On yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri haline gelmiştir.
Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı; donanımlı, vicdanlı, öz güven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır.
Savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla…
Ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle…
Askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle Üniversitemiz, hayati bir misyonu yerine getirmektedir.
Millî Savunma Üniversitemiz; bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor.
Hükûmet olarak kurulduğu günden beri Üniversitemizin yanında olduk.
Bundan sonra da Millî Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.
İşte karşınızda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin hassas zaman yönetimi ve kusursuz koordinasyonu! 🇹🇷
36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Sayın Donald Trump’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde karşıladığı anda, Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz de selamlama uçuşunu saniyeler bazında yapılan planlamayla gerçekleştirdi.
Gökyüzündeki bu kusursuz senkronizasyon; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek disiplinini, üstün planlama kabiliyetini ve profesyonelliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde başarı tesadüf değil; disiplin, planlama ve mükemmel koordinasyonun bir eseridir.
@TurkYildizlari
#MillîSavunmaBakanlığı
İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir.
Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Zirve’de aldığımız kararlarla NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirme, transatlantik bağı tahkim etme ve İttifakın geleceğini daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO anlayışı temelinde inşa etme irademizi bir kez daha ortaya koyduk.
Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığımızı teyit ettik.
Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zekâ, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve’nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı.
Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askerî kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.
Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir.
Savunma harcamalarımızı 2030’dan önce %3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise hâlihazırda %1,5’lik bütçe payına ulaşmış durumdayız.
Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik.
Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir.
Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz 36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamlamış bulunuyoruz.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra ettiğimiz Zirve’ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100’e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir.
Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir.
Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; 1.800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur. Zirve’yi rekor bir katılımla 2.500’ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır.
Ankara’mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve’nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakârca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.
NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte’ye hassaten teşekkür ediyorum.
Bir hukuk fakültesi mezuniyet töreninde eğer bir pankart açılacaksa bu olmalı,"dosdoğru olmak"
Acaba neden rahatsız oldular,dosdoğru olamayacaklarını,adil olamayacaklarını bildiklerini için herhalde. #Emrolunduğungibidosdoğruol
@MesutCasin Rezilsiniz Mesut Bey, rezil. Bütün öğrencilerin gönlünce döviz açtığı bir ortamda yalnızca âyete tahammül edememiş olmanız çürümüşlüğünüzü ortaya koyuyor. Âyetin önünü kapatmaları için öğrencileri kışkırtacak kadar düştüğünüzü unutmayacağız, unutturmayacağız.
O salonda bu rezilliği alkışlayan ve/ya alkışlara ses etmeyen, “başörtülü” veliler de vardı. Hiç bir yuhalama veya linç, o başörtülü ablalarımın sessizliği kadar yakmadı canımı.
Ağaç, baltaya demiş ki:
“Ben senin beni kestiğine değil, sapının benden olmasına üzülüyorum!”
28 Şubatta başörtü mücadelesini kazandık ama o örtülerin içindeki başları kaybettik sanırım...
3) Bugün burada gördüğümüz, düşünce özgürlüğünü değil, yalnızca kendi düşüncelerinin özgürlüğünü isteyen, tek tipçi sakat bir zihniyettir. Ellerinde güç ve iktidar olsa kendileri gibi düşünmeyenleri bir kaşık suda boğmaya hazır olan bu dogmatik tahammülsüzlük, sürekli eleştirdikleri diktatörce düzenin ta kendisidir !
Farklı politik görüşlerin özgürce sergilenebildiği bir ortamda Kur’an ayetlerinden rahatsız olmak, sadece Müslümanlara değil, bu ülkenin köklerine saygısızlıktır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin mayasında İslam vardır. Bu topraklar; Kur’an-ı azimüşşan’la, ezanla, bayrakla ve şehadetle yoğrulmuştur. Hiçbir ideoloji bu gerçeği silemez.
