Memur-Sen Batman olarak 10 bin üye sayısına ulaşmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.
Bu başarı, sadece bugünkü yönetimin değil; kuruluşumuzdan bugüne emek veren tüm başkanlarımızın, yöneticilerimizin, temsilcilerimizin ve bize güvenen üyelerimizin ortak eseridir.
Katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyor, birlik ve dayanışma içinde daha güçlü yarınlara yürümeye devam ediyoruz.
CHP’LİLER BU FOTOĞRAFI GÖRÜPDE BU İKİ ADAMIN PEŞİNDEN GİDİP,
TÜRKİYE’Yİ BU İKİ ADAMA TESLİM ETMEK İSTEDİĞİNİZDEN EMİNMİSİNİZ…
ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNİ HİÇ Mİ DÜŞÜNMÜYORSUNUZ?
Yazıklar olsun, ayıp yahu ayıp..
KONU KÜRT KADINI !!!
Koç anlatıyor.
“Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. “Hanımefendi perdenin arkasına giyinin, soyunun” deyince, kadın demiş ki "Doktor Bey, ilk sen soyun”.
CHP’li Barış Yarkadaş, CHP'ye çalışan trollerin milyonluk ipliğini pazara çıkardı:
“CHP, Ayda 46 milyon lira trollere para ödüyor.Bir TV Kanalına aylık 15 milyon lira ödüyor. Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu gelecek, o para musluklarını kesecek hesap verecekler.”
An Israeli missile the moment before it deliberately hits a paramedic team tending to a civilian.
Save this picture. Show it to anyone who says “both sides.”
It should be clear who the bad guy is. It should be clear they must be sanctioned and isolated.
🌟 Öğrencilerimizden Uluslararası Başarı! 🤖🏆
16 Mayıs 2026 tarihinde Diyarbakır’da düzenlenen Minik Bilim Kahramanları Turnuvası’nda, 15 Temmuz Şehitleri İlkokulu öğrencilerimiz uluslararası FIRST LEGO League Explorer yarışmasında büyük bir başarı elde etti.
Öğrencilerimiz, prestijli 6 ödülden biri olan 🏅 “Duyarlı Kaşifler Ödülü”nün sahibi oldu.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İl Millî Eğitim Müdürümüz Yaşar Ciğer, öğrencilerin elde ettiği başarının geleceğe dair umut verdiğini belirterek şunları söyledi: “Çocuklarımızın bilim, teknoloji ve üretim odaklı çalışmalarda uluslararası düzeyde başarı elde etmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Öğrencilerimizin araştıran, sorgulayan ve çözüm üreten bireyler olarak yetişmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu anlamlı başarıda emeği bulunan öğrencilerimizi, fedakârca rehberlik eden öğretmenimizi, desteklerini esirgemeyen velilerimizi ve okul yöneticilerimizi gönülden tebrik ediyorum.”
Bilime, teknolojiye ve üretime olan ilgileriyle bizlere büyük gurur yaşatan öğrencilerimizi; onları özveriyle hazırlayan öğretmenimizi, velilerimizi ve okul idaremizi gönülden tebrik ediyoruz. 🚀✨
#Batman #FLLExplorer #MinikBilimKahramanları #Bilim #Teknoloji #Robotik #GeleceğinKaşifleri
@tcmeb@Yusuf__Tekin@batmanvaliligi@yasarciger
Tam bir sezon sabırla, inançla bekledik…
Ve sonunda o an geldi, kupamızı aldık! 🏆
Bu şehir bu gururu sonuna kadar hak etti.
Sahada ter döken futbolcularımız, büyük emek veren yönetimimiz ve her şartta takımının yanında olan vefakâr taraftarımız…
Hepinizle gurur duyuyoruz.
Bu başarı bir son değil, yeni bir başlangıçtır.
Hedefimiz belli: Süper Lig!
#Şampiyon #BatmanPetrolspor #Süperlig #TFF2lig
***Pazartesi'den Pazartesi'ye****
▪︎▪︎▪︎OKUL YİNE UNUTULDU!▪︎▪︎▪︎
Çok üzücü olaylar yaşadık, yüreğimiz yandı, kayıplarımız, yaralılarımız ve psikolojik travma yaşayanlarımız oldu. Öğretmen, öğrenci ve veliler tedirgin. Çok boyutlu bir problemle karşı karsıyayız. Ancak üzülerek görüyoruz ki okul ve öğretmen yine unutuldu ve yaşanan elim olaylar üzerinden eski kavgalar görülüyor, siyasi hesaplaşmalar yapılıyor, sinirler geriliyor, savunmaya geçiliyor.
