Fatma Betül Sayan Kaya düne kadar AK Parti’nin etkili isimlerinden biriydi
Adının karıştığı fon skandalında, ‘ucu nereye uzanırsa uzansın üzerine gidilecek’ kuralında istisna olmadı
AK Parti’den ‘bizim başkanımız yapmaz’ değil, ‘yolsuzluk ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir’ açıklaması yapılıyor
Şüphesiz tabanda bir öfke söz konusu. Hukuki sürecin nasıl işleyeceği, adaletin nasıl tecelli edeceği ve varsa başka isimlere de dokunulup dokunulmayacağı, ya adalet duygusunu pekiştirecek ya da hayal kırıklığını büyütecek
Öte yandan otel odasında basılanı, yalıları peşpeşe dizeni, damadını gelinini yurt dışına kaçıranı, ‘yürüyen para’yı, ‘keş başkanı’ dahi savunanların ‘adalet havarisi’ kesilmesi ise hayli ilginç
‘Kızım Fatıma dahi olsa’ hadisi sadece AK Partiyi kapsamıyor elbette
Kutudaki baklavalar henüz midede tazeyken ahkam kesenler şöyle dursun,
Mahallenin kimseden ahlak dersi alacak hali yok. Gerekli hassasiyeti milyonlar gösteriyor
Eşinin kolundaki altını, kapıdaki arabasını, yıllarca dişinden tırnağından artırdığı birikimini kaybeden her bir mağdurun her bir kuruşunun hakkı sorulacak ve sorulmalı
Gerisi milletin takdiri. Pavyondaki delegelerin değil
Ruhi Çenet, Doğu Türkistan’daki Uygur Soykırımını anlattı.
Çin’in gizlemeye çalıştığı gerçekleri milyonlara ulaştırdı. Böylece Çin parasıyla gidip propaganda yapan sözde gazetecilerin yalanlarını da boşa çıkardı.
Bu anlattığım Cambridge Bilim Tarihi kürsüsünde öğretim görevlisi Patricia Fara’nın Bilim Tarihi kitabından alıntı.
Propaganda filmlerinden konuyu öğrenip kendilerini nasıl entelektüel sandıklarını görüyorsunuz değil mi alıntıdakilerin ?
O video serisinde tam da bu fason entellikten bahsediyorum. Prestijli cehalet.
İBB davasının 2. celsesinde Ekrem İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında geçen diyalog:
🗣️Ekrem İmamoğlu: Emin misin Cemal Abi? Emin misin ben senden para istedim yani.
💬Cemal Üneş: İstedin başkanım.
🗣️İmamoğlu: Emin misin yani? Soruyorum sana.
💬 Üneş: Eminim tabii, niye
🗣️İmamoğlu: Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin, yolladın.
💬Üneş: Ya o şartlarda dedin ki seçime mi girsem dedin bir yere hatta senin şey merkezi vardı dedin ki buraya bir para lazım dedin. 500 bin. Ben dedim ki sen benim durumumu da aşağı yukarı bilmen lazım dedim. Benim öyle bir para ödeyecek bir durumum da yok dedim. İnşaatı yeni bitirdim, zaten borçlanmışım.
🗣️İmamoğlu: Ben de sana dedim ki 500 bin lira vereceksin, öyle mi?
💬Üneş: Evet. Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirdin. Biz ondan bir senet yaptık işte beş tane.
🗣️Ekrem İmamoğlu: Allah Allah. Vah ki ne vah, ne diyeyim sana? Allah yardımcın olsun senin.
💬Üneş: Benim değil de senin de yardımcı olsun. Ne diyelim yani?
Umduğumdan çok daha zayıf. Bak 5 yıldır video çektiğin yani tam da ganimet olduğunu zannettiğin konuda buldozer gibi üstünden geçeceğim.
Her şeyi çorba etmişsin. Ben tane tane anlatınca reddettiğin şeyin kafandaki çorba olduğunu herkes anlayacak.
