🚨YURTDIŞINDAN GETİRİLEN KAÇAK 🚨KURU ÜZÜM İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR!
Tariş Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Türkiye kuru üzüm sektörünü ve yerli üreticiyi tehdit eden büyük bir tehlikeye dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.
Yurt dışından illegal yollarla getirilen ve gümrüklerde menşei (üretim yeri) belgeleri değiştirilerek ülkeye sokulan kaçak kuru üzüm girişlerinin derhal engellenmesi gerektiğini vurgulayan Şen, bu durumun hem haksız rekabet yarattığını hem de yerli bağcılığın geleceğini dinamitlediğini belirtti.
🟩DOĞAYI RANTÇILAR KATLEDİYOR.
🟩DİPSİZ GÖL RANTA TESLİM
Yalova’daki gölün çevresini kiralayan özel işletme otopark ve lokanta inşaatı başlattı, birçok ağacı kesti. Beton dökülen alanda göl çamur rengi aldı.
Yalova’daki gölün çevresini kiralayan özel işletme otopark ve lokanta inşaatı başlattı, birçok ağacı kesti. Beton dökülen alanda göl çamur rengi aldı.
DOĞAL güzelliklerin ranta açılıp talan edilmesi halkasına Yalova’daki Büyük Dipsiz Göl de eklendi. Teşvikiye Beldesi’ndeki Erikli Yaylası’nda bulunan ve kentin “cenneti” olarak nitelendirilen göl, Yalova Orman İşletme Müdürlüğü tarafından geçen yıl yapılan bir ihaleyle özel işletmeye kiralandı. 31,38 hektar büyüklüğündeki alan, yıllık 873 bin 150 lira bedelle 20 yıllığına tahsis edildi. İhaleyi kazanan isim, kentte faaliyet gösteren Mawish Beach Disco’nun sahibi Üstün Barut oldu.
HALKA KISITLAMA GELECEK
İhale sonrası inşaat başlatıldı. 190 araçlık otopark, mescit, 20 adet kameriye, kır lokantası ve büfe yapılması için iş makinelerinin girdiği alanda çok sayıda ağaç kesildi, toprak örtüsü kaldırıldı ve geniş alanlara beton döküldü. Endemik bitki türleri zarar görürken, berraklığıyla bilinen gölün renginin de kahverengiye döndü. Göl girişinde inşa edilen iki yapının kaba inşaatı bitti. Yeni giriş üniteleri de yapılacak ve yıllardır halkın serbest şekilde kullandığı ormanlık alanın önemli bir bölümü işletme kontrolüne geçecek
‘Üç, beş kişi için’
NEFES’e konuşan Yalova Platformu Başkanı Hakim Menteş, başlangıçta “küçük bir kulübe yapılacak” denildiğini ancak çok daha büyük bir tahribatın ortaya çıktığını söyledi. 44 futbol sahası büyüklüğündeki alanın etkilendiğini belirten Menteş, “Doğaya yapılan müdahalelerin sonuçlarını Türkiye’nin dört bir yanında görüyoruz. Üç-beş kişinin kazancı uğruna doğal güzelliklerin ve ormanların tahrip edilmesi kabul edilemez. Yalova’da nerede bir doğal güzellik varsa üzerinde baskı kuruluyor” dedi.
Gümüşhane’deki Dipsiz Göl katledildi
“Dipsiz Göl” adı daha önce de doğa tahribatıyla gündeme gelmişti. 2019’da Gümüşhane’deki Dipsiz Göl’de, Roma hazinesi bulmak amacıyla resmi izinle kazı yapılmıştı. Suyu boşaltılan ve iş makineleriyle kazılan gölde define bulunamamış ve 12 bin yıllık doğal oluşuma verilen zarar büyük tepki çekmişti. Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bölgenin doğal sit alanı ilan edileceğini ve eski haline kavuşturulacağını açıklamıştı. Ama 7 yılda vaatler yerine getirilmedi.
(İlke ÇITIR / NEFES)
💥PAPAZ YETİŞTİREN RUHBAN OKULU MU?
