Gazi Meclisimizde bizleri ziyaret eden Ankara Oto Sanatkârları Esnaf Odası Başkanı Sayın Mustafa Er’e ve Sayın Ali Ercan Köken’e nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.
İhanete yarışıyorlar hainleri kimi evinde kimi İmralı’da kimi dağda ziyarette sıraya girdiler,Türk milleti sahipsiz ve yalnız değildir. Hiçbir ihanet çabası başarıya ve sonuca ulaşamayacak ihanetin zaman aşımı yoktur.
📍Şereflikoçhisar’ın sorunlarını ve kalkınması için atılması gereken adımları TBMM Genel Kurulunda gündeme taşıdım.
Özellikle; düşük navlun ücretleriyle çalışmak zorunda bırakılan, ağır maliyetler altında ezilen ve fazla tonaj cezalarının yükü sırtına bırakılan kamyoncu esnafımızın yaşadığı mağduriyeti dile getirdim.
📌Şereflikoçhisar; tuza dayalı sanayisi, tarımı, hayvancılığı, taşımacılığı ve Organize Sanayi Bölgesiyle yeniden üretimin ve istihdamın merkezi olabilir.
Yeter ki ilçemizin yıllardır bekleyen yatırımları tamamlansın, çiftçimizin ve esnafımızın sesi duyulsun.
📌Milletin Malı Ranta Kurban Edilemez!
TBMM Genel Kurulu’nda, kamu varlıklarının özelleştirilmesi ve satış süreçlerinin araştırılmasına ilişkin söz aldım.
PETKİM’den şeker fabrikalarına, limanlardan kamu arazilerine kadar yıllardır sürdürülen “sat, harca, yeniden sat” anlayışının bedelini milletimiz ödüyor.
❗️Satış gerekçeleri, değer tespitleri ve elde edilen gelirlerin nerede kullanıldığı milletimizle açıkça paylaşılmalıdır.
"Çerçeve Kanun" denilen bebek katilinden onaylı hazırlık TBMM Genel Kurulu'na gelecek. PKK için düzenlen bu örtülü af yasasına kimlerin ve hangi partilerin onay vereceğini göreceğiz.
Türk milleti kimin dost kimin düşman olduğunu anlayacak!
Avcı ve Hacıeroğlu ailelerinin kıymetli evlatları Hüseyin ile Beyza’nın nikâh törenlerine katılarak mutluluklarına ortak olduk.
Genç çiftimizi gönülden tebrik ediyor; kendilerine sağlık, huzur ve mutlulukla geçirecekleri bir ömür diliyorum.
Allah bir ömür boyu muhabbetlerini daim eylesin.
''SON SÖZÜ TÜRK MİLLETİNİN SÖYLEYECEĞİNİ YENİDEN ÖĞRENECEKLER!''
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü Gazetesi'nde Saygı Öztürk'e açıklamalarda bulundu.
Müsavat Dervişoğlu:
Bu ihanet süreci ilk günden bu yana saçmalıklar ve yalanlarla yürüyor.
Terör hükümlüsünü milletin meclisinde konuşmaya çağıran bir şuursuzlukla başladı. Daha ilk adımda 40 yıllık terörle mücadeleyi yok sayan, milletin sinir uçlarını, hassasiyetlerini hedef alan bir dil kullandılar.
İlk günden bu yana söyledim. 'Terörün bitmesini kim istemez? Ama bu işlerin yolu yordamı var. En önemlisi de devlet terör örgütü ile pazarlık yapmaz' dedim.
Bu iktidarın yaptığı toplumsal uzlaşı aramak falan değil. Öyle olsa atacakları ya da attıkları her adımı, kurumlar aracılığıyla milletimizle istişare ederlerdi.
Bırakın istişare etmeyi, kapalı kapılar ardında, milletten saklayarak yürüdüler. Bugün geldiğimiz noktada asıl niyetleri ortaya döküldü. İmralı'daki cani ile pazarlık halindeler. Bir devletin ve milletin gururuna bundan daha büyük taarruz olamaz.
40 yıllık teröre en ağır bedelleri ödemiş olan milletimizin, her adımı, her niyeti bilme hakkı var.
Bu hakkın ihlal edilmesine izin vermem, veremem. Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş ziyarete geldi. Onu uğurladıktan sonra kameraların karşısına geçip, açık açık konuştum.
Bize ziyarete geliyorlar, kanun taslağını ise İmralı'ya gönderiyorlar.
Olacak iş mi bu? Neyi saklıyorlar? Milletimiz de bizler de gelişmeleri ya İmralı ulaklarının açıklamalarından ya Kandil'deki terör baronları ile yapılan röportajlardan ya da medyaya sızdırılanlardan duyuyoruz.
