Ben bu cumhuriyeti niye kürtçülere islamcılara falan beğendirmek zorundayım amk..Ben bin yıl önce bu anadoluya girdiğimde sen zagros dağlarında ağan için koyun otlatıyodun, aradan bin yıl geçti ben cumhuriyeti ilan edecek seviyeye geldim sen hala zagros dağlarında ağanın koyunlarını otlatıyodun. 100 kilometre aşağıda doğsan hayatında göremeyeceğin medeniyeti, çağdaş hakları, Allah yüzüne baktı 100 km yukarda doğdun piyango vurdu kucağında buldun, yatıp kalkıp şükredeceğin yerde daha hâla yüzsüz yüzsüz “ya bu cumhuriyetin üst kimlik tanımı niye türklük cart curt”..sanane yarram sana mı soracaz amk..velev ki Atatürkün canı öyle istedi öyle koydu sanane amk sen kimsin?. ben fransızlara gidip de “ya bu ihtilalin adı niye fransız?”diye soruyor muyum..sorsam adam bana demeyecek mi “lan hıyar ağası ihtilali yapan benim, o ihtilali yapacak tarihsel ilerlemeyi kat eden benim, senin faydalanıp, çağdaş seviyeye çıktığın o fikirleri geliştiren benim, kanıyla canıyla ihtilali yapan benim sen kimsin de sana bu ihtilali beğendireceğim amk”. Senin bu cumhuriyete isyan etmekten başka ne katkın oldu ki bir de paye istiyorsun amk son bin yıldaki tüm gelişimini son 100 yılda yaşadın, onu da cumhuriyet sayesinde yaşadın..sen kimsin ben sana cumhuriyeti beğendireceğim amk asıl sen kendini cumhuriyete beğendirmek zorundasın.
Ümit Özdağ tutuklandı!
Adalet tutuklandı!
Asgari ücretle geçinmek zorunda kalan işçi tutuklandı!
Açlık sınırının altında yaşayan emekliler tutuklandı!
Sığınmacı ve kaçaklarla vatanını paylaşmak istemeyen vatanseverler tutuklandı!
Terörist başı, bebek katili Öcalan serbest kalmasın diyen şehit anaları tutuklandı!
Tribünlerde "Ne mutlu Türk'üm diyene" diye bağıran taraftarlar tutuklandı!
"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye haykıran milyonlarca Atatürkçü tutuklandı.
Beni tutuklayabilirsiniz ama öldürmeden susturamazsınız!
İZ BIRAKANLAR UNUTULMAZLAR; YOLUN AÇIK OLSUN FERDİ’MİZ
Bazı hikayeler özel olur, iz bırakır, unutulmazdır…
Çok da söze gerek yoktur bazen, bazı şeyleri anlatmak için.
Tıpkı onun 18 yaşında bu kapıdan girip milyonların sevgilisi oluşu gibi…
Parçası olduğu bu camia için milyonların birlikte söylediği bestelerin en nadide parçası Ferdi Kadıoğlu;
Formaya bağlılığı,
Armaya aidiyeti,
Fenerbahçe’ye saygısı,
Azmi,
Hırsı,
Duruşu ve her tavrıyla
“Fenerbahçe’nin kıymetli bir Ferdi…” oldu.
2018 yılında renklerimize geldiğin ilk andan itibaren,
Gerek U21 Takımımızda gerekse 20 Aralık 2018’de Giresunspor ile oynadığımız Türkiye Kupası maçının 77. dakikasında formamızı giydiği A Takımımızda,
Örnek bir futbolcu nasıl olur tanımının karşılığını verdi.
Terinin son damlasına kadar mücadele etti,
Fenerbahçe formasını giydiği her koşulda profesyonellik örneği sergiledi,
Fenerbahçeli çocuklara rol model oldu,
Kalplerimize kazındı, akıllarımızda yer etti…
Farklı pozisyonlarda görev alan ve oynadığı her bölgede formasının hakkını sonuna kadar veren Ferdi’miz,
Sarı Lacivert formamızla 200'ün üzerinde maça çıkarak 2 kez ‘dalya’ diyen en kıymetli parçalarımızdan biri olmayı başardı.
‘İyi ki Fenerbahçe’ dediği o günden bugüne milyonlarca gence örnek oldu.
Milli Takım tercihini Türkiye’mizden yana kullanarak bu ülkenin bir evladı olduğunu ve köklerinden kopmadığını, milyonlara gururla gösterdi!
