkiye Kupası'nı hem Süper Kupa şansını kaybetti.
Yaz transfer dönemi 30 Haziran 2025'de açıldı. Beşiktaş ilk Avrupa maçına kadar olan 25 günlük sürede sadece Jurasek ve Abraham'ı transfer etti. Hiç kanat olmadan çıkılan maçlarda Shaktar'dan 6 yendi ve Avrupa Ligi'nden elendi. Adalı bu maçtan sonra "Avrupa beni ilgilendirmiyor, oyuncular kendileri için oynayacak" dedi.
Beşiktaş 21 Ağustos'ta, yani transfer döneminin açılışından 53 gün sonra olan Konferans Ligi ön eleme maçına kanat oyuncusu olmadan çıktı. Beşiktaş'ın beşte biri değerindeki Lozan'a içeride 0-1 kaybedip elendi ve Avrupa defterini kapattı.
Ole'ye 10 eksikli kadro veren yönetim, ligin başlamasına ramak kala Ole'nin yetersiz olduğuna kanaat getirip Sergen Yalçın'ı göreve getirdi.
Sağ bek için KWP'yi resmi siteden açıklayan, Osayi'ye uçak bileti alan Beşiktaş iki oyuncuyu da alamadı. 6m. € verilen Taylan Bulut'u yeni hoca beğenmedi, üzerine Gökhan Sazdağı transfer edildi. Svensson da gönderilemedi ve Beşiktaş'ın sağ bek rotasyonu 3 kişiye çıktı.
Takım sol açık eksikliğinden puan üzerine puan kaybederken transfer döneminin sonuna doğru başkan "tartışılmayacak kadar iyi bir sol açık getireceğim, beklediğinize değecek" açıklaması yaptı. Bunun üzerine transferin son günü aslen sağ açık olan Jota getirildi ve transfer dönemi kapandı.
Beşiktaş'ın +2 kontenjanı boş kaldı. Svensson, Uduokhai, Rashica gibi form vermeyen oyunculara da 3 yabancı hakkı harcandı.
Beşiktaş, sezonun ilk maçlarında tel tel dökülen kaleci rotasyonuna rağmen kaleci transferi yapmadı.
Beşiktaş orta saha yedeği olmadan lige başladı.
Beşiktaş safkan sol kanat olmadan lige başladı.
Ligin belki en iyi oyuncusu Rafa, bu saçma süreçte takıma ve futbola küstürüldü. Sergen Yalçın "Rafa ben geldiğimde de böyleydi" diye açıklama yaptı ama Rafa'nın mevkisindeki tek oyuncu olan Muçi'nin gitmesine onay veren de yine kendisiydi.
Beşiktaş 19 yıl sonra ilk kez kendi evinde kazanamama serisi çıkardı.
Beşiktaş Avrupa'nın en alt liginin bile ön elemesini geçemedi. Şu an Samsunspor bu ligde lider.
Geçen sene 44 puan fark yiyen Trabzonspor, Beşiktaş'ın şu an 9 puan önünde.
Geçen sene 45 puan fark yiyen Göztepe, Beşiktaş'ın şu an 1 puan önünde.
Düşme hattındaki Eyüp 18 gol yemişken Beşiktaş 19 gol yedi.
Sayın Adalı; Beşiktaş 100m. € harcamaya rağmen aldığınızdan çok daha kötü durumda. Takıma kronik sakat Afrikalı oyuncu dolduran Çebi'den kötü başkansınız. Takımı boşta bırakıp giden Arat'tan kötü başkansınız. Bir senede zaten kötü olan Beşiktaş'ı daha kötü durumuna getirdiniz. Size 3 transfer dönemi vermeyeceğiz. Lütfen seçim kararı alın.
Sayın Yalçın; stajyer hocalar sizin çeyreğiniz değerinde kadroyla Beşiktaş'tan iyi top oynatıyor. 15 haftada 20 puan kaybettiniz. Bu puanların 12'sini öne geçtiğiniz maçta kaybettiniz. Ghezzal'ı videodan öğrenen, Osimhen'i tanımayan, Cerny'i 8 numara sanan birine 3 transfer dönemi vermeyeceğiz. Lütfen istifa edin.