Mesela basit bir nükte atayım ki anla, video boyunca atıf yaptığın İbn Şübrüme ve Esamm akdin cevazına muhalefet ediyorlar. Şaz olan görüşleri o. Cimaya itiraz sebebi ile değil. Düşün bakalım sadece bundan videonun kaç dakikasının üzerinde tepineceğim.
Hakeza ; Akit, teslim, halvet, cima şeklindeki farklı meselelerin tamamını da çorba etmişsin. Okuduğun nakillerin aslını mevzine yerleştirmek keyifli olacak.
He bunun neredeyse tamamını hadis kitapları, hadis şerhleri ve fıkıh kitaplarından göstere göstere yapacağım.
5 yıldır bu konuda video çektiğini biliyorum. Baya da izlettin onları. Ama maalesef bu retoriğin de sonuna geldiniz. Uzun bir video olacak ama ACM hiperfocus.
Bugünü hatırlayın. Zira hadis inkarcılığının, fukahaya tan edilmesinin, ''ehli sünnet'' öcüleştirmesinin boynu tam bu videoya vereceğim cevapla kırılacak biiznillah..
Yazıklar olsun!
Beşiktaş - Ortaköy arasındaki asırlık çınarları geçen sene sözde budamıştı İBB. Çınarlar bu yıl tamamen kurumuş.
Gezi Parkı’nda 3 tane ağacın yeri değişecek diye memleketi birbirine katanlar nerede?
Herşeyiniz yalan, sahte, gösteriş. Sayılı gün çabuk geçer, İstanbul sizden kurtulacak, az kaldı…
Ey muhalif kardeşim,
Artık kendine şu soruyu sormanın vakti gelmedi mi?
“AHBAP’ı yönetenlere duyduğum öfkeyi İBB’yi yönetenlere neden duymuyorum?
Haluk Levent’in skandallarına gösterdiğim tepkiyi, Ekrem İmamoğlu’nun skandallarına neden göstermiyorum?”
Yardım paralarınızı alıp kumarda yiyenlerle, oylarınızı alıp yolsuzluk-hırsızlık düzeni kuranların, yatlarda gününü gün edenlerin arasında fark mı var zannediyorsun?
Emin ol, İstanbul’da rant ve yolsuzluk düzeni kuran, tehditle rüşvet toplayan, para kuleleri diken, CHP’yi satın almak için çuvalla para taşıyan Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve yardakçılarının Haluk Levent’ten hiçbir farkı yok.
Her “Mustafa Kemal’in askeriyiz” diyenin, her “İzmir’in dağlarında çiçekler açar”ı söyleyenin peşine takılmaktan hala usanmadınız mı?
Gelin bu olay sizin için de bir milat olsun…
Ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Portekizli model Tessy Ramos Correia ifadesinde Ekrem İmamoğlu, Haluk Levent, Hasan Vatan ve Emir Sarıgül ile farklı tarihlerde birliktelik yaşadığını anlattı.
İşte ifadesinden detaylar:
“Haluk Levent isimli kişiden bahsetmek istiyorum. Bu kişi ile 13 Aralık 2021 yılında iletişime geçtik. Kendisi bana telefondan mesaj attı.
Bu kişiyle 3 kez para karşılığı cinsel ilişkim oldu. Yanımda esrar maddesini net olarak kullandı. Bende onunla beraber uyuşturucu madde kullandım. İki kez ödememi 1.000 Dolar şeklinde aldım. Son ödememi nasıl aldığımı hatırlamıyorum.
Emir Sarıgül isimli kişiden bahsetmek istiyorum. Bu kişiyle 3 kez para karşılığı cinsel ilişkim oldu. Kendisiyle 27 Kasım 2021 tarihinde cinsel birliktelik için yazıştık.
Telefonumda çıkan yazışmalar bunun ispatıdır. Bu kişinin yanımda net olarak kokain maddesini kullandığına tanıklık ettim.