🇹🇷SUBAY YETİŞTİREN ŞANLI YUVA KULELİ Mİ AÇILACAK?
📌İYİ Parti Gik Üyesi ve Milli Güvenlik Politikaları
Başdanışmanı E.Tümgeneral Rafet Kılıç:
"PAPAZ YETİŞTİREN RUHBAN OKULU MU,
SUBAY YETİŞTİREN ŞANLI YUVA KULELİ Mİ
AÇILACAK?
Fener Rum Patriği Bartholomeos, resmî ziyaret kapsamında bulunduğu Atina’da, yıllardır tartışma konusu olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun eylül ayında “görkemli bir açılışla” yeniden faaliyete geçeceğini söyledi.
Daha önce de ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ruhban Okulu’nun Eylül 2026’da yeniden açılmasının hedeflendiğini açıklamıştı.
Ancak Ruhban Okulu’nun açılması, Bartholomeos veya Barrack’ın inisiyatifinde olabilecek bir şey değildir. Okul, Lozan’a göre yapılan düzenlemeler kapsamında kapatılmıştır.
Yeniden açılmasını gerektirecek bir papaz yetiştirme ihtiyacı olmadığı gibi, bu girişim ülkemizin ulus devleti ve üniter yapısına yönelik “Ekümenik Patrik” hayallerinin de bir parçasıdır. Batı Trakya’daki Türklerin müftü bile seçemediği bir ortamda, gündeme dahi getirilmemesi gereken bir konudur.
Ancak konunun bir de kapatılan askerî liseler boyutu vardır.
Türk ordusuna askerî eğitim ve bilim temelli bir anlayışla subay yetiştirmek amacıyla ilki 1839 yılında açılan ve yaklaşık 150 yıl boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri’ne komutan; devlete ise yönetici, bilim insanı ve sanatkâr yetiştiren Kuleli Askerî Lisesi, Işıklar (Hava) Askerî Lisesi, Maltepe Askerî Lisesi ve Deniz Lisesi, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından kapatılmıştır.
Aslında askerî liselerin kapatılması, TSK’nın kurumsal hafızasını, geleneklerini ve millî karakterini bozacak çok ciddi değişikliklerden yalnızca biridir. Seri kararnamelerle yapılan diğer değişikliklerde olduğu gibi, bu konunun hazırlıklarını yapanların başında; 15 Temmuz gecesi Hulusi Akar’a sıkıyönetim emri imzalatmaya çalıştığı iddia edilen Mehmet Dişli’nin bulunduğu Stratejik Dönüşüm Dairesi ve SADAT gelmektedir.
Darbe girişimi sonrasında askerî liselerin kapatılmasına yönelik eleştiriler kamuoyuna yansıdığında Cumhurbaşkanı, darbe girişimine katılanların askerî liselerden mezun olduklarını belirterek bu okulların bir daha açılmayacağını ifade etmiştir.
Ancak darbe girişiminde aktif rol oynadığı gerekçesiyle tutuklanan veya TSK’dan ihraç edilen general ve amirallerin büyük çoğunluğu, askerî liselerden değil; sivil liselerden mezun olup Harp Okullarına girmiş personelden oluşmaktadır.
Gerçekte FETÖ gibi yapılanmalar, askerî liselerde kadro devşirmekte oldukça zorlanmaktaydı. Bunun temel sebepleri arasında:
• Öğrencilerin henüz 13–14 yaşlarında iken Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık temelinde sistemli ve kontrollü bir eğitim sürecine girmesi,
• Ortak yaşam ve disiplinle şekillenen sosyal çevrenin örgütsel yapıların etkisine kapalı olması,
• Öğrencilerin güvenlik soruşturmaları ve takip süreçlerinde devlet kurumları tarafından daha etkin şekilde denetlenebilmesi sayılabilir.
Bu nedenle askerî liseler, TSK’da ideolojik sızmalara karşı doğal bir filtre işlevi görmekteydi. Kapatılmaları, personel temini sürecinde kontrol kaybına neden olmuş; bunun sonucu olarak da ordu-millet bütünlüğünü tehdit edebilecek yapıların önü açılmıştır.
