Tüm kardeşlerime çağrım: Alparslan Hoca’nın maruz kaldığı zulmü ve mağduriyetini sosyal medyada gündeme taşımalarıdır. Biz meseleye şahıs veya tarafgirlik üzerinden değil, zalim ve mazlum açısından bakıyoruz. Adaletsizliğe sessiz kalmamak, imanın ve adaletin gereğidir.
Ne kadar kötü olursanız olun; hapishane hapishane babasını arayan bir kız evladı için şöyle bir espri yapacak kadar olamazsınız. Ama bunlar oldu. Daha da fazlası gayet müsait.
Alparslan Kuytul Hoca Adana’dan Erzurum’a, eşi Semra Kuytul ise Adana’dan Diyarbakır Cezaevi’ne gönderiliyor.
Bu nasıl bir intikam? Bu nasıl bir acımasızlık, bu nasıl bir zulüm?
Bu adaletsizliği alkışlayanlar, bu zulmün ortağıdır! ⚖️🕊️
Annem Semra Kuytul'un nerede olduğunu öğrendik. Diyarbakır Kapalı cezaevini aradığımızda "Evet burada. Dün akşam buraya getirildi" dediler. En azından nerede olduğunu öğrendik elhamdülillah. Ama biz aramasak kimse bilgi vermiyor!
Ama babamın nerede olduğunu hala öğrenemedik.
Hadi kadın kapalı cezaevi sayısı az olduğu için arayıp tarayıp bir şekilde bulduk ama babam için kapalı cezaevi sayısı 250-300 arası! Arayarak bulmamız mümkün değil!
Yetkililer bizi neden bilgilendirmiyor?!
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünü aradık "bilgi veremiyoruz" dedi!
Adana adliyesindeki savcı da tartışma çıkartıp "Gidin Kürkçülere sorun" demiş!
Kürkçüler nereden bilsin?! Biz Kürkçülere sorduk zaten onların bilgisi yok.
Babam nerede neden söylemiyorsunuz?!!
AlparslanHoca Nerede
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
ALPASLAN KUYTUL'A YAPILAN HAKSIZLIK, LİNÇ VE İFTİRA KAMPANYASI ASLINDA TOPLUMA YÖNELTİLMİŞ BİR TEHDİTDİR!
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
Benim tepkimin ana sebebi de bu dur. Şimdi ona yapılanlara sessiz kalırsak, yarın bize de yapılır.
Bence cemaatlerin yapılan haksızlıklar karşısındaki bu sessizliği onların içlerini boşaltıyor.
Ve bence artık "sadece namaz kılalım, temel ibadetlerinizi yapalım, kurtuluruz" devri geçti, haksızlıklara sustukça o haksızlığın bir parçası oluyoruz.
Sarıklı bir hocanın Kuytul ile ilgili yorumunu dinledim;"Kuytul Sünnidir" diyor, bu güzel ama ardından; "3 sebeple ondan ayrılıyorum, bunlardan bir tanesi Hükumet ile Rejim aynı şey değil, biz hukümetin yanlışı var ise eleştiririz tabi..." diyor.
İyi de eleştirmiyorsunuz ki!
Ve hükumet rejim ile aynı çizgide yürüyorsa nasıl birbirinden ayrılabilir ki?
Özellikle Cuhurbaşkanı danışmanının "DEVLETTEN BÜYÜK GÜÇ YOKTUR" lafı çok manidar ve getirilmeye çalışılan yeni düzenin adını koyuyor; "TANRI DEVLET"
Tabi Devletin insanlardan oluştuğu, insanlarında her türlü zaafa sahip olabileceği nedense unutturuluyor.
Özellikle "Zorunlu Topuk Kanı" süreci ile başlatılan ve yerleştirilmeye çalışılan "ZORUNLU TEST" kavramından sonra anladım ki; birileri Devleti gerçekten TANRILAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR!
Çünkü hiçbir sorumluluk almadan, uyduruk gerekçeler ile bu Milletin her yeni doğan evladından kan+doku örneği alınıyor, itirazan eden uyduruk gerekçeler ile mahkemelere sevk ediliyor, test ile hasta ilan edilenler (zarar ihtimali göz ardı edilerek) "güya" hiçbir kesinlik ve iyileşme vaat etmeyen ilaç-tedavilere zorlanıyor.