Hasan Vatan isimli kişiden bahsetmek istiyorum. Telefonumda bulunan fotoğraflar bu kişiye aittir. Mavi renkli Ferrari marka aracın önünde çektiğim ve XXX 02 plakalı araç kendisine aittir. Ayrıca teknesinde bulunan 3 kadın fotoğrafı da bu kişiyle birlikte olmak için gittiğimiz zamana aittir. Bu fotoğrafları kendisi bana attı. Hasan Vatan uyuşturucu madde içmedi. Kendisiyle 3 ya da 4 kez cinsel birlikletiğimiz oldu. Evinde birden fazla kadınla bu şekil cinsel amaçlı partiler düzenliyordu. (Telefondaki fotoğraflar tespit edildi, dosyasına konuldu) Hatta bu kişiyle ilgili bir olay daha anlatmak istiyorum. Örneğin 60 yaş doğum gününü kutlamak için yurt dışından 60 kadın getirip, yalısında parti düzenleyip cinsel ilişkiye girerdi. Evine gittiğimde bana bununla ilgili videoları izlettirdi.
Telefonumda kayıtlı XXX XXX'dan bahsetmek istiyorum. Bu kişi beni sayısız kez zengin iş adamları ile tanıştırıp karşılığında para kazanan kişidir. Benim gibi birçok mağdur kadın bulunmaktadır.
XXXX XXX ile yapmış olduğum yazışmada "kızları uyar telefon yok foto yok, yakalanan direkt iner tekneden affetmek yok" demesinin nedeni 2021 yılında Antalya'da beni birden fazla kadının olduğu cinsel ilişki yaşamamız için gönderdiği iş ile alakalıdır. Telefonumda bulunan videolar buraya giderken kadınlarla birlikte çektiğimiz videolardır.
Tekneye telefonlar kapatılmış vaziyette bindik. (Söz konusu yazışmalar ve videolar tespit edildi, dosyasına konuldu) Tekneye Antalya'dan bindik. (2021 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül ayları olabilir. Havanın sıcak olduğunu net olarak hatırlıyorum.) Burada 2 adet tekne bulunmaktaydı. Tekneler yan yanaydı.
Bir teknede erkekler eğlencesini ve cinsel ilişkisini yaşar, diğer teknede ise kadınlar kalırdı. Yaklaşık 25-30 kişi vardı. Kadın sayısı daha fazlaydı. Kadınların hepsi benim gibi yabancıydı. Ben bu teknede 2 gece 3 gün kaldım. (Yaklaşık 50 metre uzunluğunda odaların bulunduğu hatta spor salonu ve piyano da vardı) Bu teknede bir gece Ekrem İmamoğlu ile cinsel ilişki yaşadım. Cinsel ilişkimiz esnasında Olga isimli Rus kadında bizimle birlikte grup yaptı. Olga isimli kadın Ekrem İmamoğlu ile daha samimiydiler, tahmin ediyorum ki daha önceden tanışıklıkları vardı. Olga ve benimle birlikteliği yaklaşık 1 saat sürdü (1 saat zamanın içinde Olga ile dans ettim, Olga ile öpüşürken Ekrem İmamoğlu bizi seyrediyordu, hatta Deep House türü müzik çalıyordu, Ekrem İmamoğlu bize bakıp "devam edin" şeklinde seslenmesi oldu. Ekrem İmamoğlu odaya girerken üzerinde siyah pantolon, gri ya da siyah rengi arası bir tişört giymişti.) Ekrem İmamoğlu uyuşturucu madde kullanmadı ancak erkekler teknesinde uyuşturucu madde vardı. Burada uyuşturucu madde kullandım.
Bundan dolayı pişmanlık içerisindeyim kadınların ödemesini orada bulunan 30 yaşlarında, zayıf, 1.80 boylarında, bronz tenli bir adam zarf içerisinde verdi. (Bu adamın orada çalışan olduğunu düşünüyorum.
Çünkü parti esnasında sürekli bekliyordu)”
🖇️ Burak Doğan
Eskiden olsaydı ''geç kalınmış bir iş'' derdim. Bunu hoca sadedinde söylemiyorum. Toplamda külli olarak ilim ehlini kastediyorum.