Konuyu dağıtmaya gerek yok, dünya âlem biliyor ki yaşadığımızın özeti şudur:
● Dijital ortamlar kontrolsüz, sapkın inanışları yayıyor, suça teşvik ediyor, sanal ile gerçeği ayıracak yaşta olmayan çocuklarımızı suça teşvik ediyor, zombiye dönüştürüyor ve cinayetler işletiyor.
● Çocuğun üzerinde aile ve toplum denetimi kalmamış; veliler büyük oranda bilinçsiz, saygısız, saldırgan, şımartılmış, öğretmene ve okula ceza kesmeye meyilli ve tiktok videoları izleyerek hepsi birer pedagog kesilmiş durumdalar.
● Öğretmen; saygınlığı aşınmış, savunmasız, şikâyet ve şiddet kıskacına hapsolmuş, her şeye rağmen idealizmini ve mesleğe olan saygısını koruyarak, tarihi işlevini yapabilme mücadelesi veriyor.
● İdareci, yetkisi ve imkânları elinden alınmış, angaryaya boğulmuş, mesaisinin büyük bir kısmını okuluna maddi kaynak oluşturmaya ayırmış, mevzuat-müfettiş-problem üçgeninde kendisine, “beceremiyorsan bırak git, koltuğa oturacak elli kişi bekliyor.” denilen sıradan bir çalışan durumuna düşürülmüş.
●Okul, proje çöplüğüne dönüşmüş, devlet kurumları dahil aklı esenin proje geliştirdiği, kulüp kurup kariyer devşirdiği, eğitilmiş profesyonel güvenlik personeli ve temizlik görevlisi olmayan, yerel imkanları merkezileştirilmiş, zorluklarla boğuşan, giderek iş yükü artan bir duruma gelmiş.
● Acımasız sınavlarla yarışmacı, öğrencinin sosyal ve duygusal gelişimini göz ardı eden, yeteneği keşfedip zamanında yönlendirmeyen on iki yıllık zorunlu eğitim sistemi, ne yazık ki yukarıda sıralanan her biri devasa problemin üzerine oturmuş ve nesillerimizi harcamaya devam ediyor.
● Okul idaresinin “tehdit ediliyoruz” ihbarını kale almayan ancak sorumsuz bir velinin verdiği dilekçe ile öğretmen ve okul müdürünü okuldan uzaklaştırabilen adli merciler; okulda dakikalar süren silahlı eyleme, veli ve kantin görevlisinden sonra müdahale edebilen kolluk; okul söz konusu olunca kör ve sağır olduğu ayyuka çıkan siber suçları takip merkezi.
● Olumsuz haberleri yapmaktan haz duyan, dizilerde öğretmeni aşağılayan, şiddet ve kanlı sahnelerle gençlerin duygu dünyasını bozan, uyuşturucu ve şiddet haberlerini veriş biçimi sıkıntılı medyamız.
● İğne çuvaldız ilkesiyle sendikalar tarafına bakacak olursak, bu süreçte; olaylardan önce “okulda polis istemiyoruz” deyip olay sonrası “bakanlığı polisle koruyorsunuz, okulda neden polis yok.” diyebilen;
Sendikalarında LGBT komisyonları kurup Maraş’ta olayı gerçekleştiren erkek çocuğun mini etek giyerek internette boy göstermesini teşvik eden, sapkınlıkların yayılması için onur yürüyüşü yapan;
Mecliste on beş yaş altı sosyal medya düzenlemesine karşı çıkıp meydanlarda masum pozlarına bürünen;
Teröre destek olup okuldaki ölümlü olaylarda sahte gözyaşı döken, fetöcülüğü açık sendika kurup oradan siyasete geçip meydanlarda provakasyon yapanlarla, aynı anda “iş bırakma” eylem kararı almak zorunda kalışımız, kaderin bir cilvesi mi yaşadığımız vahim olaylardan kaynaklanan talihsizlik mi anlamaya çalışıyorum.
Yaşanan olaylardan muhalefet yapmak adına ilkesizce nemalanmakla, bütün gayretlerimize rağmen engel olunamayan olayların bir daha olmaması için çözümler üretmek, çalıştaylar yapmak, raporlar yazmak arasındaki fark ile önümüze bakacağız.
Bize göre olaylar okulda olmuştur ancak sebepleri çok daha derinlerde saklı, çözüm için birçok kurumun birlikte çalışmasını gerektiren komplike bir durum yaşıyoruz. Eğitimcilerin hazırladığı ve her kuruma rollerin eğitimciler tarafından verildiği kapsamlı bir eylem planına ihtiyaç vardır.