Yine Kandil'deki teröristlerin yaptıkları açıklamalardan öğreniyoruz ki, Abdullah Öcalan canisi çerçeve yasanın taslağına 'Yetmez ama evet' demiş.
Rezilliğe bakar mısınız? Türkiye'nin basına ne geldiyse 'Yetmez ama evet' denilen maceralardan geldi.
Terör hükümlüsü kısmen beğenmiş. Ney beğenmiş bilmiyoruz ki. Ne millet biliyor ne de meclisi.
Bu durum, devleti yönettiğini zannedenlerin siyasi siciline bir kara leke olarak düşmüştür.
Milletimiz bu ihaneti görüyor. Çarşıda, pazarda hatta mola verdiğimiz yerlerde bile yanıma gelip 'Bu konuda taviz vermeyin' diyorlar.
Elbette bu aynı zamanda milletimizin emridir. Emirleri başımızın üstündedir.
Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıldönümü törenleri için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeydik. Katıldığımız programlarda
Vatandaşlarımızla sohbetlerde konu hep sürece geldi.
Orası bağımsız bir devlet ancak en büyük destekleri Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti. Bir beka sorunu olarak gördükleri için endişeliler.
24 Temmuz'da da Yunanistan'da Gümülcine'deydim. Dr. Sadık Ahmet'i anma programı vardı. Soydaşlarımızın gündeminde de bu süreç var.
Demem o ki nerede bir Türk varsa orada bu ihanet süreci konuşuluyor.
Türk Milleti adına direnme hakkımızı kullanacağız. Tüm demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.
'Gelin milletimize sorun, teröristler affedilsin mi milletimize sorun, referandum yapın' dedim. Duymazdan geldiler.
Bundan kaçmaları bile gerçeği bildiklerini gösteriyor.
Türk Milletinin, Türk'üyle Kürt'üyle bu ihanete evet demeyeceğini biliyorlar. Bu yüzden kaçıyorlar.
Bu herhangi bir proje değildir.
Bu bir ihanet projesidir. Ve tekraren söylüyorum unutmasınlar; ihanetin zaman aşımı yoktur. Tasarı komisyona geldiği andan itibaren, siyasi hayatımızda eşine az rastlanır bir dirençle karşılaşacaklar.
Devletimiz de milletimiz de sahipsiz değildir.
Son sözü de Türk Milletinin söyleyeceğini yeniden öğrenecekler.
“Ziyareti bize yapıyorlar, kanun taslağını İmralı'ya gönderiyorlar.
Milletin haberi yok ama terör örgütü herşeyi biliyor.
Bu Türk'e de Kürt'e de ihanettir.”
Son sözü Türk milleti söyleyecek
Müsavat Dervişoğlu
@MDervisogluTR
Cevherin iyisi çöplükte sürtüyorsa, insanın kötüsü de beylik sürüyorsa; bir Köroğlu çıkar ve kurduğunuz kirli düzeni başınıza yıkar @MDervisogluTR
Üç gün fazla beylik süreceksiniz diye memleketin çocuklarını ateşe atmanıza izin vermeyeceğiz!
Maaşını isteyen madencileri gözaltına almak zulümdür!
Maaşı ödenmeyen maden işçilerinin Yıldızlar SSS Holding önündeki eylemine katıldık. Polisin hak mücadelesi veren işçilere yönelik orantısız güç uygulaması asla kabul edilemez. İçişleri Bakanı madencilere zulmü reva göreceğine, geçtiğimiz aylarda pazarlık yapıp söz aldığı holding patronuna hesap sorsun.
#MadencininHakkınıVer
#MadencininYanındayız
Madencinin hakkını, alınterini verin!
Genel Başkan Yardımcımız Sayın Selçuk Türkoğlu ile Doruk Madencilik işçilerinin haklı mücadelelerini TBMM gündemine taşıdık.
Devletin bakanları, işçi ile şirket arasında "arabuluculuk" yaptıysa, oluşan mağduriyet karşısında gerekeni de yapmalılardır. Maden işçileri hakkını alana kadar konunun takipçisi olacağız.
📌Sendikal Yetkide Belirsizlik İşçinin İradesini Etkiliyor!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının her yıl Ocak ve Temmuz aylarında yayımladığı işkolu istatistiklerinin; hangi tarihte açıklanacağı kanunda açıkça belirlenmediği için, bazı dönemlerde 20-25 güne varan belirsizlik yaşanıyor.
⁉️Bu durum, sendikaların yetki süreçlerini ve binlerce işçinin sendikal iradesini doğrudan etkileyebiliyor.
Belirsizliğin giderilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazılı soru önergemizi verdik.