Zira yıllarca şu düzeyde akide bilgisi ile çokça müslümana gadretti. Bunları da genelde nefsi çatışmaları ekseninde yaptı. Eğer nefsi için lazım olsa ''ehli sünnet kişinin kendisine yakışanı giymesidir'' tanımı ile dahi birilerini ehli sünnetten atacak bir jargon geliştirmişti.
Şu an bakınca ''geç kalınmış'' demekten ziyade ''Allah böyle takdir etmiş'' demek daha doğru geliyor. Yıllardır avantajı ona yönelen eleştirilerin hadis inkarcıları ve tekfircilerden gelmesiydi. Dolayısı ile hiç alakası olmamasına rağmen onunla tasavvufun ve kelamcıların arasını ayırmak mümkün değildi.
Düşünülünce tasavvuf ve ehli sünnetin zahir görüntüsünün böyle olması çok kişinin tasavvuf ve ehli sünneti tü kaka algılamasına sebep oldu. Demek ki Allah cc o zaman hak etmememiz sebebi ile tasavvuf ve ehli sünnetin üstüne bir tül atmış. Gayret etmeyenin ulaşmasına bir perde koymuş.
Aynısı kelamda da vardı. O zamanlar Maturidilik sanki şarap içerken akşam felsefe konuşan ve dindarlardan rahatsız olan insanlar gibi algılanırdı.
Öyle sanıyorum ki yavaş yavaş Tekfircilik, hadis inkarcılığı ve bu şekil bir garabet ehli sünnet-tasavvuf üçlüsü ve bu üçlünün kısır tartışmaları arasına sıkışmış olmanın sonuna geliyoruz. Türkiye müslümanlığına Allah hayır vermeyi murad ediyor diye umuyorum.
Batılın tayini mutasavvıfın değil kelamcının işidir. Zira tenzih ve kamusal akaid onun işidir. Böylesi de güzeldir. Tasavvuf sureti ile tekfire benzer bir akide kurup, herkesi batıl ehli ilan etmek abestir. Bununla kamusal akaid belirlemek hevesi olan bunu istismara açar. Vakıada da müşahede ediliyor.
Tasavvufun istismarını yine kamusal ilimlerle ilgilenen ama ehli tasavvuf kimseler eliyle defetmesinde de pek çok hayır olmalı.
Zira tasavvuf düşmanı kimseler saldırdığında normal insanlar saldırının mutasavvıf olmaktan kaynaklandığını vehmederler. Oysa ömrü vehhabilerle tartışmak ile geçmiş bir mutasavvıf bu işi yaptığında konu belirginleşir.
Tenzihi olmayan bir taasavvufun putperestliğe dönüşmesi an meselesidir. Şeriatsız tarikat denilen şey zaten böyle vaki olur.
Tasavvufun güzelliği saldırgan bir dille tekfir etmekte, bid'atçı ya da sapık ilan etmekte değildir. Zira onun makamı tenzihten ziyade hakikatin intişarıdır.
Yunus ve Hoca Ahmed senin kusurlarını arayarak seni tekfir etmez. Onlar kendi nefsini itham eder, nefsinin eksikliklerinden kaynaklanan işlerden Allah'ı tenzih eder(tesbih zaten budur) ve bunları düzeltmeye çalışır.
Allah tenzihleri vesilesi ile onlara hakikat zerkeder.(hamd da bu anlamdadır) Onlar da bu hakikati sana bulaştırır. Böylece hak intişar etmiş olur.
Tenzih düzgünce oturunca sen hakikati almaya uygun bir mahal olmaya başlarsın. Umuyorum ki külli anlamda Allah memleketimizi bir mahal olarak hamda hazırlıyor ve tenzih ettiriyor.
Tekrar Osmanlı'da olduğu gibi tasavvuf yaygınlaşacak ama önce tasavvufun tenzihi gerekiyordu. Allahualem.