[1] +++
***KAOSA İZİN VERMEYECEĞİZ!***
Öğretmene şiddet görüntüsüyle başladı, arkasından çok daha büyük bir plan çıktı. Şer odakları, dijital ortamda tuzağa çektiği çocuklarımızı, oyunlar ve sapkın inançlarla, arkadaş ve öğretmen katili haline getiriyor.
İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, hepimize çok daha büyük sorumluluklar yüklüyor.
Gün suçlu arama günü değil, aklıselimle düşünüp milletçe yaşadığımız bu kötü günleri atlattıktan sonra, ortaya sivil toplum, üniversiteler ve devletimizin bütün birimlerinin katkısıyla kalıcı çözüm üretecek bir eylem planı koyma günüdür.
Karşı karşıya kaldığımız problem, işi bilen bilmeyen herkesin bir çırpıda söylediği tespit ve önerilerle çözülecek kadar basit bir problem değildir. Çok yönlü ve uzun soluklu bir çalışma gerekmektedir.
Zorunlu eğitim süresinden, geç kaldığımız dijital terörle mücadeleye, öğretmenin toplumda yıpranan saygınlığı ve rehberlik hizmetlerinden disiplin yönetmeliğine, okullarda eğitimli profesyonel güvenlik personelinden mesai saatlerinin düzenlenmesine kadar geniş bir alanı uzmanlarıyla çalışmak ve sisteme dönüştürmek gerekmektedir.
Uzun vadede çalışacağımız bu görevimizden önce bugün okullarımıza sahip çıkmaya, insanlığın düşmanı şer odaklarının sergiledikleri kirli oyunlara karşı dik durmaya ihtiyaç vardır.
Devletimizin bütün birimleriyle hızlı reaksiyon verdiği, binlerce dijital bataklığa erişimin engellendiği, zehirlenip zombiye dönüşen suç ortaklarının bir bir enselendiği, bizim de toplumsal duyarlılık oluşsun, gerekli önlemler alınsın diye tepkiyi yükselttiğimiz iki günlük muhasebeden sonra dipdiri görevimizin başında olacağız.
Bugün yaşanan bu elim olayları kaosa dönüştürmek için her türlü provokasyonu yapanların; okullarımızda sapkın akımları nasıl desteklediklerini, din ve maneviyat adına ne varsa nasıl karşı çıktıklarını, değerlerimize nasıl düşmanlık ettiklerini çok iyi biliyoruz. Sözde tepkilerine, içine düştükleri çelişkilerle baktığımızda maskelerinin arkasındaki kirli yüzü görmüyor değiliz.
Artık bu sapkınlara tahammül edeceğimiz günler geride kaldı. Mecliste on beş yaş altına sosyal medya kullanımına sınır getiren düzenlemeye karşı çıkıp;
Bir ay önce “Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez.” Deyip, Urfa ve Maraş meydanında ise “Bakanlığın önünde polis var, okulların önünde yok. Neden okulların güvenliği sağlanmıyor?” diyerek, sorumsuzluğun dibini görenlerin gerçek yüzlerini milletimize anlatacağız.
Yeniden başlıyoruz. Ayağa kalkıyor ve sahip çıkıyoruz. Tıpkı gezi olaylarında, 15 Temmuz gecesinde yaptığımız gibi.
Başlıyoruz, bir milyon yüz bin üyemizle buradayız. Bunun bir vatan savunması olduğunun farkındayız. Yeniden öğretmenin öğretmen, velinin veli, öğrencinin öğrenci olduğu günlere kavuşmaktan, taşları yerli yerine oturtmaktan başka çaremiz yoktur.
Bu arada yıllar yılı yazıp söylediklerimizi görmeyen, duymayan, CİMER’i kapatmayıp öğretmenini korumayan, veliyi şımartıp öğretmenin başına çıkaran, veli şikayeti ile öğretmenini süren, cezalandıran, okulları proje çöplüğüne döndürüp ders yapılamaz hale getiren, her gün sudan sebeplerle öğretmeni sınıftan alıp toplantı salonlarına yığan, öğrenci merkezli eğitim deyip öğrenciyi şımartanlara; sitemimiz, itirazımız, isyanımız da devam edecek. Umarım bu sefer derdimizi anlatabiliriz.
***
‼️Şeytan, ayrıntıda gizli!
Bugün Yusuf Tekin'i istifaya çağıran Eğitim İş sendikasının resmî sayfasında
bundan sadece bir ay önce paylaşılan haberde,
“Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez." diye paylaşım yapılmış.
Bugün de bakanlık önüne gidip "Neden okulların güvenliği sağlanmıyor?" diye hesap soruyorlar.
Siz bu milletin başına belâ mısınız?