Rabbişrahli sadri ve yessirli emri vahlul ugdaten min lisani yefgahu gavli.
Elhamdülillahi rabbil alemin vessalatü vesselamü ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
Mesnevi'nin kıyısından geçerken Gazze'ye uğradım.
Bir avuç, bin deniz gibiydi.
Yüzbinlerce er, bir kişide gizliydi.
İki buçuk milyar insan, 20 bin kişiye sığmıştı.
Bütün dünya, vahşilerden korkup Gazze'ye sığınmıştı.
Muazzam bir manzara idrak ve hayrete şayandı.
İnsanlık Gazze'nin surlarına dayandı.
"Bizi kurtarın" diye bağrı yanık bağıranların simaları sanki insandı.
Her tarafı ateş sarmış, nasırlaşmış vicdanlar tutuşmuş, insanlık da yandı.
O yiğitler ki;
Binlerce ok ve yay, bir ok'a sığmış bir ok'ta gizlenmişti.
"Attığın zaman sen atmadın, Allah attı" ayetinin sırrı, aşikar olmuştu.
O mücahidler ki;
Yüzbinlerce harman, bir avuç buğdaydaydı.
Ve insanlık Gazze'ye sığınmış bizi kurtarın diye Hamas'a yalvarıyordu.
Ebu Hureyre radıyallahu anh'tan rivayetle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Allah-u Teala şöyle demiştir: "Kim benim bir veli kuluma düşmanlık ederse Ben ona harp ilan ederim. Kulum bana en sevimli olan şeyle yani farz kıldıklarımla yaklaşır. Kulum nafile ibadetlerle bana yaklaşmaya devam eder. Nihayet Ben onu severim. Onu sevdiğim zaman artık ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey isterse onu mutlaka veririm. Bana sığınırsa onu mutlaka korurum."
Alimlerimizin bu hadis-i şerifi şöyle açıklıyor:
İmam el-Hattabi hadisin açıkmalasında şöyle diyor: "Hadisin manası; Allah’ın kulunu bu organlarını (göz, el, kulak, ayak) hayırda kullanmaya muvaffak kılması ve onları şerden korumasıdır."
İmam-ı Nevevi, Sahih-i Müslim Şerhi’nde şöyle diyor:
"Alimler demiştir ki: Hadisin manası, Allah’ın o kulu işitmesinde, görmesinde, elinde ve ayağında muvaffak kılmasıdır. Artık o kul, ancak Allah’ın razı olduğu şeyleri işitir, yalnızca izin verdiğine bakar, sadece emrettiğini tutar ve yalnızca taat yolunda yürür."
Hafız İbn Hacer el-Askalani de buyuruyor ki:
"Maksat, Allah’ın, kulunun hareket ve sükûnunda (her anında) dayanağı olmasıdır; bu organları hayra muvaffak kılmasıdır. Sanki mecazen orada tasarruf eden Kendisiymiş gibi... Kim bunu zahiriyle anlayıp hulûl zannederse büyük bir hata etmiş olur."
Maksat, haşa, Allah’ın sıfatlarının kula hulûl etmesi (içine girmesi, birleşmesi) değildir. Allah, bundan yüceler yücesidir.
Bu büyük âlimlerin şerhleri, hulûlcülerin (Allah kulun içine girdi diyenlerin) iddialarının ne kadar batıl, ne kadar asılsız olduğunu açıkça gösteriyor.
Şeyh lazım, mürşit lazım.
Vazgeçtim:
Üveysi olarak devam edeceğiz. Şeyhe gerek yok. Efendi hazretleri bizi canlı canlı yonetiyor.
Troll ordusu : Hocamız bizi kandirmaz yalan söylemez işlerini Allahu Teala üzerine aldı. O 40 ebdallerden birisi
@mustafa_koru Tasavvuf tarikat yaşayan şeyh olmadan olmaz! Git yaşayan şeyh bul. Bu Cübbeli tayfasinda farkında değiller ama acayip kibir var. Allah muhafaza. Bunlar eskiden Süleyman Tunahan Hz'nin cemaatine kiziyorlardi, şimdi aynını kendileri yapıyorlar
@mustafa_koru Biri bence diye söze başlıyorsa onu dinlemeyin! Diye bi yazı okumuştum tasavvufla alakalı bir kitapta. Vesile olurlar Allah'a dua etmeleri de istenebilir lakin kabirden bizi yönetiyor denmez. Veya buna inanmayan ehli sünnetten ayrılmaz. Allah'ın izniyle herşey olabilir. +
@c_ahmethoca Siz siz olun sakın kibirlenmeyin beğenilmek için çaba sarf etmeyin. Nefsinize fırsat vermeyin. Benlik yapmayın. Güzel ahlâktan taviz vermeyin sonra sonra Allah muhafaza CA gibi olur kayar gidersiniz. İlimde fayda etmez.
PARAYI İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'a bavulla teslim ederdim, açık kapıdan bizi gören İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu da ''Hoş geldin oğlum'' derdi..!
Bir doktorun başlattığı mahalle boykotu duruşuna İstanbul’da 8 Türkiye genelinde 20 mahalle toplu halde katıldı.
Bu onurlu duruşa sen de katıl…
Boykot cihattır!
🔴 Cübbeli'den Ebubekir Sifil Hoca'ya Sansür!
🗣️ Ebubekir Sifil Hoca:
"Aşağıdaki paylaşımımda yer alan link çalışmıyor. Sebebi şudur: Telif hakkı nedeniyle yayından kaldırma talebi gönderildiği için video kaldırıldı. Talep AHMET MAHMUT ÜNLÜ tarafından gönderildi."
Hz. Musa aleyhisselam döneminde Samiri adında biri altından bir buzağı yapmıştı. Kendisi bu işlerde oldukça mahirdi. Öyle bir yöntem ve mühendislikle bu heykel üzerinde delikler ve iç mekanizmalar tasarlamıştı ki, rüzgar estiğinde buzağıdan sesler yükseliyordu. Samiri, halka bu sesin ilahi bir ses olduğunu söyleyerek onları kandırmıştı.
İşte bu adam da şu anda aynı şeyi yapıyor; aynı iddiayı Bayezid-i Bestami hazretlerini kullanarak ortaya atıyor. Kim böyle bir iddiada bulunursa, bu açıkça küfürdür. Çünkü Allah azze ve celle, hiçbir kulun, mahlukun veya sonradan yaratılmış bir varlığın içine girmez (hulûl etmez). O’nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur; aksi bir iddia O’nu sınırlandırmak demektir.