Ailelere işkence ediliyor, Lohusa anneler, çocuğu elinden alınmak ile tehdit ediliyor. Netice;
1-) Bebekler bir kobaymış gibi zorla (akıbeti meçhul) bir kan-doku örneği toplama faaliyeti yürütülüyor.
2-) Çok Pahalı ve iyileştirme vaat etmeyen ilaçlar pazarlanıyor. Millet bu pahalı ilaçlar için kent meydanlarında-sosyal medyada dilendiriliyor.
3-) Anne-babanın velayet hakkı ortadan kaldırılarak dışa bağımlı sağlık sektörüne zorla para kazandırılıyor, cocuklar Sağlık Sektörünün zorunlu kobayı-sermayesi haline getiriliyor.
4-) Tabi test ve tedavi prosedürleri ayarlanarak nüfus da rahatça kontrol edilebilir. Nüfus ve doğum oranları da hızla azalıyor netekim?
Böyle bir sınırsız tıbbi müdahale yetkisi Allahtan başka kimde ait olabilir, bu tanrılık iddiası değilde nedir?
Kısaca bu Milletin de, hukukun da üstünde bir sahte "TANRI DEVLET" topluma dayatılıyor.
Bu sahte tanrı istediğinde mevcut hukuku yok sayıyor, her yaptığı için bir bahane de bulunuyor netekim, bu bahanenin çok mantıklı olması da aranmıyor, "Devlet isterse 2+2=5 eder" raconu kesiliyor. Bizde "Devlet yapmışsa bir bildiği vardır" deyip geçiyoruz.
Gerekirse kanun da çıkartıyorlar, ama KANUN=HUKUK MU?
Milletvekilleri günümüzde ne kadar halkı temsil ediyor? Halkın iradesi ne derece TBMM'ne yansıyor?
Benim izlenimim Milletvekilleri çoğunlukla kanunu dahi incelemeden parti merkezinden gelen işaret ile kanunu onaylıyorlar.
Ama artık kanun çıkartmaya da gerek görülmüyorlar, yargı talimat ile mevcut hukuka tamamen ters bir karar verebiliyor.
İşte böyle bir kuşatma altındayız ve bu "Sahte Tanrı" itaat'i (ihsandan çok) KORKU ile sağlıyor. Ne de olsa korku daha ucuz.
Kısaca KORKUYORUZ.
Korktuğumuzu itiraf da edemiyoruz, genellikle önümüze atılan sahte gerekçe ve bahanelere inanmış gibi yapıyoruz.
Halbuki Allah c.c. hazretlerinden başka kimseden korkmamamız gerekmiyor mu idi? (Bunu özellikle haksızlıklar karşısında susan cemaatlere ithafen söylüyorum.)
Toplumun çoğunluğu; dernekler, cemaatler, hatta siyasi partiler böyle yapıyor, sıra onlara da gelmesin diye korkuyor ve SESSİZ KALIYORLAR.
Ama sıra onlara da bir şekilde geliyor ve geldiği zaman bu seferde toplumun diğer kesimleri sessiz kalıyor, onlarda yalnız bıraktıkları gibi YALNIZ BIRAKILIYORLAR.
O yüzden fikirlerine katılın katılmayın,bu gün Alpaslan Kuytul'a yapılan haksızlığa karşı çıkmamız önemlidir!
Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin Savunmasından Alıntılar - 3
Ben vatanım, milletim, dinim için riski göze alıyorum. Hükümetin ve devletin bana bu operasyonları yapacağını bildiğim halde riski göze alıyor ve doğruları söylüyorum! Bana "Sus!" diyorlar, "Bütün dosyaları kapatalım." diyorlar. Ben bunu kabul etmediğim için bu kadar uğraşıyorlar. Ben bu mücadeleyi veriyorum.
"Sana boyun eğdireceğiz!" diyorlar. Benim boynum Allah'ın önünde eğilir başka kimsenin önünde eğilmez!
DosyaBoş AdaletBekliyoruz
FurkanHareketi Tertemizdir
Hocamı SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin Savunmasından Alıntılar - 1
Benim avukatlarımın gözaltına alınmasını, avukatsız bırakılmamı protesto ediyorum, savunmamı kendim yapacağım.
Bu devlet bize 12 yıldır zulmediyor. Bu kadar mahkemeler açıldı, haksız olsaydık 136 beraatimiz olmazdı. Bu beraatlerin dışında 100'den fazla KYOK ve SYOK kararı var. Suç işlemediğimiz ortada fakat susturmak istiyorlar.