Katil İsa Aras Mersinli 13 yaşında ve trans eğilimli. Mini etekle uluslararası görüşmeler yapıyor. 3 erkekten oluşan bir grupta kendisine ‘kız’ deyip diğer 2 erkeğin sevgilisi oluyor, açık ilişki veya çoklu ilişki de denilen Rotschild-CHP destekli LGBT sapıklıkları yaşıyorlar.
Baba psikopat eğilimli bir emniyet müdürü, anne Kemalist Eğitim-İş üyesi/sempatizanı öğretmen, 2 abla da Kemalist, aile komple Liberal Faşist Kemalist eğilimli. Baba mesleki dezenformasyonun dibini bulmuş, şiddet yanlısı, aileyi baskılıyor, ailede herkes psikolojik ve ideolojik sıkıntılı.
İsa Aras Mersinli hem katil hem kurban. Maruz kaldığı ailenin ve ekosistemin düşünce sistemi çağdaş gibi görünen ama aslında ağır problemli, faşist, travmatik, zaten kendi de oyun dünyası Netflix LGBT derken kayıp gitmiş. Olan kurbanlara oldu.
Diğer yandan Ekrem İmamoğlu yönetimindeki CHP'li İBB'de Kent Konseyi Yürütme kurulu üyesi yapılan LGBT derneği SPOD'un çocukları kullanarak LGBT propaganda filmi çektiği ortaya çıktı. Çocuk kendi cinsiyetini kendi belirler diyen klasik Liberal Atatürkçü tayfa, bunlar acilen susturulmalı, bunlar her şerrin sebebi, bunlar senelerdir yabancı fonlarla Türk neslini zehirleyen tipler bunlar.
Kısacası: İSTİSNASIZ HERGÜN HER HAFTA KEMALİZM VE LGBT YASAKLANSIN CHP KAPATILSIN ÇOCUKLARINIZI ATATÜRKÇÜLÜK’TEN KORUYUN derken slogan atmadığımız, bilakis, toplumun nabzını %100 doğru tuttuğumuz maalesef 10 evladımızın kanıyla ispatlanmış oldu.
Bize Atatürk Düşmanı diyen fondaş ve faşist operasyon çocuklarının aslında Türk Devleti’ne ve Türk Milleti’ne Düşman oldukları, halkı uyandıran bizleri hedef göstererek fonlu faaliyetlerine devam ettikleri ortaya çıktı. Biliyorduk, tescillendi, suç üstü yakalandılar, farkındalar, MEB Bakanı Yusuf Tekin’e saldırarak üste çıkmaya, konudan yüzsüzce sıyrılmaya çalışıyorlar.
BİR DAHA BU ÜLKEDE KEMALİZM’DEN VE LGBT’DEN BAHSEDEN OLURSA BİLİNKİ BU MİLLETİN VE GENÇLİĞİN EN BÜYÜK DÜŞMANIDIR!
CHP KAPATILMADIKÇA, KEMALİZM VE LGBT YASAKLANMADIKÇA, BU MİLLETE HUZUR VE MUTLULUK YOKTUR!
İsteyen istediği yere çeksin, bu budur.
Millet’in artık toplumsal bir devrim ve dönüşüm yaşayarak özüne dönmekten başka seçeneği, huzuru, güvenliği, mutluluğu ve geleceği yoktur.
HEM ALLAH’IN DİNİNİ ÇOCUKLARIMIZA ÖĞRETMEYİP
HEM GÖKTEN İNEN ÂYETLERE UYDURUK DİYEN,
KENDİNE BİLE FAYDASI DOKUNMAMIŞ,
İNSANLIĞA VE ÜLKEMİZE ZARARLI TİPLERİ TANRI EDİNİP
HEM ONLARIN SAPKIN İDEOLOJİLERİNE SAYGI DUYUP
HEM DE HER OLAYDA TEKRAR ÜZÜLÜP
HER KAOSTA SUÇLU ARAMAK,
AKILLI MANTIKLI BİR İŞ DEĞİLDİR!
