Canım Annem,
Nur yüzlü güzel annem
O kadar merhametli, o kadar fedakar bir anne ki. Güzel ahlakını her zaman belli eden birisidir o. Bizi de hep öyle yetiştirmeye özen g��sterir.
Zalimlerin korkulu rüyası cesur yürekli annem..
İradesi ve azmiyle islam düşmanlarının oyunlarını bozan annem..
Mazlumlara karşı çok merhametli, zalime karşı çok kararlıydın. Gözlerinde hiç bir korku ve tereddüt görmedim şimdiye kadar. Bundan sonra da olmayacağını biliyorum. Gözaltı, hapis, sürgün.. Hepsini göze almıştın bu davaya girerken. Çünkü sen bu davayı çok iyi anladın. 13 yaşından beri İslami eğitim aldın. Kuran'ı ve Siyer'i öğrendin. Bu davaya giren herkesin başına bunların gelebileceğini biliyordun. Biz de biliyoruz.
Rabbimize olan güvenin ve teslimiyetinle bize çok güzel örnek oldun. Şimdi ise onurla taşıyorsun Allah için cezaevine girmenin şerefini. Gurur duyuyorum annem.
Bugüne kadar bir çok tuzağı önceden fark ettin, bir çok kez umutsuzluğa kapılmak üzereyken bizi toparladın. İşte bu yüzden aldılar seni annem. Ama artık büyüdük. Öğrettiklerine kata kata ilerleyeceğiz. Ne yıkılacağız ne korkacağız ne de umutsuzluğa kapılacağız Allah'ın izniyle.
Bu dava bizimle başlamadı ve bizimle de sona ermeyecek. Allah kendi davasını sahipsiz bırakmayacak biliyoruz. Son ferdimiz de ölünceye kadar İslami mücadeleye devam edeceğiz.
Senin gibi cesur senin gibi inançlı senin gibi azimle..
#YargıEliyleZulüm
SemraHocaya Ozgürlük
28Şubat DevamEdiyor
Arkadaşlarımıza hukuksuz müdahale ettikleri için kameraya çektim, polise Danıştay kararını göstermeme rağmen, video çekiminden gözaltına alındım.
Sonra polis bize istediğin yere şikayet et diye bağırıp çağırdı!
#ErzurumEmniyeti
ERZURUM EMNİYETİNDEN DİNİ KONFERANSA BİBER GAZLI MÜDAHALE, DARP VE GÖZALTI!
ŞİDDETLE KINIYORUZ!
Semra Kuytul Hocahanım'ın 10 Mayıs Cumartesi günü Erzurum'da katılacağı İslami konferansın duyuru çalışmalarını yapan 4 Furkan Hareketi mensubu kardeşimiz #ErzurumEmniyeti tarafından acımasızca darp edildi, biber gazına maruz kaldı ve kelepçe takılarak hukuksuzca gözaltına alındı!
Yapılan bu alçakça ve hukuksuzca muameleleri şiddetle kınıyor ve kardeşlerimizin bir an evvel serbest bırakılmasını istiyoruz!
#ErzurumEmniyeti
ErzurumEmniyeti DarpGözaltı
ERZURUM EMNİYETİNDEN DİNİ KONFERANSA BİBER GAZLI MÜDAHALE, DARP VE GÖZALTI!
Semra Kuytul Hocahanım'ın 10 Mayıs Cumartesi günü Erzurum'da katılacağı İslami konferansın duyuru çalışmalarını yapan 4 Furkan Hareketi mensubu kardeşimiz Erzurum Emniyeti tarafından acımasızca darp edildi, biber gazına maruz kaldı ve kelepçe takılarak hukuksuzca gözaltına alındı!
#ErzurumEmniyeti
ErzurumEmniyeti DarpGözaltı
Furkan Hareketi Elazığ olarak her perşembe gerçekleştirdiğimiz tefsir dersi programımıza Zuhruf Suresi'nin tefsiriyle devam edildi...
"Şüphesiz Allah, O, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; şu halde O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”
[Zuhruf, 64]
#Perşembe#TefsirDersi
ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDİ'DEN ANKARA KONFERANSININ İPTALİ HAKKINDA AÇIKLAMA
27 Nisan 2025 Pazar günü Ankara'da gerçekleştirmeyi planladığımız “Hz. Peygamber ve Hudeybiye Antlaşması” konulu konferansımız, Keçiören Belediyesi tarafından engellendi. Konferansın gerçekleştirileceği Keçiören Belediyesine ait olan salon, başlang��çta Keçiören Belediyesi yetkilileri tarafından arkadaşlarımıza tahsis edilmiş olmasına rağmen programa birkaç gün kala yetkililer “tadilat var” bahanesiyle salonu vermekten vazgeçmiştir. Durumu görüşmek üzere belediye binasına giden arkadaşlarımız ise içeri alınmamıştır.