Tarihî misyonları, eğitim disiplinleri ve kurumsal gelenekleriyle laik, demokratik ve çağdaş bir hukuk devleti anlayışına bağlı nitelikli subay yetiştirme fonksiyonuna sahip olan bu okullar; yalnızca TSK’nın değil, aynı zamanda devletin ihtiyaç duyduğu yöneticilerin, aydınların ve bilim insanlarının da kaynağı olmuştur.
Bugün Türk milleti, kumpasa dayalı tezgâhlar sonucu kapatılan Kuleli, Işıklar, Maltepe ve Deniz Lisesi gibi köklü okullarımız kapalı dururken, Ruhban Okulu’nun açılmasını asla kabul etmeyecektir."
@Memur_Emekli33
📌Memur Emeklileri Platformu:
"#Öğretmen#emekli olamıyor çünkü emekli olunca seyyanen 22.157 TL emekliliğe yansımıyor, #emeklilik sefalet olduğundan #emekliliği hak ettiği halde emekli olamıyor
Mehmet Şimşek ve Recep Tayyip Erdoğan tasarruf tedbirleri gereği ne kadar emekli o kadar kamuda istihdam diyor
Böyle olunca mevcut Memur ( öğretmen sağlıkçı asker polis adliyeci vs) emekli olamıyor
Böyle olunca istihdam açılmıyor ve gençler atanmıyor
Bir taşla kuş sürüsü indiriliyor ve neticesinde de birçok olumsuzluk yaşanıyor
2 buçuk milyon memur emeklisi seyyanenden dolayı her ay 22.157 TL eksik aylık alıyor ve 36 aylık toplam 800 bin TL alacağımız birikti
Hakkımızı verin memurlar emekli oldu gençler atandım istihdam artsın."
#EMEKLİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sesleniyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu hakkında zaman geçirilmeden FETÖ’ye yardım ve yataklıktan soruşturma başlatılmalıdır. @r_zelyut
Çünkü, Kemal Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’cülerle sıkı iş birliği içinde çalıştığını gösteren birçok olay ve belge vardır.
Bunlardan birincisi, Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına geçiren süreci başlatan dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la ilgili kaset operasyonudur.
Deniz Baykal’a ve bazı MHP’li milletvekillerine yönelik cinsel içerikli kaset kumpasının FETÖ’cü polisler tarafından düzenlendiği ortaya çıkmış bulunuyor. Bu davadaki baş sanığın Fethullah Gülen olması, kaset tuzağı kuran polislerin mahkum edilmeleri; Kılıçdaroğlu’nun ABD desteğiyle FETÖ’cüler tarafından iş başına getirildiğini göstermektedir.
İkincisi de Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olduktan sonra FETÖ’cülerle kurduğu çoklu ilişkiler ve örgüt elemanlarını danışman olarak görevlendirmesidir.
FETÖ bağlantısını gösteren olaylardan bazıları şunlardır:
*CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Ocak 2012 tarihinde FETÖ'nün ABD imamı ve Türk Amerikan Birliği (TAA) Başkanı Faruk Taban ve yöneticilerini CHP Genel Merkezi’nde kabul etti.
*Kılıçdaroğlu, 11 Şubat 2012’de FETÖ’nün Zaman gazetesine verdiği röportajda; “Yargıda cemaat kadrolaşması var diyemem” diyerek FETÖ’nün yaptığı Ergenekon, Balyoz gibi kumpasların üstünü örtmeye çalıştı.
*15 Mart 2013’te Kılıçdaroğlu’nun görevlendirdiği CHP heyeti, FETÖ’nün ABD’deki çatı örgütü olan Rumi Forum’u ziyaret etti. FETÖ elebaşının onursal başkanı olduğu kurumda CHP’li vekilleri FETÖ’nün tepe yöneticilerinden Emre Çelik ağırladı.