ALLAH BİZİ KARANLIKLARDAN AYDINLIKLARA ÇIKARMAK İÇİN İSLAM’I YAŞAMAMIZI EMRETMİŞTİR!
ÇÖZÜM,
YENİ KATLİAMLARI ÖNLEMEK İÇİN OKUL OKUL TEK TEK ÖNLEM ALMAK DEĞİLDİR,
YAPMAK İSTEYEN BİR ŞEKİLDE YAPABİLECEKTİR, BUNLAR GEÇİCİDİR.
ÇÖZÜM,
ALLAH’IN KALPLERE KOYDUĞU VİCDAN POLİSLERİ’Nİ ÇOCUKLARIMIZA OKULLARDA VE EVLERDE ANLATMAK,
HER EVLADIMIZI ALLAH KORKUSUYLA YAŞAYAN BİR VATANSEVER OLARAK YETİŞTİREBİLMEK İÇİN EĞİTİM SİSTEMİNİ SİL BAŞTAN DEĞİŞTİRMEKTİR.
Allah, en doğrusunu bilir.
Fatih Tezcan.
Tarzan zorda !
FETÖ operasyonu olduğu ortaya çıktıkça daha çok zıplayacaksın Özgür Özel…
Kayıtlara ulaşan Ayşegül K., seni 8 kez neden aradı, bağlantın ne?
👇👇👇👇👇👇👇👇👇
Akın Gürlek'in tapu bilgileri Antalya, Afyonkarahisar ve Çorum'dan sorgulandı.
▪️Antalya Kaş Tapu Müdürlüğü'nde Tapu Kadastro Teknikeri olarak görev yapan Diyar Akdağ, Bakan Gürlek'in kayıtlarını en fazla 13, 20 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde toplam 7 kez sorguladı.
Diyar Akdağ, Özgür Özel ile irtibatı kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek suçundan sabıkalı Ayşegül K. ile sağladı. Ayşegül K.'ya ait hattın, 28 Şubat - 3 Mart 2026 tarihleri arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e 8 kez cevapsız çağrı bıraktığı saptandı.
Diyar Akdağ'ın babası Dursun Akdağ'ın ise Kerim D. üzerinden Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ile irtibatlı olduğu belirlendi. Diyar Akdağ'ın babasının ayrıca
2019-2025 yılları arasında Yalova'da HDP eylemlerine katıldığı, CHP Yalova üyesi olduğu, amcası, dayısı ve 3 yakınının terör örgütü PKK'ya üye olmak suçlarından işlem gördüğü, bu suçtan yakınlarının tutuklandığı belirlendi.
▪️Afyonkarahisar Çobanlar Tapu Müdürü olan Muharrem Demiröz'ün ise 12 Şubat 2026 günü saat 15:38'de Bakan Gürlek'in kayıtlarını sorguladığı belirlendi.
Demiröz'ün, Ali Sarıtaş üzerinden CHP Afyonkarahisar eski İl Başkanı Faruk Duha Erhan ile irtibatlı olduğu, sorgulama sonrasında defalarca bir araya geldiği konum birliktelikleriyle saptandı.
Oğlu Beytullah D.'nin Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde şef olduğu, 2025 yılında yapılan çalışmalarda FETÖ faaliyetleri kapsamında emniyette ifadesinin alındığı kaydedildi.
▪️Boğazkale Tapu Müdürü Veli Sabancılar ise 31 Ocak 2026'da saat 11:40'ta Bakan Gürlek'in zemin ve mülkiyet bilgilerini sorguladı.
Sabancılar'ın sorgulama yaptığı gün CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer adına kayıtlı olan ve CHP Genel Merkezi'nce kullanılan hattan arandığı belirlendi.
Sabancılar'ın Mehmet Kurtçu aracılığıyla CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ve İl Başkanı Dinçer Solmaz ile koordineli hareket ettiği saptandı.
