Modern zamanlarda insan, bilginin hamalı ama hikmetin fakiri. Her şeyi arama motorlarında bulabileceğini sanan zihin, bulduğu her cevapla birlikte hayret duygusunu biraz daha kaybediyor. Oysa aramak, bulduğunu sanmaktan evladır.
Felsefe hayretle başlamıştı. Eskiler, insanın düşünmeye, şaşırdığı için başladığını söyler ve ‘hayret hikmetin kapısıdır’ derlerdi. Hayreti bir cehalet hali değil, ilmin ve irfanın kapısı sayarlardı. Bildiğini sananın önünde kapalı duran, bilmediğini bilenin önünde ardına kadar açılan bir kapı. Cehalet, hayretsizlikti.
Diğer canlılar yiyecek ve güvenlik peşinde koşarken insan, varlığın kendisi karşısında durup şaşırabilen tek mahluktur.
Hayret, bin kez gördüğümüz şeyi yeni ve bambaşka bir ışık altında ilk kez görüyormuş gibi görmemizi sağlar.
Hayret(l)e açılan göz, varlığın sevincine açılır.
Ayet açık ve net, Allah ve Rasulüne muhalefet edenlere muhabbet beslenemeyeceğini söylüyor.
Buna rağmen zaman zaman müslüman kardeşlerimizin Kitap ve sünnete muhalif davrananlara muhabbet beslediğini görmek üzücü.
Halbuki ayetin dediği gibi davranabilsek, Cenab-ı Hak imanımızı güçlendireceğini, katından bir destek vereceğini ve cenneti vaat ediyor.
Üstelik bu tavra/duruşa sahip olanları kendi taraftarı (hizbullah) ilan ediyor.
"Allah’a ve âhiret gününe (gerçekten) iman eden hiçbir kavmin, Allah’a ve Resûlü’ne (emirlerine) muhalefet/düşmanlık eden kimselerle dostluk ettiklerini göremezsin (onları sevip sayamazlar). İsterse onlar; babaları, oğulları, kardeşleri veya sülaleleri olsunlar.
İşte O (Allah), onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendisinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinde ebedî kalmak üzere alt tarafından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte bunlar Allah taraftarıdır(lar). Haberiniz olsun ki hakikaten Allah taraftarları, kurtuluş (ve saadet)e erenlerin ta kendileridir."
Mücadele 58/22
İSRAİL, FİLİSTİNLİ FUTBOLCUYU ÖLDÜRDÜ
Ahmet Yeşiltepe:
İsrail, tam bin gündür Gazze'de soykırım yapıyor. Biz tam şu an konuşurken bile Gazze'de bir hayat daha yarım kalıyor.
Bugün dünyanın gözü Dünya Kupası'nda ama Filistin'den yine yarım kalan bir ömrü anlatacağız sizlere. Ekranlarınıza gelen bu yüz, Filistinli kaleci Salim el-Ashqar'a ait. Artık geriye yalnızca bu fotoğraf kaldı ondan. Onu bir daha kalesinde göremeyeceğiz çünkü o da işgalci ve soykırımcı İsrail'in açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.
Salim'in hayatı 32 yaşında durdu ve biz bir kez daha aynı soruyu soruyoruz; bu soykırım, bu vahşet, dünyanın sessizliği eşliğinde daha ne kadar sürecek?
@ahmetyesiltepe
Gazze’de çocuklar artık yalnızca bombaların değil, doğrudan hedef almanın da tanığı.
BM soruşturması, Gazze’de Filistinli çocukların tek kurşunla vurulduğu vakalara dikkat çekti.
A.J. Labs ise bu vakaları, izleri ve kullanılan saldırı yöntemlerini tek tek inceledi.
Bu artık “savaşın yan etkisi” diye geçiştirilecek bir tablo değildir.
Bir çocuğun bedeni hedef oluyorsa, orada insanlık susmuş; hukuk çökmüş; vicdan esir alınmıştır.
Gazze’de çocuklar sayı değil, istatistik değil, haber başlığı değil.
Her biri yarım kalmış bir hayat, susturulmuş bir gelecek, dünyanın yüzüne çarpılmış ağır bir suç dosyasıdır.
Batı Şeria'da yetişmiş,32 yaşında Dov ismindeki siyonist israilli,Fransız Kanalına konuşuyor,"bir zamanlar arkadaşlarımla Camii yakıyorduk,zeytin ağaçlarını söküyorduk,trafikde Filistin'li araçlara taş atıyorduk,insanların evlerini yakıyorduk,onları insan olarak görmüyorduk"
Israeli fascist Finance Minister Bezalel Smotrich:
“Our goal in the next Israeli government is the ethnic cleansing of Palestinians, the annexation of the West Bank, and the cancellation of the Oslo Accords.”
🇮🇱💥🇵🇸 No início dos anos 2000, este clipe foi exibido na TV da Palestina, causando fúria no regime judeu sionista de “israel”.
Algumas semanas depois, os judeus sionistas destruíram completamente o prédio da TV da Palestina na Cisjordânia.
Estou postando isso para mostrar como esses parasitas supremacistas judeus sionistas, têm como alvo e aterrorizam as crianças palestinas por décadas.
İsrailli Bakan Bezalel Smotrich'in sözleri, Gazze'de yürütülen yıkımın hedefini bir kez daha gözler önüne serdi.
Smotrich, Gazze'nin büyük bölümünün kontrol edildiğini, altyapının sistematik olarak yok edildiğini ve bölgenin onlarca yıl yaşanamaz hâle geleceğini söyledi. Daha da dikkat çekici olan ise Filistinlilerin göç etmek zorunda kalacağını açıkça dile getirmesiydi.
Bir halkın evlerini, şehirlerini ve yaşam alanlarını yok ederek onları topraklarından koparmayı savunan bu açıklamalar, dünya vicdanında ağır sorular doğuruyor.
Eğer benzer sözler başka bir coğrafyada, başka bir halk için söylenmiş olsaydı dünya yine bu kadar sessiz kalır mıydı?
Gazze yıkılırken, milyonlarca insan yerinden edilirken ve bu tablo bazı siyasetçiler tarafından açıkça savunulurken; sessizlik artık tarafsızlık değil, sorgulanması gereken bir tutum hâline geliyor.
Tarih, yalnızca bu sözleri söyleyenleri değil; duyup da görmezden gelenleri de kaydedecektir.
"Gazze’de ateşkes, sadece bir hikâyeden ibaret." Bunu bizzat Gazze'deki İsrail işgal ordusunun askerleri itiraf ediyor.
ABD merkezli haber ajansı Associated Press (AP), İsrailli yedek askerlerin kan donduran şahitliklerini yayımladı. Askerler, kurulan masaları ve "ateşkes" kelimesini komik bulduklarını, silah arkadaş çevrelerinin hiçbir sebep yokken Filistinli sivilleri katletmekten nasıl zevk aldıklarını açıkça anlatıyor.
Süslü salonlarda diplomatik cümlelerle gizlenmeye çalışılan vahşet, sahada kendi ağızlarından dökülüyor. Dünyanın gözü önünde işlenen bu insanlık suçuna, sessiz kalarak ortak olmayacağız.