🔴 Prof. Oytun Erbaş:
Uzun yaşamın esası İslami kanunlara göre yaşamaktır.
Sabah namazıyla birlikte gün ışığında kalkmak ve yatsıdan sonra yatmak, beyninizin güneşle senkronizasyonunu sağlar.
Başkalarını hidayete erdirmeye çalışmak gibi bir misyon, yanlış. Kimseyi hidayete erdiremezsiniz. Sakin olun, doğal olun, misyonerlik, işportacılık yapmayın. Kulluk icabı insanları davet edersiniz. Müslüman olsalar iyi olur. Allah dilerse hidayet verir, sizi vesile kılar.
🔴 Nureddin Yıldız:
Kur'an erkeklere "kavvam hakkı verdik çünkü erkekler çalışacaklar" diyor. Mirası da buna göre taksim ediyor Allah. Şimdi erkekler kahvede veya bir vakıf köşesinde pinekliyor, çalışmıyor, iş beğenmiyor; kadın çalışıyor. Bu bir savrulmadır ve bu savrulma toplumumuzu bugünkü problemlerle yüz yüze getirdi.
Kadir Mısıroğlu:
Sen kadını Almanya’daki gibi şöför yaparsan o kadın çocuk doğurmaz, o erkekleşmiştir.
Erkeğin kadınlaşması da kadının erkekleşmesi de cemiyete huzursuzluk verir.
Allah fıtratı korumayı emreder.
🇦🇺 Avustralya'nın Müslüman nüfusu 1981'de yaklaşık 77.000'den 2021'de 813.000'in üzerine yükseldi ve tahminler şu anda 1 milyona yaklaşıyor.
Bu, yaklaşık 27 milyon nüfuslu bir ülkede; küçük pay ancak çok hızlı büyüme.
Her çocuk katil olma riski taşır. Hz. Adem’in iki çocuğunun anlat��ldığı Mâide suresinin 27-31.ayetlerinde bu acı gerçek Kabil olarak ortaya çıkmıştır.
Tertemiz bir fıtratla doğan Kabil, peygamber olan babasının eğitiminden geçmesine rağmen kötülüğü tercih etmiş ve kardeşini öldürmüştür.
İnsan, hangi terbiyeyi görmüş olursa olsun, canavarlaşacak kadar alçalabilen, Allah’ın dostu olabilecek kadar yükselebilen bir varlıktır.
Rabbimiz çocukların rızkına kefildir. (İsrâ, 31) Fakat iyi insan olmalarını garanti etmemiştir.
Çocukların ahlaklı bir insan olmaları için çalışmak bizim görevimizdir.
Her ne kadar sonuçta Allah’ın dediği olsa da çocuklarımızı Habil adayı olarak yetiştirmeye gayret etmeliyiz.
Elbette çocuğun Habil olması kolay değildir. Çünkü insan robot değildir. Yazılımla değil, iradeyle gelişir.
İrade ise anne babanın doğru yönlendirmesi, nefis terbiyesi ve doğru bir arkadaş çevresi ile güçlenir.
Çocukların Habilleşme süreci öncelikle anne babaların sorumluluğundadır. Okula ya da başka bir kuruma tamamen havale edilmesi doğru değildir.
Elbette yardım alınmalı, kurumların, öğretmenlerin desteği ile süreç işletilmelidir fakat anne baba sürekli eğitimin bir parçası olmalıdır.
Anne babalar, evlatlarını yük olarak değil emanet olarak görmelidir. Onlarla yorulmalı, onlarla yetişmelidir.
Her çocuk emanet olduğu gibi nimettir. Habilleşen bir çocuk insanlığın tamamına can suyu gibidir. (Mâide, 32)
Her anne baba çocuklarının Müslümanca yetişmesi için önce kendini eğitmeli ve düzeltmelidir.
Ebeveynler, çocukların büyüme sürecini dikkatle takip etmeli hatta notlar almalıdır.
Belirli periyotlarla ehil insanlara danışmalı ve evlatları ile alakalı kararları buna göre vermelidir.
Anne babalar kendi zevklerinden kısmalı ve çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmelidir.
Çocukların sahibi Allah’tır. Anne babalar ise sadece emanetçidir. Onları, yaratan güce teslim etmek için son derece üstün bir çaba göstermelidir.
Mahşer günü hesap verirken evlatlardan da sorguya çekileceğimiz unutulmamalıdır.
🔴 "Binlerce kelime, tek bir merminin yerini tutmaz"
22 YIL ÖNCE BUGÜN: Şeyh Ahmed Yasin'in ardından Hamas liderliğine gelen Dr. Abdulaziz er Rantisi, arzu ettiği şekilde bir İsrail 'apache' helikopterinin saldırısıyla şehid edildi.
Ben sözümü dinleyeceğine inandığım herkese şunu tavsiye ediyorum:
Haftada iki-üç gün, yarım saat veya bir saat hadis okuyunuz. Çocuklarınız sizi namaz kılarken görüp namaza alıştıkları gibi, ‘biz çocukken evimizde hadis okunurdu’ deyip onlar da büyüdüklerinde hadis okumayı devam ettirsinler.
| M. Yaşar Kandemir
11 ÜS otobüs hattında bugün de nasibinize böyle bir güzellik düştü. Önce kitaplar üzerinize konuştuk daha sonra da 22 yıl süren cezaevi hayatından, Mısır’dan, Filistin’den, dolaştığı 80 ülkeden. Kendimi yine bambaşka bir hikayenin içinde buldum. Otobüsler, minibüsler, sokaklar, yollar her zaman olduğu gibi yine heyecan verici hikayelerle dolu.
Bu dünyanın tüm zevkleri geçicidir. Üstelik yer yer pişman bile edebilir.