Ve şimdi Ferdi’miz yuvasına veda ediyor…
2018 yılında geldiği evinden, bugün itibarıyla ayrılıyor, hayallerinin peşinde futbolun beşiğine gidiyor.
‘Dünyanın En Büyük Spor Kulübü’ Fenerbahçemize verdiğin eşsiz hizmetler için,
Fenerbahçe’nin genlerinde var olan değerlerin bir parçası olduğu için,
Kulübümüzün en kıymetli parçası olan milyonlarca taraftarımıza yaşattığın sayısız sevinçler için sana sonsuz teşekkürler…
Unutma;
Fenerbahçe’de formaya saygı, armaya aidiyet duyanlar iz bırakırlar.
Ve iz bırakanlar asla unutulmazlar…
Atacağın her adımda yanında milyonlar var…
Başarılarınla gururlanacağız,
Sevgimiz, hep yanında olacak.
Yolun açık, şansın bol olsun!
FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ VE MİLYONLARCA TARAFTARI
Er veya geç, öyle veya böyle bu hakaretlerinizin hesabını vereceksiniz. Şeyh Sait’in “Ama Reis bey” diyerek ağladığı gibi ağlayacaksınız.
Öcalan’ın “annem Türk, devletime hizmet etmek istiyorum” diye yalvardığı gibi yalvaracaksınız.
Türk devleti ve Türk adaleti ile tanışacaksınız.
Büyük Atatürk ve silah arkadaşlarını minnet ve rahmet ile anıyoruz. @zaferpartisi
Garanti Bankası'nın 10 Kasım tanıtımı...
Atatürk'ün 1925 yılında Uşak'ta yetimhane ziyareti yaptığı doğru. Hatta bir şehit çocuğu orada şöyle bir konuşma yaptı:
Beni söyleten etken var. Söyleyeceğim. Çünkü ben içinde lavlardan intikam fırtınaları, intikam boraları esen bir volkanım. Gök görültüleri, yıldırımlar, şimşekler benim depremlerimden, sarsıntılarımdan meydana gelir. Dünyanın hayat ve mematı benimle kaimdir. Maddi, manevi hiçbir kuvvet bendeki feveranı söndüremez; ne Alp dağlarının buzulları, ne Niyagara'nın coşkun köpükleri, ne okyanusların kudurmuş dalgaları benim bu feveranıma hiçbir engel teşkil edemez. Çünkü ben, bu hain kuvvetler tarafından tecavüze uğramış bir yetimim. Babamı şahadet, annemi sefalet, vatanımın mamurelerini düşman zulüm ve vahşeti aldı götürdü.
Şimdi ben, kökü kurumuş, dalları kırılmış kuru bir ağaca benziyorum. İşte bunun içindir ki, söyleyeceğim. Dünyanın en amansız düşmanları beni men etse yine söyleyeceğim.
Muhterem Paşa Babamız; bendeki bu azmi, bu imanı halkeden, yaratan aziz ve mukaddes bir kuvvet var; işte o da Türk yurdunu, Türk camiasını ilerleme nurlarına boğan, gelişmenin doruklarına ulaştırmaya saik olan büyük varlığınızdır. Nasıl ufak bir işaretinizle Türk orduları sefil ve alçak düşmanları aziz vatandan kovdular ve Akdeniz'de boğdularsa, ben de ve benim gibi, içinde volkanlar taşıyan binlerce şehit yavrusu ve bütün millet kurtarıcı elinizle işaret buyurduğunuz kurtuluş yolundan yürüyeceğiz, yürüyeceğiz.
Dumlupınar şehitliğinde, mübarek Dumlupınar kabrinde yatan aziz şehitlerin ruhlarını şad edince ye kadar yürüyeceğiz.
Atatürk, bu konuşmayı dinlerken ağladı. Ve şöyle söyledi:
Şehit yavrusunun sözleri ruhumda büyük bir heyecan doğurdu. Bunu tasvir imkan haricindedir. Yalnız gözyaşlarım bu üzüntünün açık bir ifadesidir. Ben hayatta nadiren ağlayan bir adamım. O da Uşak'ta, burada vaki oldu.
Uşak, 16 Ekim 1925...
🇹🇷 Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’yi geçilmez kılan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
18 Mart Çanakkale Zaferimizin 107. Yılı kutlu olsun!
#ÇanakkaleGeçilmez