Arkadaşlarımız ‘tadilat’ gerekçesiyle iptal edilen salona gittiklerinde başka bir etkinliğin düzenlendiğine şahit olmuşlardır. Ayrıca o salonda yapılacak diğer programların da iptal edilmediğini öğrendiler. Böylece söylenen gerekçenin yalan olduğu ortaya çıkmıştır. Bu iptalin de arkasında Ankara Emniyetinin olduğu açıktır. Daha önce birkaç defa kamuoyuna açıkladığımız gibi Ankara Emniyeti defalarca konferans yapacağımız düğün salonlarını tehdit ederek konferanslarımızı engellemişti.
Ankara’da son 1-1,5 yılda bu şekilde 6 konferans Emniyet tarafından tehdit edilerek iptal ettirilmiştir. Açıkça anlaşılmaktadır ki Belediye yetkilileri Ankara Emniyetinin baskılarına dayanamayıp verdikleri sözden dönmüşlerdir. Biz Ankara Emniyetinin Keçiören Belediyesine baskı ve tehditte bulunacağını tahmin ediyorduk. Ancak Belediye yetkililerinin dik durup sözlerinden dönmeyeceklerini düşünmüştük ama öyle insanlar olmadıklarını gösterdiler. Halbuki biz Ekrem İmamoğlu’nun g��zaltına alınması ve tutuklanması süreci başta olmak üzere CHP ve DEM Belediyelerine baskı yapılıp kayyumlar atandığında korkmadan açık destek vermiş, adaletten taraf olmuş ve zulme karşı durmuştuk. Aynısını Keçiören Belediyesinden de beklemiştik ama o cesareti gösteremediler. Belki bu şekilde davranarak kendilerine yapılacak olan muhtemel operasyonu durdurmak ve Belediyeye kayyum atanmasını engellemek istemiş olabilirler. Ancak bu cesaretsizlikle hiçbir operasyonu durduramayacaklarını, olacak olanın yine olacağını bilmelidirler.
Daha önceki engellemelerde de ifade ettiğim gibi zalimlerin yaptıkları bizim moralimizi bozmamakta, motivasyonumuzu düşürmemekte, tam aksine artırmaktadır! Yıllardır bize bu şekilde zulmedenler, bu baskı ve zulümlerle Furkan Hareketini yıldıramayacaklarını artık anlamalıdırlar.
Ankara’da benzer durumlarla defalarca karşılaştığımızdan, bu engellemenin arkasında da Ankara Emniyetinin olduğu bizim açımızdan açıktır. Ankara Keçiören Belediyesini ve #AnkaraEmniyeti'ni şiddetle kınıyorum. Konferans engellenmiş olsa da 25 Nisan Cuma günü saat 20.30’da tefsir dersimizi Ankara’da dernek binasında gerçekleştireceğim ve oradaki kardeşlerimi ziyarete gideceğim.
Her zaman söylediğim gibi bu engelleme karşısında da diyorum ki: Dost-düşman herkes bilsin ki; Gökyüzü yıldızlarla dolacak, Furkan Hareketi dünyaya yayılacak ve İslam düşmanları buna engel olamayacak.
DiniKonferansa Engel
#KeçiörenBelediyesi
#AnkaraEmniyeti
PERŞEMBE KLASİĞİ TEFSİR DERSİ PROGRAMIMIZ DEVAM EDİYOR!
Her #Perşembe düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz #TefsirDersi programımız Şûrâ Suresiyle kaldığı yerden devam ediyor!
"Rablerinin çağrısına uyarlar, namazı özenle kılarlar. İşleri de aralarındaki danışma ile yürür. Kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için harcarlar."
(Şûrâ Suresi / 38)
Dünyamızı imar eden İslam ahkâmı, erkeğe mâli sorumluluklar yüklemiştir.
Dolayısıyla helal kazanç ve ticareti öğrenmek de bilhassa erkeklerin vazifesidir.
Bunun için 3.haftamızın konusu “İslam ve para” idi.
Bereketli bir ders oldu. Hamdolsun.
Sıdkı bey; hukukçu olmanıza rağmen yaptığınız laiklik tanımına oldukça şaşırdım. Kemalizm karşıtı olmanıza rağmen onların Müslümanların gazını almak için yaptıkları tanıma kendinizi inandırmış olmanız ilginç. Dünyanın her yerinde laiklik bilimsel olarak da; dinin devlet(kanunlar) üzerindeki etkisini sıfırlamak, yok etmektir.
Ayrıca şaşırttığınız bir nokta ise; yönetim şekli ile kanunları bir birine karıştırmış olmanız. Evet İslam'da yönetim şeklinin sadece çerçevesi/ilkeleri bellidir. Ama bu asla laikliğe teslim olacak şekilde kanunları(şeriatı-hukuk sistemi) olmadığı anlamına gelmez. İfadeleriniz şeriatı yok edilmiş Hıristiyanlık için anca geçerli olabilir. İslam dini ile laikliği bir arada konumlandırmak bilme de akla da aykırıdır.