*Kemal Kılıçdaroğlu ve heyeti, 2013 Aralık ayı başında FETÖ’cü örgütlerin davetlisi olarak gittiği ABD'de Washington'da 3 Aralık 2013’te de FETÖ'nün ABD imamı Faruk Taban ile buluştu. FETÖ derneklerinin çatı kuruluşu Türk Amerikan Birliğini ziyaret etti. FETÖ lobisine "cemaat" adı altında güzellemeler yaptı, ödüller, plaketler aldı.
- CHP Bursa Milletvekili Ayken Erdemir, ABD'de FETÖ kurumu Rumi Forum'da kapalı toplantılara katıldı; konuşmalar yaptı.
*CHP Milletvekili Birgül Ayman Güler, 15 Aralık 2014’te "Her ne kadar parti yönetimimiz çok açık olarak ifade etmese de 30 Mart seçimlerinde bir ittifak yaptık. Cemaatle ittifak yaptık." dedi.
*17 Mayıs 2015’te Kemal Kılıçdaroğlu ve Enis Berberoğlu, FETÖ’nün medya elebaşısı Ekrem Dumanlı başta olmak üzere diğer gazete yöneticileriyle toplantı yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu, 20 Haziran 2016’da FETÖ'nün Zaman gazetesine kayyum atanmasının ardından FETÖ tarafından çıkarılan Yarına Bakış gazetesi yöneticilerini partisinin genel merkezinde konuk etti.
*Kemal Kılıçdaroğlu 19 Eylül 2016’da "Fetullah Gülen'in kitapları korkudan yakılıyor. Hiç doğru değil. Paranızı verir okursunuz, isterseniz okumazsınız." dedi.
*5 Aralık 2016’da Kemal Kılıçdaroğlu, Adana mitinginde FETÖ'den gözaltına alınan gazetecileri alkışlattı.
DANIŞMANLARI VE ÖZEL KALEMİ FETÖ’CÜ ÇIKTI
-FETÖ’nün haberleşme ağı Bylock’un “kırmızı” listesinde yer alan Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı Fatih Gürsul FETÖ’den tutuklandı (Aralık 2016) Kılıçdaroğlu’nun, Fatih Gürsul ile 250 kez telefon görüşmesi yaptığı ortaya çıktı. (10 Temmuz 2017)
-Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Murat Aksoy, FETÖ üyeliğinden tutuklandı (Nisan 2017).
-Kılıçdaroğlu'nun eski danışmanlarından Koray Çalışkan, FETÖ'nün akademik yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındı (Temmuz 2018).
-Kılıçdaroğlu'nun Özel Kalem Müdürü Tuncay Ceylan, FETÖ'ye finansal destek sağlamaktan tutuklandı (Eylül 2017).
Ceylan, FETÖ'nün belediyeler imamı Erkan Karaarslan'ın CHP'li belediyelerle bağlantısını sağladı.
-Kılıçdaroğlu'nun eski başdanışmanı ve CHP eski Parti Meclisi Üyesi Prof. Dr. Ahmet Caner Yenidünya, FETÖ iltisakı nedeniyle Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden ihraç edildi (Nisan 2018).
-FETÖ'den tutuklu eski MİT mensubu Enver Altaylı'nın, Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı Rasim Bölücek'le 2 ayrı telefon hattından 1159 görüşme yaptığı tespit edildi (Ocak 2020).
-Kılıçdaroğlu'nun eski danışmanlarından Alper Keten’in ByLock'tan FETÖ yöneticileriyle irtibat kurduğu ortaya çıkarıldı (2016). Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki görevine son verildi. Keten sonraki dönemde CHP'den Kahramanmaraş milletvekili adayı gösterildi. Kılıçdaroğlu tarafından CHP yönetimine alındı.
*22 Mayıs 2018: Eren Erdem, "Zaman gazetesine Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun Enis Bey'e verdiği talimatla gittik." dedi.
*8 Ekim 2019: CHP milletvekili Eren Erdem FETÖ’den tutuklandı.
*16 Kasım 2019: "CHP FETÖ´ye teslim oldu" diyen Yılmaz Ateş partiden ihraç edildi.