Sabancılar'ın kız kardeşi Menşure A.'nın Diyarbakır Silvan'da görev yaparken PKK/KCK terör örgütüne müzahir kişilerle bağlantılı olduğu, ölen eniştesi Mehmet Şeyhmus A.'nın ise 1991'de Şırnak'ta PKK/KCK'nın şehir komitesinde yer aldığı için gözaltına alındığı belirlendi.
DUYURU ⚠️
ERCO/ECE Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Birtan Erdoğan,
X hesabından İsrail ordusuna
“Giborim-Kahramanlar” dedi.
Ali Birtan Erdoğan’ın Tel Aviv’de yaşadığı ama Türkiye’de ticari faaliyetleri olduğu görüldü.
Şahsın mal varlığına el konulmalı!
( @ticaret Bakanlığı )
Yazar Sorbonne çıkışlı.
Kitabın konsepti şu ; “Ülkeyi bölmemize izin vermedi faşistler, bu soykırımdır”
Metnin mütercimi Kazım Taşkent’in kızı Ayşe Taşkent Ekmekçi
Kazım Taşkent tek parti döneminde 12 yıl “Milli sermaye oluşsun” maksadı ile kurulan Şeker fabrikalarında genel müdürlük yapıyor.
1932-1944 arasında 12 yıllık genel müdürlükte nasıl bir para kazandıysa, 1944’de ayrılınca Yapı Kredi ve Doğan Sigorta’yı kuruyor.
Hani şu Yapı Kredi yayınlarının meşhur Kazım Taşkent klasikleri var ya o Kazım Taşkent işte.
Bir de meşhur Doğan apartmanı muhabbeti var. Açık veridir, dileyen gidip kimlerin kiracı olduğuna da bakar.
Kocaeli Derince’de bir okula başörtüsüyle girmeye çalışan öğrenci, öğretmeni tarafından derse alınmamış.
Bu öğretmeni kovdurana kadar bu videoyu her yere yayıyoruz.
Lütfen RT yapalım ve gerekli yerleri etiketleyelim.
Epstein sızıntılarında Katar’da planlanan darbeden Tsk varlığı sebebiyle vazgeçildiği yazıyor ya ;
Muhtemelen Katar’a uygulanan ambargo dönemi kast ediliyor. BAE, Suud vb körfez ülkeleri dahil olmuştu. Suriye’ye yapılan desteğin bedelini ödetmek için.
Körfezin vehhabileri burada “tagut magut” kafa ütülerken anadolu irfanı dayılar “İsrail işi bu” diyorlardı. Epsteinde Konyalı dayının zaten bildiği şey teyit edilmiş oldu.
İran-İsrail-Abd-Rusya 2013-2015 arasında tüm proxy’leri ile beraber Suriye meselesinden ötürü memleketin üstüne çökmeye çalıştılar.
Daeş, Pyd, Fetö, Haşdi Şabi, Hizbullah gibi aktörler o gün çok güçlüydü. Güya birbir ile kavga eden bu beş benzemezi Türkiye tasfiye etti.
Her birinin güçlü ve müstakil propaganda ağı vardı.
Bunun devletler bazında medya, iktisad ayağını filan düşününce saldırının hacmini anlarsınız.
Anadolu irfanı diye küçümsenen halk bu demir çemberi göğsünde kırıp parçaladı.
Bu sayede bölgede belki 150-200 yıl sonra ilk defa, bir batı ülkesi ya da Rusya’nın desteğini aramadan bağımsız karar alabilen ülke konumuna geçtiniz.
Abd raporlarında bile geçen “Türkiye bölgesel bir güç oldu” sözünün anlamı budur.
Yine de bunu sağlayan anadolu halkı medya eliyle itibarsızlaştırıldı. Bugün bir zafer kazanılmıyor. Kazanılmış bir zaferin bayrağı dikiliyor sadece.
Anadolunun adamı lâldir. Yapar ama anlatamaz. Destanlarını da yazacağız inşallah.
Ah Ankara ah…
Bu insanların sorunlarını dile getirince troller saldırıya geçiyor.
Belediye 7 senedir trollere yaptığı yatırımı su altyapısına yapsaydı Ankara bu halde olmazdı.