Tasavvufa olan ilginizden midir artık; "kimse O'nun mülkünde O'na kafa tutamaz" ifadeniz de bir o kadar ilginç. Bizzat kemalistler veya dünyanın dört bir yanındaki iktidarlar bunu yapmadılar mı? Allah'ın sözünü yok saymak, rafa kaldırmak O'na kafa tutmaktan başka nedir ki?
Bu kadar hatanın içinde dini yanlış tanımlamanıza da ise şaşırmadım. Din en basit ifadeyle; "şunu şöyle yapın, şunu şöyle yapmayın" demeyecekse ona din denilemez. İslam ise bu noktada son derece nettir ve bir çok sempozyumda İslam'ın bir hukuk sistemi olduğu batılılarca da kabul edilmiştir.
Mevdudi din kavramı için çok güzel bir tanımlama yapar ve der ki; "din kelimesi İngilizce'deki "state"(devlet) kelimesine yakınsa da din çok daha geniş bir manalar içerir. Ayetlerde din kelimesi; egemenlik, itaat ve boyun eğme, kural, yasa ve düzen, yargı ve ceza anlamlarının hepsini içerir."
Konuyu bu açılardan tekrar değerlendirmenizide fayda var diyor, artık takdiri okuyuculara bırakıyorum.
ŞİMDİ DE MUŞ EMNİYETİ...
Dün akşam Muş'a arkadaşlarımı ziyarete gittim ve bir arkadaşımızın evinde akşam sohbet edecek, ümmetin halini konuşacaktık. Tam başlayacakken @MusEmniyet ine bağlı Terörle Mücadeleden 15-20 kadar polis memuru kapıya dayandılar, hakkınızda şikayet var diyerek içeride arama yapacaklarını söylediler. Ellerinde mahkemeden çıkarttırdıklarını söyledikleri arama kararı vardı. Henüz daha ne oluyor derken bir anda içeriye doluşup evde bulunan herkesin de bir odaya toplanmasını söyleyip kimilikleri aldılar. Ev sahibi arkadaş "siz her şikayet olduğunda böyle kalabalık şekilde gidip evi mi basıyorsunuz" dese de evde arama yapıp kitapları kontrol edip doğal olarak sakıncalı(!) herhangi bir şey bulamadılar ve bu şekilde bir tutanak tuttular.
İşleri bitince gittiler mi! Tabi ki; hayır. İçerideki kalabalık ekibin dışında dışarıda duran bir ekip de gelen misafirleri "neye geliyorsunuz, bu ev için şikayet var" gibi sözlerle geri döndürüyorlarmış meğer. Hatta bir arkadaşın akrabası 1 saat sonra tekrar geldiğinde bu kez evin önündeki sokakta durudurup gbt yaparak ikinci kez geri döndürmüşler.
Üç beş Müslümanın bir araya gelip İslam'ı, Kuran'ın mesajını konuşamadığı yıllara geri mi dönüyoruz? Doğal olarak ev ve gbt'ler tertemiz çıktı; bunlar bir suç bulacaklarından veya şikayet olduğundan değil tabi ki; benim oraya gideceğimi haber aldılar ve bizi sevenlere gözdağı vermek için kasten geldiler. Kendilerine de bunu söyledim.
Yeni bir şubemiz açılacak diye mi korktular? Şunu herkes biliyor ki biz eğer iktidarın arka bahçesi olsaydık bize bunu yapmazlardı. Biz partilerden uzak durup İslam'ı anlatan insanlar olunca böyle davranıyorlar.
Mahkeme kararımız var diyerek baskın ve gbt yapmalarına ve bir şey de bulamamalarına rağmen hukuka aykırı bir şekilde kapıda durup gelenlere de "buraya gelmeyin, geri dönün" demeleri de niyetlerinin gelenleri korkutmak olduğunu açık bir şekilde gösteriyor.
Bu talimatı verenler şunu çok iyi bilsinler ki; şimdiye kadar yaptığınız engellemeler bizi hiç bir şekilde haklı davamızdan geri döndüremediği gibi tam aksine bize çok daha fazla cesaret verip gayretimizi artırdı. Ve beklediğinizin aksine sevenlerimizi çoğaltıp bizi FURKAN HAREKETİ'ne dönüştürdü.
وَقُل لِّلَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ اعْمَلُواْ عَلَى مَكَانَتِكُمْ إِنَّا عَامِلُونَ
"İman etmeyenlere de ki: "Elinizden geleni yapın, biz de yapacağız (Allah yolunda) yapacağımızı."
Hud/121
Komutanı Hz. Muhammed olan bir ümmet boyun eğmez. Hamas'ın yiğitlerine selam olsun! Mücadeleniz kutlu, direnciniz azimli, şehadetiniz mübarek olsun! Filistiniçin KatliamaDurDeYürü #StandUpForPalestine
Konferans nedeniyle İstanbul'da bulunan Alparslan Kuytul Hocaefendi, talebeleri ile birlikte ilahiyatçı yazar Ali Bulaç ve Çıra Yayınları sahibi Davud Güler'i ziyaret etti.