Burası Beşiktaş!
Bir hukukçu, onun da ötesinde armaya aşık bir Beşiktaş taraftarı olarak Aşçıoğlu mevzusunu basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım.
En baştan şunu söyleyeyim, maalesef kelle koltukta verilen hukuk mücadelesi sonrası kazanılan zaferimize kan doğranmış, kanaatimce söz konusu taşınmazımız yine Aşçıoğlu’na bahşedilmiştir.
Süreç ve yaşananlar:
1-Demirören döneminde taşınmazın sudan ucuza Aşçıoğluna kiralanması
2-Aşçıoğlunun süreçte kulübe olan kira borcunu defaatle aksatması
3-Bu nedenle Aşçıoğlu aleyhine tahliye talepli icra takibi başlanması (yani hem kira alacağımızın tahsilinin hem de edimini, diğer bir ifadeyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketin bu nedenle tahliyesinin istenilmesi)
4-Davanın kazanılması, Mahkemenin hem alacağımızın ödenmesi hem de şirketin taşınmazdan tahliyesine karar vermesi
5-Tam bu dönemlerde Beşiktaş yönetim kurulunun değişmesi, Sayın Adalı’nın başkan olması, ilk icraat olarak Beşiktaş ambleminin kucaklanarak taşınmaza karga tulumba gidilmesi
6-Ne hikmetse ortada kazanılmış bir dava varken borcunu ödemeyen dolayısıyla gelecekte de ödemeyeceği konusunda kuvvetli şüphe bulunan Aşçıoğlu ile yine kira sözleşmesi yapılması hakkında genel kuruldan yetki istenilmesi
7-Üstelik bu yetkide belirtilen ve şirket ile yapılması düşünülen uzlaşma protokolü ile, mahkeme kararıyla kulübümüzün hak ettiğinin ispatlandığı tazminatın büyük çoğunluğundan da yine ne hikmetse vazgeçilmesi
8-Genel kurulumuzun, söz konusu yetki maddesini reddederek Aşçıoğlu ile uzlaşarak tekrar mal sahibi-kiracı ilişkisi kurulmasının yolunu kapaması
9-Bunun üzerine herkes Aşçıoğlunun tahliye edilerek ihale yoluyla taşınmazın yeniden kiralanmasını beklerken dünki açıklamanın yayınlanması
10-Buna göre, daha 1 aylık mazisi olan yeni kurulmuş ne idüğü belirsiz, kirayı ödeme gücü olup olmadığı dahi bilinmeyen bir şirkete kaşla göz arasında kiralama yapıldı.
Hukuk dışı, akıl dışı, vicdan sızlatan garabetler:
1-Beşiktaş kulübü resmi sitesinden ayan beyan, olmayan bir şeyi varmış gibi göstererek taraftarını en basit tabirle kandırmaya çalışmaktadır.
Şöyle ki; kulüp yaptığı açıklamada Aşçıoğlu nezdinde var olan hak ve yükümlülüklerin yeni şirkete devredildiğini belirtmiştir.
Halbuki, mahkeme kararı ile artık Beşiktaş kulübü ile Aşçıoğlu arasındaki kira sözleşmesi sona erdiğinden kulübümüzün bu sözleşme nedeniyle hiçbir yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Sanki 2034 yılına kadar kulüp mecburen bu işlemi yapmak zorunda kaldı gibi bir açıklama en basit tabirle gerçek dışıdır!
2-Hiçbir ticari tecrübesi olmayan, daha 1 aylık geçmişe sahip olan bu şirket hangi parayla, hangi bütçe ile ve neden Aşçıoğlu’nun mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ödemektedir?
3-Daha vadesi gelmemiş dönemlere ait kira borçlarını da söz konusu şirket ödeyecekse bu şirketin taşınmazı hiç kullanmadığı döneme ait borcu üstlenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
4-Kaldı ki 2008 yılında kiraya verilen ve buna göre yıllar içinde artış yapıldığı için dönemin ekonomik koşullarına göre çerez parası niteliğinde olan kira tutarı neden devam ettirilmektedir?
