1973'te Kral Faysal, İsrail'i destekledikleri gerekçesiyle ABD ve diğer ülkelere petrol tedarikini tamamen kesti.
Amerika bunun üzerine petrol yataklarını bombalamakla tehdit etti. Buna karşılık Kral Faysal, "Petrolsüz yaşayamayanlar sizlersiniz. Atalarımız hurma ile geçiniyordu
Şu fotoğrafı öve öve bitiremeyip akla hayale gelmedik anlamlar yükleyen bir sürü kişi gördüm.
Yahu, bu herif pedofili bir sapık değil mi?
Eli kanlı, milyonlarca Müslümanın katili değil mi?
Cumhurbaşkanımıza hakaretler savuran kaba saba bir hadsiz değil mi?
Ülkemizi, parasını ödediğimiz F-35 projesinden çıkarıp paramıza çöken bir haydut değil mi?
Bunun nesiyle övünüyor, bunu nasıl bir başarı diye servis ediyorsunuz?
🔴 İsrail hapishanelerinde esir olan Doktor Hüsam Ebu Safiyye’nin oğlu İlyas Ebu Safiyye:
“Babamın gördüğü işkence sebebiyle yüzü deforme olmuş.
555 gündür medyaya babamı duyurmak için çıkıyorum.
Sessizlik babamın işkencesine ortak olmaktır.”
@dailyislamist Bu Hüda Parlılar Dönemin Eski Adana ABD Konsolosu Teksas'lı Espinoza' nın Diyarbakır da kurduğu iftar Çadırını darmadağın etmiş adamlar
ABD lilerin olduğu bölgeyi Teksas'a çevirmişti
Şimdide NATO toplantısını bahane edip Trump güzellemesıni yapanların içinden geçmiş
Devamke
@yenisafakwriter Kurtuluş Savaşında, bu anaların evlatları şimdi öz vatanlarında kimsesiz ve çaresiz ne ödüğü belirsiz kişiler tarafından kovuluyorlar teşekkürler @Akparti@RTErdogan
Küfrün hamisi ”sözde barış güvercini sulh birliğiniz ” #nato hazır geliyorken bazı öncelikleriniz olsun örneğin canını hiçe sayarak mazlumları tedavi ederken İsrail tarafından gözaltına alınan husam Ebu safiyenin özgürlüğü olsun yol kenarında gazzenin resimleri olsun @RTErdogan
🚨Breaking: Dr. Hussam Abu-Safeia, director of Kamal Edwan Hospital, is being killed by Israeli Occupation Forces.
Dr. Hussam is heavily tutored, and each time his lawyer visits, new injuries are discovered on him.
His last words to his lawyer were: “They brought me here to kill me; this is my end.”
Israel has already killed Dr. Hussam’s son, and now it’s Dr.Hussam’s turn.
Raise awareness and speak out to help him before it’s too late.
NATO, kurulduğu günden bu yana küresel sömürgeciliğin ve işgal politikalarının silahlı gücü olarak hareket etmiştir.
Afganistan, Irak, Libya ve daha başka yerlerde sebep olduğu katliamlar, yıkımlar ve geride bıraktığı istikrarsızlıklar ortadadır.
1952’den beri bu ittifakta yer alan Türkiye, artık şu gerçeği net olarak görmek zorundadır: Ülkemize yönelik en somut tehditler, bizzat NATO çatısı altındaki sözde müttefiklerden ve onların koruyup kolladığı, "üye olmayan en sadık müttefik" olarak adlandırılan siyonist terör şebekesinden gelmektedir.
NATO’nun patronu konumundaki ABD, Gazze’de asrın en büyük soykırımını yapan işgal rejimi israile silah ve finansman sağlayarak bölgeyi kaosa sürüklemiştir.