Ancak cennet öyle değildir. İnsanın içinden geçen arzuların hepsi ve dahası ebedi olarak cennette gerçekleşecektir.
Dünya sonu olan oyundan ibarettir.
Cennet ise sonsuz mutluluk alemidir.
İzzetli Bir Şehitten Dünyevileşmiş Müslümanlara Vasiyet:
Yeryüzünde Müslümanlar boğazlanırken buna ses çıkarmayıp, sadece “la havle” ve “innâlillah” demek, bizi aldatan nefsimizin ve uzayıp giden duyguların bizleri gıdıklamasından başka bir şey değildir.
Ölüm tutkunu olunuz ki size hayat bağışlansın. Sakın emeller sizleri aldatmasın, aldatıcılar Allah ile sizleri aldatmasın. Okuduğunuz kitaplar, devam ettiğiniz nafileler, sakın sizi aldatmasın, büyük işlerden yana sizleri rahatlatan basit işlerle uğraşmaya kalkışmayın. Ve bilin ki, Müslümanlar asla düşmanlarına mağlup olmazlar. Biz Müslümanlar ancak ihtilaflarımıza mağlup oluruz.
Unutmayınız! Eğer bu erken yaşınızda Allah’a zamanınızın birazını veremeyecek kadar cimriyseniz, gelecek size daha da cimri olacağınızı kanıtlayacaktır.
Allah yolunda mücadele ve cihad için gerekli hazırlıkları yapmaksızın geleceğe dair umutları gerekçe göstermek, zirvelere ulaşmayı ve oralara yükselmeyi arzulayan küçük nefislerin yapacağı işlerdendir.
Dünyanın rahat ve huzuru içerisinde yaşayan, lüks ve konfor içinde hayat süren ve mideleri şişkin kimselerin sözleri, nağmeleri ve yatakları sizin büyüyüp gelişeceğiniz yerler olmamalıdır.
Bilin ki: Şimdi hayatınızın en iyi zamanındasınız! Bu çaba zamanıdır, bu ibadet zamanıdır, bu dava zamanıdır, bu harekete geçme zamanıdır! Öyleyse, İslam’a dönmek sizin elinizde, onu öğrenin, uygulayın, ona davet edin. İlim, eylem ve propaganda! Bu şansı kaçırırsanız, bir daha elinize geçmeyecek altın bir fırsatı kaçırmış olursunuz. Üniversite günlerindeki boş zamanlar ne kadar da fazladır, üniversite zamanı Allah’a dönmek ve O’na ibadet etmek için ne kadar da harikadır ve üniversite zamanı davanızı arkadaşlarınıza ve ortaklarınıza, tanıdıklarınıza ve tanımadıklarınıza anlatmak için ne kadar mükemmeldir!
Ey Müslüman hanımlar!
Sakın rahat ve lüks düşkünü olmayınız. Çünkü rahat ve lüks cihadın düşmanıdır. Çünkü o rahat ve lüks beşerin ruhunu telef eder. Temel ihtiyaçlarınızdan fazla şeylerden uzak durunuz. Zaruri şeylerle yetininiz. Çocuklarınızı ağır şartlara, yiğitliğe, kahramanlığa ve cihada alıştırınız. Bu esaslar üzere eğitiniz. Evleriniz aslan yuvalarını andırsın. Zalimler tarafından boğazlansın diye, yiyip semiren tavukların kümesi olmasın.
Çocuklarımızın kalbine cihad sevgisini, cihad tohumlarını ekiniz. Yiğitlerin meydanlarında at koşturmak, savaş alanlarında at koşturmak arzularını, aşkını yerleştiriniz. Müslümanların problemlerini yaşayınız. Haftada en az bir gün muhacirlerin, mücahidlerin hayatlarına benzeyen bir gününüz olsun. O gün kuru bir ekmek ve buna birkaç damlayı geçmeyen azıcık çayı katık yapınız.
Ey Müslüman âlimler!
Uykunuz ne kadar da uzun sürdü. Azgınlar sizin topraklarınızın her tarafına üşüştüler. Artık Rabbine dönen şu nesle komutan olmak için öne geçiniz. Bundan geri dönmeyiniz. Dünyaya meyletmeyiniz. Zalimlerin sofralarından uzak durunuz. Çünkü bu sofralar kalpleri karartır. Kalpleri öldürür. Sizleri bu hayırlı nesilden uzak tutar. Onların kalpleriyle aranızda engel teşkil eder.
Sizler bir lokma pilavı, bir yudum pepsi olmadan yutamayacak kadar dünyaya bağlısınız. Sonra masanız kenarında sütlü kahve, deri koltuğa yaslanmış kitap yazıyorsunuz ve diyorsunuz ki ben büyük bir mücahidim. Vallahi bu yalandır!
Bugün Müslümanların büyük bir kısmı dillerinden Amerika ve Rusya’yı düşürmüyorlar. Amerika ve Rusya razı olmadan hiçbir işin gerçekleşeceğine inanmıyorlar. Hâlbuki güç ve kudret sahibi Cenab-ı Allah’tır. Maalesef bu bilinç ve şuur, süper güçlere yardakçılık yapan Müslümanların zihinlerinden kaybolmuştur. Hâlbuki Allah, bir şahıs, bir grup ya da bir ümmet ne kadar az ve ne kadar zayıf olursa olsun kendi yolunda mücadele ettikleri takdirde onları zafere ulaştıracağını vaat etmiştir.
Unutmayınız! "Davetler; hakkı gizlemeyle, kıvırmalarla ve aldatmacalarla yücelmez. Davetler, ancak cahiliye karşısında yılmaksızın net ve açık tavırlarla yücelir.
Şehit Dr. Abdullah Azzam'ın Müslümanlara tavsiyeleri.
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Müslüman Şahsiyet Akademisi