Basına yansıyan bu bilgiler bile Kemal Kılıçdaroğlu ile Fethullahçı Terör Örgütü arasında bir hedef, amaç, işbirliği olduğunu gösteriyor.
Ülkenin ana muhalefet partisi genel başkanı konumundaki birisinin bu ilişkileri, Türkiye’nin geleceği açısından ciddi tehdit oluşturmaktadır.
Bu tehdidin giderilmesi açısından sözü edilen ilişkilerin kovuşturulmasını Türk milleti adına bekliyoruz.
Rıza Zelyut
Bu ülkede;
“Pezevenkler Kemalist’tir,
uyuşturucu tacirleri Kemalist’tir,
elletirim belletirim diyenler Kemalist’tir,
sex shop işletenler Kemalist’tir”
diyerek Türk Milletine ve değerlerine açıkça hakaret eden Rümeysa Eker tutuklanmıyor.
Tutuklama ve cezalar sadece muhalifler için var.
Bunun asıl sorumlusu başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, muhalefet yapıyormuş gibi görünerek AKP ile işbirliği yapan ve AKP’yi iktidarda tutan sözde muhalefet partileridir.
Özgür Özel Ekrem İmamoğlu ve ekibine topyekün bir savaş ve kuşatma söz konusu.
Adına dış güçler mi dersiniz, emperyalistler mi dersiniz işte bunlar kesinlikle CHP iktidarını istemiyor.
Çünkü çıkarlarına ters düşüyor
MHP nasıl dönüştürüldüyse şu an aynısı kılıçdaroğlu ve yandaşları içinde söz konusu.
Özgür Özel’in çok ağır bir yükü var, hepimiz bunu omuzlamak zorundayız.
Bu CHP nin meselesi değil, milletin meselesi.
Besim Tibuk: “Kürtlerin Türkiye’de olması çok büyük şanstır onlar için.
Öpüp başlarına koysunlar Türk vatandaşı oldukları için.
Baksınlar diğer Kürtler Irak’ta, Suriye’de, İran’da nasıl yaşıyorlar.”
‘Babam, Özgür Özel’i
Deniz Baykal’a önerdi.’
📌Nevşin Mengü:
“Manisa’da bir FETÖ’cü itirafçı oluyor, ‘Özgür Özel’in 2009’da CHP’den Manisa Belediye Başkanı adayı olmasını biz sağladık’ diyor;
• Benim babam 2009'da CHP Manisa Milletvekiliydi. Ben biliyorum bu olayın nasıl olduğunu.
• Eski CHP Milletvekili Mustafa Özyürek de bana mesaj attı. Annemle de konuştum. Beşer şaşar diye.
• 2009'da CHP'nin aslında bir adayı vardı. Ancak bu aday son anda çekildi.
• Babamlar haldır huldur aday aramaya başladılar. Özgür Özel de Eczacılar Odası Başkanı'ydı, Manisa'da tanınan ve sevilen biriydi.
• Babam, Özgür Özel'i Deniz Baykal'a önerdi.
• Annem ve babam, Özgür Özel ve eşiyle yemek yiyorlar. Özgür Özel adaylığı kabul etmiyor, babam ‘Özgür, vatan için, millet için yapacaksın’ diyor.
• Önder Sav da Özgür Özel'i ikna edemiyor.
• En son Baykal çağırıyor, Özgür Özel çok genç olduğunu, politikaya hazır olmadığını söylüyor.
• Baykal ise bunun vatani bir görev olduğunu, kabul ederse CHP'de önemli görevlere gelebileceğini söylüyor. Sonunda Özgür Özel kabul ediyor.
• E��riye eğri, doğruya doğru, Özgür Özel'in CHP'den 2009'daki adaylık süreci böyle.”
Botlarla toplanan #Schengen randevularının karaborsada satılması üzerine büyükelçilikler harekete geçti. Büyükelçilikler, yalnızca resmi ve yetkili aracı kurumlar (iDATA, VFS Global gibi) üzerinden randevu alınmasını söylerken vatandaşlar da resmi kurumlarda randevu bulamamaktan şikayetçi.
https://t.co/JKvZgeosrT