“… İstemeseler de, Allah nûrunu tamamlayacaktır.” (Saf, 8)
Cehaletin karanlığından gelen itirazlar, bu nûrun parıltısını söndüremez.
Vermiş olduğumuz rahatsızlıktan, gurur duyarım. @YeditepeUni@MesutCasin
Hashtag: #yeditepedeislamofobi
@RTErdogan@YuksekogretimK@erolozvar@mustafaciftcitr@abakingurlek@tcbestepe@oktay_saral
2) Aynı sahnede hükümet karşıtı siyasi dövizler açan öğrenci arkadaşlarımızın fikirlerine büyük ölçüde katılmasam da ifade ve eleştiri özgürlüklerini destekliyorum. Fakat aynı özgürlüğün, taşıdığım ayet dolayısıyla benden esirgenmesi, ne yazıkki arkadaşlarımızın hukukçu kimliğiyle bağdaşmayan bir yobazlıktır.
Her dersimizde hükümeti “hukuk tanımazlıkla, ülkede ifade hürriyetinin olmamasıyla” en sert şekilde eleştiren Dekan’ımızın ve Mesut Hakkı Caşın gibi hocalarımızın bu despotizme destek vererek gösterdikleri çifte standardını şiddetle kınıyor, hukuk profesörü kimliklerine yakıştıramıyorum.
Üstelik bu yaşanan vandallık, münferit bir olay da değildir. Kampüsümüzde 28 Şubat’ı hatırlatan sol-seküler-kemalist ideolojik baskı iklimi her geçen gün artmaktadır. Son yıllarda yaşanan (profilimin en başına sabitlediğim flood’ta da görebileceğiniz) skandallardan sonra bugün maruz kaldığım bu toplu linç, dindar öğrencilerin akademisyenler ve öğrenciler eliyle nasıl sistematik olarak ötekileştirildiğinin ve @YeditepeUni ’nin adeta kurumsal kültürü haline geldiğinin en somut kanıtıdır.
Hashtag: #yeditepedeislamofobi
+++👇🏻
1) Dün, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet törenindeki rezalet, utanç vericiydi.❗️
Tören sahnesinde bazı öğrenciler özgür şekilde imamoğlu’nu destekleyen ve hükümeti eleştiren politik dövizler açarlarken ben de “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. (Hud-112)” ayet yazılı pankartımı açtım. Fakat bazı öğrenciler ayetten duydukları rahatsızlıkla, pankartımı fiziksel müdahaleyle indirmeye çalıştılar. Buna güçleri yetmeyince de Sn. Dekan’ımız Yener Ünver’in teşvik ve desteğiyle önümde kortej oluşturup ayetin görünmesini engellemek suretiyle sansür uyguladılar.
Başta Sn. Mesut Hakkı Caşın ve videonun sonunda “işte yeditepe’nin ruhu” diye bağıran Rektör Yardımcımız sn. Sedefhan Oğuz olmak üzere bazı hocalarımız da tüm salonla birlikte bu saygısızlığa maalesef alkışlarla ve kışkırtmalarla destek verdiler.
Sn. Bedrettin Dalan, sahibi olduğunuz @YeditepeUni ‘nin ruhu, rektör yardımcınızın ikrar ettiği gibi, din düşmanlığı mıdır gerçekten ?
Hashtag: #yeditepedeislamofobi
+++👇🏻
PAYLAŞ PAYLAŞIR !
Giray Altınok Kuran'la dalga geçen İslam düşmanı Deniz Göktaş'a destek vererek İslam'a ve Kuran'a saygısı olmadığını göstermiştir.
Müslümanlara yakışan bu şahsı boykot etmektir. Takip edenler takipten çıksın ve hiçbir programını izlemesin. #BoykotEtMüslüman
Türkiye’nin büyüklüğünü, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren Ankaralı kardeşlerime, fedakârca emek veren tüm görevlilerimize en kalbî şükranlarımı sunuyorum.
NATO Ankara Zirvemiz hayırlara vesile olsun. #NATOsummit 🇹🇷