@Ebubekirnecdiy Hatta isterseniz Mukbil’in kitabından en güçlü gördüğünüz 5-10 rivayeti gönderin. Senet ve metin açısından değil sadece, rivayetin gerçekten neyi ifade ettiğini de beraber değerlendirelim. Eğer sizin çıkardığınız sonuç çıkıyorsa ben de kabul ederim.
@Ebubekirnecdiy Mukbil’in sahih kabul ettiği rivayetleri tek tek ele alıp “Bu rivayet neyi ispat ediyor?” diye bakmamız gerekir. Eğer bir rivayet Ebû Hanîfe’nin belirli bir meselede hata ettiğini açıkça ortaya koyuyorsa, bunu kabul etmekte problem görmem.
@Ebubekirnecdiy Güneş örneğinde de mesele aynı değil. Güneşin ısıttığına dair elimizde apaçık ve mütevatir düzeyde bir gerçek var. Burada ise tarihî şahıslar hakkında farklı isnadlarla gelen rivayetleri değerlendiriyoruz.
@Ebubekirnecdiy Ben de zaten “bütün rivayetler zayıftır” demiyorum. Böyle bir şey söylemiş olsam itirazınız haklı olur. Sahih olan rivayetleri kabul etmek gerekir. Benim söylediğim, rivayetlerin çokluğunun tek başına hüküm ifade etmediği ve her rivayetin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğidir.
@Ebubekirnecdiy Aynı şekilde bir fıkhî meselede İmam Ebû Hanîfe’nin cumhura veya bazı sahâbe/tâbiîn görüşlerine muhalefet etmesi, otomatik olarak “selefe muhalif bir imam” olduğu anlamına gelmez. Zaten fıkıh tarihinde sahâbe ve tâbiîn arasında bile çok sayıda ihtilaf vardır.
@Ebubekirnecdiy Evet, zaten benim itirazım da tam olarak burada. “Ebû Hanîfe hakkında 1000’e yakın nakil var” demek tek başına bir şey ifade etmiyor. Sen de kabul ediyorsun ki bunların içinde zayıf rivayetler, yanlış anlaşılabilecek ifadeler ve hadis, fıkıh, itikad bakımından farklı konular var.
@Ebubekirnecdiy Dolayısıyla “1000 nakil var” diyorsan, gel bunları gerçekten tasnif edelim:
1. Senedi sahih olanlar,
2. Senedi zayıf/inkıtâlı olanlar,
3. Aynı rivayetin tekrarları,
4. Hadis rivayetiyle ilgili olanlar,
5. Fıkhî görüşleriyle ilgili olanlar,
6. İtikadî meselelerle ilgili olanlar.
@Ebubekirnecdiy Öncelikle bu nakillerin kaç tanesi müstakil değerlendirme, kaç tanesi aynı rivayetin farklı tarik ve tekrarlarıdır, bunu ayırmak gerekir. Sonra her naklin isnadı ve râvileri incelenir. Mesela benim itirazım “bu âlimlerin hiçbir sözüne bakmayalım” değil.
@Ebubekirnecdiy Bu isimlerin İmam Ebû Hanîfe hakkında nakillerinin bulunduğunu inkâr etmiyorum. Ukaylî, İbn Adî, İbn Hibbân, İbn Ebî Hâtim, Fesevî, İbn Ebî Şeybe gibi isimlerin nakilleri elbette incelenmelidir. Fakat “1000’e yakın nakil var” demek tek başına bir sonuç ifade etmez.
@Ebubekirnecdiy Çünkü aynı dönemde yaşayan ve cerh-ta‘dîl konusunda söz sahibi olan âlimlerin İmam Ebû Hanîfe hakkındaki değerlendirmeleri birbirinden farklıdır.
Ben İmam Ebû Hanîfe’nin masum olduğunu veya hiç hata etmediğini savunmuyorum. !!
@Ebubekirnecdiy Mütekaddimîn ulemanın sünnet ve akidenin korunması konusunda hassas olduğu doğrudur. Fakat buradan “Ebû Hanîfe hakkında olumsuz konuşanların sözleri bu sebeple daha doğrudur” sonucu kendiliğinden çıkmaz.
@Ebubekirnecdiy Özellikle “mütekaddimîn âlimler sünnet ve akideyi korumak için hassastı, bu yüzden Ebû Hanîfe hakkında olumsuz konuştular” demek, tek başına açıklayıcı bir delil değil.
@Ebubekirnecdiy İmam Zehebî, Nesâî’nin “ليس بالقوي” ifadesini her zaman ağır bir cerh olarak kullanmadığına dikkat çeker. Cerh-ta‘dîl meselelerinde bir âlimin tek bir değerlendirmesi, diğer bütün değerlendirmeler yok sayılarak ele alınmaz.
@kadir_keles_55 “Nevevî, Dârimî’yi hadis ilminde otorite olarak övdü; fakat aynı akidede değillerdi” diyorsanız, bunda zaten bir problem yok. Bir âlimin bir şahsı hadis ilmindeki yetkinliği sebebiyle takdir etmesi, onun bütün itikadî görüşlerini tasdik ettiği anlamına gelmez.
@kadir_keles_55 Mesele zaten “Dârimî’nin bütün itikadını Nevevî kabul ediyordu” demek değildi. Benim itirazım, verdiğiniz örneğin kurduğunuz sonuca delil olup olmadığıyla ilgili.