5-Neden tahsil kabiliyeti kesin olan Aşçıoğlu’ndan mahkeme kararı ile belirlenen tazminat alınıp mevcut koşullar üzerinden taşınmaz neden ihale ile kiraya çıkarılmamaktadır?
6- Haklı olarak geçmiş dönemdeki çatı ve ışıklandırma işlerinin neden ihalesiz yapıldığına dair her yerde konuşurken Süleyman Seba Kompleksi Anpagrossa ve Aşçıoğlu’na adeta bağışlanmaktadır?
Sevgili yönetim, sayın başkan, Beşiktaş taraftarının zekasını bu kadar hafife almayın. Ben bunu hakaret olarak kabul ediyorum!
Sonuç olarak ki bu benim şahsi kanaatim; yasalar, Beşiktaş Tüzüğü ve genel kurul iradesi hiçe sayılarak, bunların arkasından dolanılarak hülle ile taşınmaz yine Aşçıoğlu’na teslim edilmiştir
Emeği geçenlere saygılarımı sunarım
Senin attığın adımların izinden, emanet bıraktığın Cumhuriyet yolunda sonsuza kadar yürümeye devam edeceğiz.
Gözümüz emanetinde... Daima yanı başındayız.
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
#OnunMirasıyla ∞
bu konuda son kez yazayım.
Beşiktaş’ı yönetmek kolay bir iş değil, gerçekten liyakatlı, profesyonel ve dürüst bir ekibe ihtiyacınız var.
geldigi andan itibaren sn başkan her şeyi kendisi yapmak istedi, ekibini hiç göremedik (sosyal medya dışında).
Hoca seçimini kendisi yaptı, transfer dönemi bitene kadar da başarısız hocayı görevde tuttu, başkan kendisi sorumlu olduğu transferlerin hepsini Ole hocaya kabul ettirdi.
aynı arroyo ricardo’da olduğu gibi.
sonra işler sarpa sarınca mecburen Sergen hocayı getirmek zorunda kaldı.
Sergen hocanın kadroyla, transferlerle ve transferleri yapan ekiple ilgili eleştiri yapması gayet normal.
zira malzemeyi kullanacak olan ve sonuçlardan sorumlu tutulacak olan kendisi.
graf’ın Beşiktaş’ta kayda geçmiş bir başarısı olmadığı gibi, orada gerçekleşen bir sürü skandalın da figüranı olduğunu düşünüyorum.
bana boşuna bu adamı savunmayın, madem seçtiği topçular alınmadı, o zaman şerefiyle istifa etseydi.
Dortmund‘dan ayrılma şekli ve piyasadaki reputasyonu ile ilgili kafamda şüpheler var.
Ancak bu ekibin ultra başarısız olması, Beşiktaş Kulübü’nün transfer yetkisinin tamamının Sergen hoca ve Serkan Reçber‘e verilmesi gerektiği anlamına gelmez.
tam tersine onlarla birlikte çalışacak, gerçek profesyonel, liyakatlı ve menajer ekosisteminin elemanı olmayan bir ekip kurulmalıydı.
Bunu yapamadığı gibi, aynı zamanda elindeki ekibi işletemeyen, arkasında duramayan ve futbol takımının sorumlulugunu tamamen Sergen Hoca’ya vermek zorunda kalan başkanın istifa etmesi gerekiyor.
Bu yönetimin ömrü maalesef yapılan çok fazla hata ve skandallardan dolayı zaten bitmişti, son birkaç haftadır yaşananlar tamamen bitirdi, bundan sonrası için, geciken her gün sadece daha fazla acı çekeceğiz, ve kendileri daha fazla tepki görecek.
çözüm mü ?
son 20-25 yılda bu başkan ve yöneticilerle, bu sistemle temas etmemiş yepyeni birilerini bulmamız gerekiyor.
tüzükle transfer yetkisinin, geniş ve liyakatli, kongre ve divan üyelerinden, denetleme kurulu üyelerinden oluşan bir transfer komitesine devredilmesi gerekiyor.
