Nihat Hekimoğlu;
“Kimler Atatürk’ü sevmez?” tek tek anlatmış..
“Atatürk’ü sevmeyenler, bu memleketin bağımsızlığına, birliğine, dirliğine karşı olanlardır.
9 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülenlerin torunlarıdır.
Yahudiler de sevmez, çünkü Atatürk onların bu topraklarda kurmak istediği düzeni bozmuştur.”
Elazığ’da yapılan bu konuşma için @nihathekimoglu’na
koca bir alkış 👏
haftaya
iklim kanunu çıkacak
milletin gözünü
boyamak için
iktidar,
gözaltıları yapıp
esas gündemi
manüpile edip
gizlerken
muhalefet,
bu oyuna çanak tutuyor
iktidarı da muhalefeti de
boykot ediyorum
milletin esas gündemi
iklim kanunu
#TehlikeGeliyor
Askeri bandonun söyleyeceği marşlar Cumhurbaşkanının onayına sunulmuş
Marşın adı "Yavuz geliyor" olunca saray, marştaki Yavuz'u, Yavuz Sultan Selim sanıp onaylamış ve karşısına şu sözler çıkmış.
"Yavuz geliyor Yavuz da
Denizi aşa aşa;
Askerinle bin yaşa da
Mustafa Kemal Paşa"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Filenin Sultanları'na tüyleri diken diken eden bir videoyla başarılar diledi:
"Atatürk’ün kızları, #Paris2024 'te altın madalya ile tarih yazacak! 🇹🇷
İnancımız ve desteğimiz her zaman sizinle!"
Her fırsatta Atatürk’e beddua ettiler. Her fırsatta…
Ülkeyi işgal eden İngilizlere bu kadar beddua etmediler mesela. Çocukları Londralarda okudular. Ülkeyi işgal eden Fransızlara bu kadar beddua etmediler. Kulesinin önünde poz verip parfümlerini sıktılar. Ülkeyi işgal eden İtalyanlara bu kadar beddua etmediler. Trikolarını giyip düğün düğün gezdiler.
Yunana sövdüler, haklarını yemeyelim. O da İzmir’i işgal ettikleri için değil, tarih bilgileri facebook ve Cüneyt Arkın filmlerinden ibaret olduğu için Yunanı Bizansla eşlediler. Ülkemizi işgale yeltenen 1900lerin Yunanına değil, 1400lerin Yunanına sövdüler. Kurtuluş mücadelemizde Ruslarla da savaştığımızı zaten bilmiyorlardır. Onlara beddua etmemelerini anlarım. Fakat Ermeni çetelerine, Rum çetelerine, düşmanla anlaşan ağalara beylere, sırtımızdan vuran Araplara bile bu kadar beddua etmediler. 15 temmuzda, ağzından Allah’ı eksik etmeyen, çalınan sorularla, bağlı olduğu tarikat torpiliyle yüksek mevkilere getirilen tipler, kısıtlı yetenekleri ve cehaletleriyle ülkenin ırzına kastettiler. Bunlar, halkın, ordudaki şerefli askerlerin, kahraman polislerin zaferini sahiplenip, bizi de dışında bırakıp, o günü kendi bayramları bellediler. 7 düvele Allah Allah diye hücum eden kahramanları es geçtiler. Anaların, babaların yürek acısına şahit topraklarda, Kurtuluş savaşına yalan dediler. Bir ay sonrasını tahmin edebilen dayıların müridi oldular da, yüz yıl sonrasını satır satır anlatan Atatürk’e dönüp bakmadılar.
Oysa en çok onlar bakmalıydı. Zira Atatürk 100 yıl evvel, tam da bu insanları anlattı.
“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.”
Partili tek adam rejiminin ülkeyi getirdiği son durum!
Erdoğan, muhalif partilerin elinde olan şehirlere bilerek yardım yapılmadığı itiraf ediyor, ve yardım gelmeyeceğini ima ederek Hataylı depremzedelere gözdağı vererek oy istiyor.