Bütün mesele iki şeyden kaynaklanıyor:
1. Biz Furkan Hareketi olarak tevhidi halkın anladığı şekilde anlatıyoruz. Tevhid ne demek? Allah’ın dünyasında Allah’ın dediğinin olması demek. Rejim bundan rahatsız.
2. Hükümet de onların yanlışlarını eleştirdiğimizden rahatsız. Kendileri aleyhine hiçbir şey söylememizi istemiyorlar.
Sizin şu anda ele aldığınız dosyada 4. ACM'de görülen ve 8. ACM'de görülen konuların toplamı var. İkisini toplamışlar yeni dosya oluşturmuşlar. 4. Ağır Ceza'daki iddiaların özeti, 8. Ağır Ceza'da görülen dosyaya kopyala yapıştır yapıldı. Şimdi sizin baktığınız dosyada ise 4. Ağır Ceza ve 8. Ağır Ceza'dakilerin ikisini almışlar tek dosya yapmışlar. Ortada bir suç yok. Olsa bile tek suçtan iki defa yargılama yapılabilir mi? Şimdi ben tekrardan mı savunma yapacağım? Orada bütün şahitler konuştu, bağış yapanlar gelip anlattı. Ben bu suçlamalardan dolayı iki defa yattım. Tekrar mı yatacağım?
Şu anda yapılmak istenen şey cemaatlerin malına çökmek. FETÖ borsası vardı. Kim zenginse “FETÖ deriz ha” denerek paralarını aldılar. Para veren FETÖ’cü olmadı para vermeyen FETÖ’cü oldu. 15 Temmuz'u bahane ederek insanların mallarına fabrikalarına çöküyorlar.
Oktay Saral, 18 Ağustos 00:11’de bir tweet attı. "Alparslan Kuytul senin de suyun yeterince ısındı, akıllanmamışsın sıra sana da gelecek." dedi. Bu tweeti sosyal medyada kaç gündür konuşuluyor. Bir buçuk gün sonra benim ve bu arkadaşların evi basıldı. Şimdi bu dosya siyasi mi değil mi?
Benim hoca olduğumu bilmeyen yoktur. Her yerde dersler yapıyorum. Bu derslerden sonra bazı sorulara cevaplar veriyorum. Benim ömrüm ilimle İslami hizmetlerle geçti. Benim gibi bir adama suç örgütü demek alçaklıktır! Bana suç örgütü diyen alçaktır! Bizim yıllardan beri İslami faaliyetler yaptığımızı bilmeyen yoktur. Hangi suç örgütü tefsir dersi yapar? Böyle bir suç örgütü var mı dünyada?
Suç örgütü pislik adamlardır. Biz ortada olan adamlarız, kimseye ömrümde bir tokat vurmadım. Hangi suç örgütü konferans basın açıklamaları yapar? Suç örgütleri parasının peşindedir. Çoğu pislik adamlardır. Bunların vatan millet umrunda değildir. Gündemle ilgili açıklama yaparlar mı? Bizim yaptıklarımıza bakın, onların yağtıklarına bakın. Suç örgütüne benzer bir halimiz var mı?
#AdanaAdliyesi
DosyaBoş AdaletBekliyoruz
FurkanHareketi Tertemizdir
Hocamı SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Ben suçum olduğu için değil konuştuğum için burdayım. Benim dosyam 'suç dosyası' değil 'sus dosyasıdır'. Benim dosyam adli gibi görünen, gösterilen, gerçekte ise siyasi bir dosyadır.
Hocamı SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
FurkanHareketi Tertemizdir
AdanaEmniyetinde Zulüm
DinDüşmanıKomite İşBaşında
İstediğiniz kumpası hazırlayın!
Benim ne olduğum ortadadır, cemaatimizin de durumu ortadadır. Hepimizin alnı ak! Size teslim olacak da değiliz!
DinDüşmanıKomite İşBaşında
AlparslanKuytulu SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin haksız gözaltı sürecinin 3. gününde, Furkan Hareketi Ankara olarak yoğun polis baskısı rağmen Hacı Bayram Camii önünde adalet bekleyişimizi gerçekleştirdik.
Hocamız, eşi ve kardeşlerimiz serbest bırakılana, adalet tecelli edene kadar haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!
#AdanaEmniyeti
BarolarBirliğine Çağrı
Avukatlarımız Gözaltında
AdanaEmniyetinde Skandal
AlparslanHoca SerbestBırakılsın
SemraKuytul Gözaltında