Beşiktaş’a başkan ve yönetici olacak kişilerin, kendi dönemlerindeki zararlarından sorumlu tutulmaları gerekiyor.
not: kırıcı olmamak adına diğer skandal konuları ve hataları yazmadım.
Rafa Silva geçen sene tam 49 maça çıkmış, dile kolay 49! Oyunda kaldığı dk da 4277. Yani ortalaması 87 dk. Öyle 3-5 dk değil maçta oynadığı süre. 18 gol atmış, 13 asist yapmış o kabız takımda. Takım kötü dememiş, hedefsiz dememiş, zemin boktan dememiş, antepte ne işim var sakatım diyim gitmeyeyim dememiş, her maç 5 tekme yiyorum ne takım arkadaşlarım ne yönetim bana sahip çıkmıyor dememiş, ben keriz miyim, kariyerim bitecek dememiş. Her maç canını dişine takmış. Açık ara ligin mvpsi olmuş. Şimdi bakıyorum sezona görece vasat başladı diye hemen homurdanmalar başlamış. Neymiş merkezi bozuyormuş da, Sergen hoca kızağa çekermiş de. Lan adam bu haliyle ipten aldı sizi Eyüp maçında. Şerefsizlik yapmayın oğlum, böyle Beşiktaşlılık olmaz. Zaten kadron dar. Rafasız nasıl yarışacaksın?
Antrenmanına destek olan annesini paylaşan Barış Kıran isimli futbolcu genç:
"Geç de olsa, güç de olsa sana yemin ederim, seni saraylarda yaşatacağım annem."
Önce Hocaya Kadro Kurun!
Sayın Başkan,
Aylar önce anlaşmış olduğunuz teknik direktörümüz Ole Gunnar Solskjær ve ekibiyle bir sistem kuracağınızı, bu sistemin oturması için de taraftardan sabır istediğinizi belirttiniz. Ancak henüz sezon başlamadan, teknik direktörümüze tam anlamıyla performansını gösterebileceği bir kadro dahi kurulamadan, Ole Hoca ile yolların ayrılacağı yönündeki iddialar sosyal medyanın kumpasçı itleri tarafından hem basına hem de çeşitli mecralara servis edilmiştir.
Sizden beklentimiz; mevcut hocamıza ve teknik ekibine uygun, güçlü bir kadro kurmanız ve söz verdiğiniz sistem projesine sadık kalmanızdır. Zira bir teknik direktörün performansı, ancak tam anlamıyla kurulan bir kadro ile değerlendirilebilir.
Kumpasçı tetikçilerin ve onların köpekliğini yapan trollerin selameti için verdiğiniz sözleri unutmayın! Sisteme uygun futbolcuları bir an önce transfer ederek teknik ekibimizin elini güçlendirmek zorundasınız! Beşiktaş JK’nın menfaatleri, birkaç transfer duyumu almak ya da şahsi PR çalışmaları yapmak isteyen sosyal medya soytarılarına bırakılamaz!
Çare açık ve nettir: Söz verdiğiniz gibi mevcut teknik ekibin elini güçlendirecek bir kadro kurmak ve ifade ettiğiniz sistem takımı olma projesine sadık kalmaktır. Camiamızın yıllardır içinde bulunduğu bu kısır döngüden çıkabilmesi için sabır ve sistem tek yoldur!
Takımı sabote eden, kulübe transfer edilecek oyuncuları gelmemeleri için arayan karakter yoksunlarını hala takımdan gönderemeyip, sosyal medyanın kumpasçı itleriyle birlikte teknik ekibi gönderme planları yapmak kabul edilemez!
Önce hocaya kadro kurun, sonra performansını değerlendirin.
Sayın Başkan, ne yapacaksınız? Yeni bir teknik direktörle anlaşıp, yine bu kadroyla galibiyet serisi yakalamadı diye onu da mı göndereceksiniz?
#ÖnceHocayaKadroKurun
@1903B0303 Hoca iyi kötü tartışılır ama bunu 3 - 5 maç da anlayamazsın. Hoca ya düzgün kadro verilir sonra sonuç beklenir. Sanki geçen seneden sonra kadro full değişti hemen sonuç bekliyoruz