@Meksika_00 Zaten arkadaşım bu konuda kimsenin itirazı yokki, çünkü Altay halkı yani Türkler, Uygur lar ile yerleşik hayata geçmiştir,öncesinde bir örneği yoktur
@mahfildijital Bakara 255. Ayette Allah ne diyor "şefaat etmek kimin haddine"
Bu yüzden kuran Türkçe ye çevrildi,okuyun ve anlayın diye
Allah kuran i anlayın diye emir buyurmuş,yoksa coook böyle hokkabaz peşinde gidenler olir
@cabiryesiltas @comlekcitanri Ateist değilim ama ,Hz.muhammed in döneminin en iyi yetişmiş insanlarından biri diyebilirim,hatta ben değil tarih diyor bunu.Adam döneminin en büyük tüccarlarindan biri,ülkeler arası ticaret yönetmiş bir insan,birçok dil biliyor,nasıl olurda hadislere inanarak yoktu okuması denir
SEVGİLİ MİLLETİMİ BİLGİLENDİRME: 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü geliyor. Medya harıl harıl hazırlanıyor. Siyasetçiler neler yaptıklarını, neler yapacaklarını anlatıyor, depremzedeler nelerin eksik olduğunu söylüyor. İyimserlik, karamsarlık almış yürümüş. Aziz milletim bugünkü anlayışla herşey yapılmış, tamamlanmış olsa bile DEPREM SORUNU bitmeyecek. Bu sorun ancak anlayışımızı değiştirerek çözülebilir. Soruyorum size. Yarin yine buralarda deprem olmayacak mı? Başka yerlerde olmayacak mı? Depremler ebediyen tekrarlanacak. Belki o sırada biz olmayacağız ama çocuklarımız, nesillerimiz olmayacak mı? Aynı acıları onlar çekmeyecek mi? Bütün acı ve ölümleri birbirimize devir edip duracak mıyız?
Bu sorundan ancak deprem dirençli kentler yaratmak suretiyle kurtulabiliriz. Çağdaş deprem ülkeleri böyle. Depremde biz binlerce insanımızı feda ederken oralarda ancak bir kaç kişi tesadüfen ölüyor. Deprem dirençli kent büyük depremleri minimum hasarla atlatan kent demektir. Kent yönetimi, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem/çevreyi ve ekonomiyi eğitim, bilim ve günümüz tek nolojileri ile deprem dirençli hale getirirsek bu dertten büyük ölçüde kurtuluruz. Yeterki sizi yöneten insanlardan deprem dirençli kentleri talep edin. Sevgiyle.
Tarihçilerin kutbu olarak bilinen ve Tarihimizde mutlak bir otorite kabul edilen rahmetli Prof Dr. Halil Inalcık'ın; "Dedemizin mezar taşını bile okuyamamak ve Omanlıca tartışmalarına ilişkin ifadelerini, kışısel bir görüş ve yorum katmadan aynen aktarmak istedim.
Delikanlı heyecanla ayağa kalktı.
"Harf inkılabından sonra dedemizin mezar taşını okuyamıyoruz" dedi.
Sordum Yozgat'ın köyündenmiş.
"Dedenin mezar taşı var mı? dedim?"
"Yok" dedi
" Senin köylü dedene mezar taşı dikmek Osmanlı'da kimsenin aklına gelmez idi. Hat işi mezar taşları saray, çevresi devşirme paşalar, ya da mollalar içindir. Anadolu köylúsünün çocuğunun bırakın mezar taşını, mezar yeri dahi bilinmezdi. Kim bilir hangi cephede, hangi siperde can verip kefensiz defnedilirdi. İmparatorluğun askeri yükünü çekenler onlardı"
Rahmetli İnalcık'tan dil konusua bir başka tarihsel vurgu:
"Atatürk'ün dil devrimini anlamak için tarihi iyi bilmek lâzım "Anadolu köylüsü ve Türkmenlerin dili ile sarayda ve devlet yazışmalarında konuşulan dil aynı değildi. Devlet dilini saray ve çevresine hâkim eğitimli devşirmeler konuşurken, eğitimsiz Türk aracısız Devlete derdini dahi anlatamıyordu. Bu korkunç bir avantaj sağlıyordu şehirli etnik azınlıklara. Atanan elçi ve nazırlara memurlara bakınca bu görülür. Bakınız yabancı sermayenin işlettiği demir yollarında rum ve ermeni çalışırdı trenlerde ve trenlere binmekte dahi korkar vaziyette idi Türk çocuğu. Binenler de şivesini rum ve ermeni ağzına uydururdu ki gülmesinler ve mahçup olmasın diye"
"Atatürk'ün dil devrimi dilde Türkçeleşme ile bu düzeni yıkıp Anadolu Türkü'nü devletin merkezine koymayı amaçlıyordu"
Halil İnalcık kimdir? Hayatı eserleri nasihatleri.
https://t.co/YXbtO1KZ3x
70 yaşıma kadar 4 milyon Osmanlı evrakı inceledim, 98 yaşıma kadar 28 eser yazıp bıraktım ve anladım ki, bugün buradaysak bunu tamamen Atatürk'e borçluyuz, Gazi Mustafa Kemal olmasaydı bizde olmayacaktık. Bunu göremeyenler boş insanlar.
Prof Dr Halil İnalcık dinleyiniz lütfen.
Barış Terkoğlu: “Teğmen Ebru Eroğlu, kendisine gelen ‘Bunu insan s*kmez, Kemalist olduğu için tecavüz edebilirim buna.’ yorumunu şikayet etmesine rağmen savcılık, küfürü ‘Ebru’nun adını yazmamış sonuçta’ diyerek ifade hürriyeti saydı.”
Arkadaşlar bu çağrıma lütfen kulak verin!
İstanbul Sefaköy'de yaşayan Uygur Türkü #Anne Hafife İbrahim, evine sabah yapılan baskında, 4 çocuğunun gözleri önünde gözaltına alındı. Şuan geri gönderme merkezinde.
Baba Çin'de. Anne gözaltında. 4 çocuğa komşu bakıyor!
Sayın Bakan bu çocukları lütfen annesine kavuşturalım! @AliYerlikaya
@BlgnOzn Mersin Gülnar ilçesindeki Müslüme kızımızı da unutmayalım,listede yoktu yazmak istedim.
Meleklere kıyan eller kurusun,
Tanrı 7 kat yerin dibine soksun.