Bugün gelişi övgüyle duyurulan Trump’ın, Türkiye’yi geçmişte yaptırımlarla hedef aldığı ve bu yaptırımların birçoğunun hâlâ yürürlükte olduğu gerçeği, sözde müttefikliğin gerçek yüzünü gözler önüne sermektedir. Adı geçen şahıs, “Belirlediğim sınırların dışına çıkarsa Türkiye’nin ekonomisini mahvederim.” diyen kişidir.
Türkiye, savunma sanayiinde kendi kendine yeterli hale gelmeye çalıştığı her dönemde, yine NATO üyesi ülkelerin sistemli engellemeleriyle, ambargolarla ve gizli-açık yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştır. Kendi göbeğini kesmeye çalışan bir Türkiye'yi düşman gören bu yapının, muhtemel bir çatışmada safını hangi yönde belirleyeceği açıktır. Fransa’nın Güney Kıbrıs’taki hukuksuz üsleri ve Yunanistan ile kurulan ittifaklar, Türkiye’yi kuşatma çabasının en somut göstergeleridir.
Beyin ölümü gerçekleşmiş, yalnızca ABD ve siyonizmin çıkarlarına hizmet eden bu köhne güvenlik şemsiyesine bağımlı kalmak ve ona gereğinden fazla önem atfetmek, Türkiye için bir güvenlik zafiyetidir.
Türkiye, Batı merkezli bu yapıya enerji harcamayı artık bırakmalı; kendi güvenlik paradigmasını inşa etmelidir. Çözüm; bölge gerçeklerine dayanan, coğrafyamızın ortak güvenliğini esas alan, dışa bağımlılığı reddeden güçlü bir bölgesel iş birliği mekanizmasına öncülük etmektir.
Başbağlar Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti…
Başbağlar’da 33 mazlumu camiden çıkarıp kurşuna dizdiler, ardından köyü ateşe verdiler. Köy ahalisinin tek suçu, dindarlıklarıydı!
Susa katliamının failleriyle Başbağlar’ın failleri, aynı zihniyetin ürünüydü.
Soruşturma sürecinde de ciddi ihmaller yaşandı: balistik inceleme yapılmadı, tanıklarla sanıklar hiç yüzleştirilmedi, yakalanan bazı şüpheliler kısa sürede serbest bırakıldı. Aradan 33 yıl geçmesine rağmen katliam hâlâ tam anlamıyla aydınlatılamadı.
Şehitlerimize bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum.
#Başbağlar
Yok böyle bir şey ”çamur at tutmazsa izi kalır” çamur siyasetiyle bir yere varamazsınız güneş balçıkla sıvanmaz biz beşeri model değil Allah'ın emrettiği gibi şer,i bir düzen istiyoruz yalan haber yapmaktan vazgeçin yargı önünde bunun hesabını vereceksiniz.
HÜDA PAR Kadın Kolları:
“Afganistan'da olduğu gibi bir şeriat modeli, Türkiye'ye çağ atlatacaktır.
Gerici ve çağ dışı Kemalist rejimin fikirlerinin bu ülkeye hiçbir faydası olmamıştır.”
HÜDA PAR Kadın Kolları:
“Afganistan'da olduğu gibi bir şeriat modeli, Türkiye'ye çağ atlatacaktır.
Gerici ve çağ dışı Kemalist rejimin fikirlerinin bu ülkeye hiçbir faydası olmamıştır.”
@politicturk Yok böyle bir şey ”çamur at tutmazsa izi kalır” çamur siyasetiyle bir yere varamazsınız güneş balçıkla sıvanmaz biz beşeri model değil Allah'ın emrettiği gibi şer,i bir düzen istiyoruz yalan haber yapmaktan vazgeçin yargı önünde bunun hesabını vereceksiniz.
@yenisafakwriter Hocam iktidar küfrün hamisi natoyu memnun edilmiş bir şekilde ağırlamak için devletin bütün imkanları seferber etmişken Erbakanda ABD'ye rezil rüsva eden İran'a ziyarete gitmiş bu neyini eleştiriyorsunuz?